Halit Çelikbudak yazdı: “Tarihin hızlanması”

“TARİH”i çok değişik tanımlamak mümkün… En genel tanımıyla geçmişte yaşanan olayları yer ve zaman belirterek neden-sonuç ilişkisinde anlatmaktır. Veya Bizans tarihçisi Anna Comnena, ünlü başyapıtı “Aleksiad”da “tarih”i şöyle tanımlıyor; “Yaşanmış olanların zamanın akışıyla sessizliğe terk edilip, unutulmuşluk denizinin derinliğine gömülüp kaybolup gitmesine engel olur.”

Nasıl tarif edersek edelim tarihsel olarak sanırım şu gerçeği yaşıyoruz… Tarih, çok ama çok hızlı akmaya başladı. Ülkelerin, insanların üzerinde yıllarca etkisi olacak dev gelişmeleri artarda yaşıyoruz. Buna ilaveten iletişim araçları o kadar gelişti ki gerçek ile sanal, yer ile zaman arasındaki çizgi de galiba giderek grileşiyor…

Yaşanan bu durumun iyi ve kötü olması meselesi değil… Şu anki mesele tarihin/değişimin hızına yetişmekte zorluk çekilmesi… Modern zamanlara geldikçe tarihselliğin kriterlerinin daralmaya, zaman aralığının da küçülmeye başladığı öne sürülüyor… Teknolojinin gelişmesinin ve iletişimin çeşitlenmesinin ve yoğunlaşması tarih bilincinde farklılaşma yarattığı söyleniyor…

Kısacası, tarih daha hızlı, hem de çok hızlı akmaya başladı. Fransız tarihçisi Daniel Halevy’nin 19. Yüzyıl için kullandığı bir kavram “Tarihin hızlanması”dır… Fransız tarihçi 1948’de yayınladığı 166 sayfalık “Essai sur l’acceleration de L’historie” isimli kitabında bunu etraflı bir şekilde anlatıyor. Ama sanırım 19. yüzyıl için kullanılan bu kavram çağımız için de geçerli…

 

Halit CELİKBUDAK / Frankfurt

Elektronik posta: hcelikbudak@gmail.com 

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

   

   

 

 

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Avrupa'nın haber sitesi...