Selamün Yavuz (Hollanda Gündemi): İnsanlar arası rekabet felaketi getirdi

SELAMUN YAVUZ INSANLAR ARASI REKABET FELAKETI GETIRDIİNSANLAR ARASI REKABET, FELAKETİ GETİRDİ

Salı günü Soma kömür madeninde yaşanan facia, hepimizi çok derinden üzdü. Yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, geride bıraktıkları canlara sabır diliyoruz.

Yaklaşık 10 ay önce Savaştepe istikametinden Soma’ya doğru yol alırken, bu büyük ilçemizin çevresindeki içleri oyuk dağların zifiri karanlık diplerinde yüzlerce maden işçisinin başlarında ışıklı baretleri, ellerinde kazma kürekleri ile nasıl bir ekmek savaşı verdiklerini kendi kendime hayal etmeye çalışıyordum. O emekçiler bir hobi ile meşgul değiller; her akşam evlerine helal bir lokmanın girmesi için özveri ile kazma, kürek sallıyorlar. Kaygıları sadece helal lokma değil; ayda kazandıkları 800-900 TL ile kimisi çocuklarını bir Anadolu lisesine yerleştirmek için aldıkları bu maaştan tasarruf etmeye çalışıyor; bazıları çocuklarının düğünü için çektikleri krediyi ödemeye çalışıyor. Daha gençleri ise kendi düğünlerine hazırlık yapıyorlar.

Konuştuğum maden işçilerinin birçoğu bir yandan da yer üstünde iş bulabilmek için çaba sarf ediyordu. Yer üstündeki her iş, yerin yüzlerce, binlerce metre altında yaptıkları işten daha iyi onlara göre. Korkudan, iş güvenliğinden bahsettik; balık restoranlarında yapılan “denetimleri” anlattılar.

İnşallah bu konuştuğum işçiler bu faciadan kurtulmuşlardır diye geçiriyorum içimden; diğer ölenlerin ne günahı var diye düşünüyorum. Benim onları tanıyıp tanımamam, onların ölmesi ya da kurtulması için bir gerekçe olamaz.

Çocukluğumda yaşadığım bir anı geliyor aklıma. Evde bir radyomuz vardı. Her saat başı radyo açılır, ‘ajans haberleri’ dinlenirdi. Bir gün radyo, bir Uzakdoğu ülkesinde bir deprem felaketi yaşandığı ve binlerce insanın öldüğü haberini verdi. Rahmetli ninem, bu deprem ve ölüm haberini duyunca hıçkırarak ağlamaya başladı, ‘Onlar da can, onların da annesi, babası, çocukları var’ diyerek. Günlerce her saat başı radyoyu açıp deprem haberini takip etti, her seferinde gözünden iki damla yaş dökülerek. Hiç tanımadığı, görmediği, bilmediği, dininin ve ırkının ne olduğunu bile tahayyül edemediği o insanlar için gözyaşı döktü.

Anadolu insanının bu insan sevgisini düşününce, dünyanın dört bir yanından gelen taziye mesajlarının ve dayanışmanın samimiyetine inanıyorum.

Şu anda ölü sayısı 274. Soma madenleri özelleştirilmeden önce patlamanın olduğu madende görevli olarak çalışan tanıdık bir maden mühendisine göre bu rakam ikiye, hatta üçe bile katlanabilir.

Liberal ekonomi dendi, devlet elini eteğini çoğu yerden çekti; serbest piyasa dendi, şirketler birbirleriyle rekabete girdi; özelleştirilme dendi, taşeronlaşma başladı ve insanlar birbirleri ile rekabete girdiler. O madenlerde çalışanlar bugün işlerinden ayrılsalar, yarın aynı kötü şartlarda yerin iki bin metre dibinde çalışmaya can atan binlerce insan var. Bu felaketin sebebi ve en acı tarafı, insanların birbirleriyle rekabet içine sokulmaları.

Türkiye’de ve bütün dünyada böyle trajedilere engel olabilmek için sanırım ‘insan’odaklı ekonomi politikalarının yürütülmesi büyük bir elzem.

Yasımız büyük, acımız derin…

 

syavuz@kpnmail.nl

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans