Selamün Yavuz yazdı: Zor yıllar

YÜKSEK Seçim Kurulu (YSK)  Anayasa referandumunun resmi sonuçlarını 13 gün aradan sonra açıkladı; sonuçlara göre ‘Evet’oyları 51,4 oranında, ‘Hayır’ oylarının oy oranı yüzde 48,6’de kaldı.

Türkiye bu referandum öncesinde, referandum günü ve sonrasındaki gelişmeler ve hukuk dışı kararlarla kötü bir demokrasi sınavı verdi. YSK’nın gerekçeli kesin sonuç kararı bu referandum oylaması üzerindeki şaibeleri ortadan kaldırmadı; 1946 ve 1957 seçimlerinden sonra en şaibeli oylama olarak Türk siyasi tarihine geçecek. Ana muhalefet partisi hem Anayasa Mahkemesine (AYM) hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurarak referandumun iptal edilmesini istedi.

Beklemek lazım, ama bu talepler sonucunda alınacak kararların sonucu değiştireceğini sanmıyorum.

Birkaç hafta önceki gerilimli günler geride kaldı, şimdi biraz daha sakin kafayla sonuçları değerlendirmek mümkün.

Yurtdışı oyları

İlk değerlendirmemizi yurtdışı oyları ile ilgili yapalım.

Yurt dışı temsilciliklerde kayıtlı yaklaşık 3 milyona yakın seçmenden yaklaşık bir buçuk milyonu oy kullandı. Yüzde 59,09 ‘evet’, yüzde 40,91 ‘hayır’ çıktı. Yurttaşlarımızın en yoğun yaşadıkları beş Avrupa ülkesindeki ‘Evet’ oyları yüzde 63 ile 75 bandında değişiyor. Bu konuda çok yorumlar yapıldı; hatta Avrupa kamuoyundan ırkçı ve faşizan tepkiler ve eleştiriler de geldi.

Avrupa’da yaşayan yurttaşlarımızın tercihlerinden yaklaşık üçte ikilik bir kesimin Türkiye’de yapılan Anayasa değişikliği teklifini desteklediği sonucunu çıkarabiliriz.

Bu sonuç bizi şaşırtmadı, hem de hiç şaşırtmadı. Kendileri, babaları ya da dedeleri Avrupa ülkelerine ‘misafir işçi’ olarak çalışmaya gelmiş insanlarımızın Türkiye’den geldikleri illere bakalım…

Bu konuda elimizde kesin rakamlar yok ama, herkes yaşadığı kenti, yakın kentleri ve ülkeyi baz alırsa Avrupa’da yaşayanlar yoğunlukla İç Anadolu, İç Ege, Doğu Karadeniz ve nispeten Doğu ve Güneydoğu’dan geliyor. Trakya, Ege ve Akdeniz bölgesinden yurtdışına çalışmak amacıyla gelmiş insanlar neredeyse yok denecek kadar azdır.

Avrupa’ya en çok göç veren Kayseri, Konya, Karaman, Trabzon, Erzurum, Gaziantep, Afyon, Yozgat, Nevşehir ve Sivas’ın tercihleri ile yurtdışı tercihler birbirine çok yakın. Yani çoğu insan Türkiye’deki yakınları, akrabaları, komşuları, hemşerileri hangi tercihi yapmışsa, üç aşağı beş yukarı yurtdışında yaşayanlar da aynı tercihi yapmış.

Buna ne derseniz deyin, ama sosyolojik bir gerçek!

Avrupa kanadı

Referandumun hemen ertesinde Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Türkiye’deki referandum sürecini eleştiren oldukça sert bir ön rapor yayınladı.

Referandumdan 10 gün sonra AKPM Türkiye’yi 13 yıl aradan sonra tekrar sıkı denetime aldı. Bu, demokratikleşme yolunda en az 30 yıl geriye gitmek demek. Türkiye’de hukukun üstünlüğünün, erkler ayrılığının ve tarafsız yargının sağlanması ile denetimin kaldırılması için belki en az bir 15 yıl çaba gösterilmesi gerekecek.

