10 bin çocuk nerede?

ULUSLARARASI Mülteci Hakları Derneği Başkanı Uğur Yıldırım, mültecilerin farklı başlıklar altında birçok sorunu olduğunu, Avrupa’nın özellikle çocuklarla ilgili adım atması gerektiğini belirterek, “Avrupa’ya ulaşmış 10 bin çocuk kayıp. Bu çocukların akıbeti bilinmiyor. Organ mafyasının elinde düştüklerine dair iddialar çok yaygın. Avrupalı devletlerin bu çocukları bulması lazım” dedi.

Yıldırım, bazı Avrupa ülkelerindeki mülteci kamplarını 15 günlük ziyareti kapsamında başta Almanya olmak üzere, Fransa, Belçika, Hollanda ve Balkan ülkelerindeki kampları gezdiğini anlattı.

Ziyaretlerinde devlet denetimdeki resmi kamplar, mültecilerin barındığı spor salonları, otelken kampa çevrilmiş mekanlar ve mültecilerin kendi çabalarıyla oluşturdukları kamplara gittiklerini dile getiren Yıldırım, Hollanda’da mültecilerin işgal ederek barındığı metruk bir belediye binasını, ayrıca mülteci belgesini alarak eve yerleştirilmiş aileleri de ziyaret ettiğini aktardı.

Dünyanın tarihteki en büyük mülteci krizini yaşadığını, “60 milyonun üzerinde” mülteci olduğunu kaydeden Yıldırım, dünyanın en müreffeh ülkeleri olarak bilinen AB’ye 1 milyon mülteci girişi yaşanırken, en fakir ülkelerden biri olan Bangladeş’te ise 1,5 milyon Arakanlı mülteci olduğunu bildirdi.

Avrupa’daki mültecilerin sadece Suriyelilerden oluşmadığını, kamplarda Eritreliler, Afganlar, Somalililer, Cibutililer, Iraklılar, İranlılar ve Afrika’nın birçok ülkesinden insanların da olduğunu söyleyen Uğur Yıldırım, “Avrupa’daki kamplarda kalan Suriyeli mülteci sayısı 350-400 bin dolayında. Fransa’nın kuzeyinde yer alan Calais’deki kamptaki 6 bin mültecinin sadece bin 500’ü Suriyeli. Calais kampı insanlığın utanç yerlerinden biri. Mülteciler naylon çadırlardan elleriyle derme çatma barınma yerleri yapmış. Güya medeniyetin beşiği olan Avrupa’daki bu kampta sadece 3 adet seyyar tuvalet var.  Banyo, ısınma imkanı yok. Ormandan topladıkları dalları yakıp ısınmaya çalışıyorlar. Somali’deki kamplar buradan daha iyiydi” diye konuştu.

Avrupalıların kendi insan gücüyle yapamadığını mültecilerle yapmayı amaçladığını, örneğin yaşlı nüfusa sahip Almanya’nın okumuş, nitelikli, yetenekli, genç mülteci istediğini aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:

“Örneğin Türkiye’deki mültecilerin yüzde 54’ü 18 yaş altı. Almanya’da ise çoğunluğun erkek ve genç olduğunu görüyorsunuz. Hastaların, yaşlıların, özürlülerin, dil bilmeyenlerin Türkiye’de kaldıklarını, beklentisi yüksek olanların ise Avrupa’ya yöneldiğini görüyoruz. Avrupa’nın doktorları, mühendisleri öğretmenleri çok net şekilde istediğini biliyoruz. Refakatsız çocukları istiyorlar. Türkiye’de yaklaşık 53 bin refakatsız çocuk var Avrupa’da 150 bin civarında bu rakam. Mülteciler, Avrupa’ya geçiş yaptıklarında 18 yaş altı ve refakatsız olan çocukları ayırıyor. 12-18 yaş arasındakileri gençlik kampına alıyor. Hatta bazen çocuklar annesi babası olsa da ellerinden alınabiliyor. Avrupa’da birçok yerde gay, lezbiyen, trans çiftler aile olarak kabul ediliyor. Bunların da çocuk yapmaları biyolojik olarak mümkün değil, fakat diğer normal aileler gibi evlat edinme hakları var. Avrupa’ya ulaşmış mülteci çocuklar bu ailelere evlatlık olarak verilebiliyor. Ayrıca Avrupa’ya ulaşmış 10 bin çocuk kayıp. Bu çocukların akıbeti bilinmiyor. Organ mafyasının elinde düştüklerine dair iddialar çok yaygın. Avrupalı devletlerin bu çocukları bulması lazım.”

Gezdiği kampların hiçbirinde mescit göremediğini, Müslüman mültecilerin toplu namaz, cuma ve bayram namazı kılamadığını, ancak mültecilerin bir şey talep edemediğini ifade eden Uğur Yıldırım, “Mülteciye ne verirseniz onunla yetinmek zorunda. Mültecinin bundan fazlasını isteme gibi bir şansı, hakkı veya ihtimali zaten yok. O yüzden mültecinin önüne gelen yemeği helal mi haram mı diye sorgulama lüksü yok. Hayatta kalmak zorunda” dedi.

Yıldırım, IŞİD nedeniyle Müslümanlara dönük terörist algısı yerleştiğini, bu nedenle Avrupa’daki Müslümanların ibadetlerini yapamadığını belirterek, “Kamplarda Hıristiyanlar çok rahat çalışma yapabiliyor. Kiliseler keza öyle. Hatta Arapça İnciller dahi dağıtılıyor” dedi.

Ramazan ayının yaklaştığını belirten Yıldırım, Avrupa’daki Müslümanlara ait sivil toplu

m kuruluşlarına çağrıda bulunarak, mültecilerin ibadet ve diğer hakları için çalışma yapmaları, bu doğrultuda proje geliştirmeleri çağrısında bulundu.

AA© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans