Prof. Dr. Kutlay Yağmur yazdı: Hollanda’da DENK – Türkiye’de Referandum

HOLLANDA yeni bir seçime hazırlanıyor. Popülizmin kuralı olmadığı için her türlü göz boyama, kandırma ve yanlış yönlendirme fikir ve vizyon sahibi olmayan grupların tek silahıdır. Ülkenin geleceğine yönelik gerçek planları olanlar bu düşünce ve programlarını anlatıyorlar. Ancak Hollanda’nın geleceğine yönelik elle tutulur planları olmayanlar sadece “yabancı düşmanlığı” yaparak oy toplamaya çalışıyor.

Hollanda’daki siyasal tutum bazı acemi ellerde toplumsal bütünlüğü destekler şekilde gelişmiyor. Wilders’in yıllardır kullandığı “nefret” politikası toplumu derinden yaralamış durumda. Wilders ile nefret söyleminde yarışmak isteyen cahil politikacılar yüzünden göçmen karşıtlığı bir moda haline geldi. Ülkenin başbakanı etnik kökeni farklı olsa bile Hollanda vatandaşı olan insanlara “defolun gidin” diyebilmektedir. Wilders ile aynı çuvala girmek isteyen girebilir elbette. Ancak bunun Hollanda’daki toplumsal huzura katkısı olmayacaktır.

Wilders ile yarışmak isteyen İşçi Partisi (PvdA) de etnik köken siyasetine bulaşmış ve parti üyesi iki Türk milletvekilini partilerinden uzaklaştırmıştır. Bu iki milletvekili Hollanda siyasetinin “dışlamacı” tutumuna tepki olarak göçmen gruplarının sözcülüğünü yapacak olan DENK partisini kurmuşlardır. DENK gibi siyasi partilerin Hollanda’da yaşaması siyasal olarak kesinlikle mümkündür, çünkü demokratik rejimlerde farklı düşünenlerin de hakları vardır. DENK kişilerin partisi değil fikirlerin partisi olma yolunda ilerlemektedir. Tunahan Kuzu’nun liderliğindeki parti geniş göçmen kitlelerine ve Hollanda’nın gerçek anlamda sol oylarına hitap etmektedir. Her ne kadar Hollanda siyasetinde DENK partisini Müslümanların temsilcisi gibi gösterme kurnazlığına kalkışanlar olsa da, aklıselim Hollandalılar bu hareketin sosyal bir hareket olduğunun farkındadırlar. Dışlanmaya ve ötekileştirmeye tavır koyan DENK partisi etnik kökeni, dini ve dili ne olursa olsun tüm göçmenlerden ve bazı Hollandalılardan destek almaktadır.

Hollanda demokrasisi sağlam temeller üzerine kurulduğu için DENK gibi partilerin Hollanda’da var olması mümkündür. Demokrasilerin olmadığı, lider odaklı antidemokratik rejimlerin olduğu ülkelerde DENK gibi partilerin yaşaması mümkün değildir. Hollanda gibi demokratik bir ülkede DENK’in kıymetini Türk göçmenler de bilmelidir. Geleneksel siyasal pozisyonlar Mart seçimlerinde hiç önemli değildir. Hollanda’daki toplumsal huzura ve barışa önem veren herkes vatandaşlık görevini yapmalı ve Hollanda’da bazı kesimlerin dışlayıcı siyasetine somut bir yanıt vermelidir. DENK partisini bunu gerçekleştirmek için bir fırsat olarak görmek gerekir. PVV gibi aşırı sağcı, dışlayıcı ve ötekileştirici siyasetin hayat bulduğu ortamlarda DENK gibi dışlanma karşıtı partilerin olacağı gerçeğini de güçlü bir şekilde ortaya koymak gerekir. Bunun yolu da DENK partisinin Hollanda parlamentosunda grup kurabilmesidir.

DENK partisinin Hollanda’da var olma nedenlerine ve demokratik haklara sahip çıkarken, Türkiye’de parlamenter sistemin ve güçler ayrılığının yok edilmesine de sessiz kalacak değiliz. Türk milleti demokrasinin kıymetini öğrenmiştir. Söz konusu şahısların siyasi istikbali değil, Türkiye Cumhuriyeti devletinin istikbalidir. Türkçede “Duvara dayanma yıkılır, adama dayanma ölür” diye bir söz vardır. Milletlerin gelecekleri şahıslara değil, sağlam demokratik kurumlara bağlıdır. Hukukun üstünlüğüne ve kurumsal gelişmeye dayalı olmayan hiçbir tek adam rejimi ayakta kalamaz. Bugün Suriye paramparça olmuşsa tek adam rejimi olduğundandır. Esad öldüğü gün Suriye devleti diye bir şey kalmaz.

Türk milletinin önüne konulan Anayasa Referandumunu bir siyasal liderin oylanması olarak görmek en büyük hatadır. Söz konusu olan Türk milletinin istikbalidir. Vereceğiniz oyu bir insanın seçimi gibi düşünmeyin. Türkiye’nin siyasal rejimi değiştirilmek isteniyor. Mustafa Kemal’in kurduğu parlamenter sistem yıkılıp yerine şimdi konulmak istenen tek adam rejimi kurulsun mu kurulmasın mı? Bunu onaylıyorsanız demokratik hakkınızı kullanın ve evet deyin. Ancak bu değişiklik şimdi durup dururken nereden çıktı; gerekçeler beni ikna etmiyor diyorsanız HAYIR diyeceksiniz. Parti farkı gözetmeksizin Türk milleti Cumhuriyet’e sahip çıkacaktır. Bundan şahsen hiç şüphem yok. Ancak çoğunluk değişimi kabul ederse, Hollanda’da DENK örneğinde olduğu gibi Türkiye’de farklı bir düşünce ve hayat tarzını savunmak da artık mümkün olmayacaktır. Daha şimdiden farklı görüş belirtenlere linç girişiminde bulunanların sayısına bakılınca ülkemizi kaygı dolu günler bekliyor.

Hollanda’da DENK’e sahip çıkarak nasıl demokrasiye sahip çıkıyorsak, Türkiye’de de Cumhuriyet’e sahip çıkarak demokrasimize sahip çıkmalıyız.

Prof. Dr. Kutlay Yağmur
Dil, Kimlik ve Eğitim Profesörü, Tilburg Üniversitesi Öğretim Üyesi
Elektronik posta adresi: 
k.yagmur@uvt.nl

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Avrupa'nın haber sitesi...