Hemen ardından AP Türkiye raportörü Kati Piri Türkiye raporunu yayınladı. Piri, Türkiye ile müzakerelere devam etmenin “artık bir anlamı kalmadığını” ileri sürdü. Halkın çoğunluğunun “Evet” dediği anayasa değişikliklerinin hayata geçirilmesi durumunda Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olamayacağını söyledi.

Ufak, ama önemli bir ayrıntı: Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Johannes Hahn, Türkiye ile ilişkilerin yeniden şekillendirilmesini savunmuş ve mevcut Gümrük Birliği anlaşmasının genişletilmesi gerektiğini ifade etmişti. Türkiye Raportörü Piri de hazırladığı raporda bu görüşe destek verdi.

Önümüzdeki süreçte ana muhalefet partisinin referandum sonuçları ile ilgili yaptığı şikâyet üzerine AHİM’in vereceği bir karar var; daha sonra Kati Piri’nin raporu AP’de oylanacak.

Her hâlükârda Avrupa kanadından Türkiye’ye yapılan siyasi baskılar devam edecek. Hükümet politik baskıları bir süre sert ve popülist karşı çıkışlarla bertaraf edebilir. Ama bu orta vadede ekonomik baskılara dönüşünce Türkiye’de insanlar için tehlike çanları çalmaya başlayacak. Aynı 1970’li yıllarda Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra yıllarca uygulanan ekonomik ambargoda olduğu gibi Türkiye yine ekonomik darboğazlara girebilir.

Toplumsal muhalefet

YSK’nin açıkladığı referandum sonucuna göre bu anayasa değişikliğine karşı yüzde 49’luk bir blok oluştu. Hem referandum sürecinde yaşanan şaibeleri göz önüne alırsak, hem de bu referandumun bıçak sırtında kazanıldığını ya da kaybedildiğini hesaba katarsak, bir rejim değişikliğini içeren bu anayasa değişikliğinin ‘toplumsal mutabakat’ yoluyla olmayacağını şimdiden kestirebiliriz.

Bu, uyum yasalarının hayata geçirilmesi konusunda birçok sıkıntıyı da beraberinde geçirecek. İktidar kanadı bıçak sırtında kazanılan referandum sonucunu savunmakta zorlanacak; muhalefet kanadı TBMM’de toplumun yarısının sesi olma iddiasında olacak. Bunun topluma yansımaları iç barış için tehlikeleri de beraberinde getirebilir.

Mevcut iktidara karşı 15 yılda 10’dan fazla seçimi kaybetmiş ana muhalefet, toplumun yüzde 49’luk kesiminin sesi olabilir mi?

Bence hayır!

Bunun için en azından ana muhalefet partisinde de taşların yerinden oynaması gerekir; belki de bunun için siyasi muhalefet yerine sivil toplum muhalefetine daha çok alan tanınması gerekir. Çünkü toplumun yarısını oluşturan ‘Hayır’ bloku siyasi muhalefetle değil, toplumsal muhalefetle oluştu.

Zor yıllar

Anayasa değişikliği paketi iktidar partisi açısından büyük bir riski de beraberinde getiriyor. İktidar partisi ilk seçimlere girdiği 2002’de yüzde 34,28 oy oranıyla tek başına iktidar olabilmişti. Oysa yeni seçim sistemine göre en az yüzde 50+1 ile hem Cumhurbaşkanı seçilecek, hem de yeni millet meclisi oluşturulacak; yüzde 49,99 oy oranı bile iktidar olmak için yetmeyecek.

Referandumun ardından önümüzdeki süreçte iktidar partisi TBMM’deki sayısal çoğunluğu ile uyum yasalarını bir an önce çıkarma çabası içinde olacak; Ana muhalefet is toplumsal muhalefeti TBMM çatısı altında siyasal muhalefete döndürme uğraşısı verecek.

3 Kasım 2019 seçimlerine kadar Türkiye’yi yine oldukça zor yıllar bekliyor.

 

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: 
www.facebook.com/selamunyavuz

 

   

      

 

 

 

 

 

© InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

 

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Avrupa'nın haber sitesi...