“AB’nin bize d\u00fcn de ihtiyac\u0131 vard\u0131, bug\u00fcn de var, yar\u0131n da olacak”

AVRUPA Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, “Güney Kıbrıs Rum yönetiminin bloke ettiği bu fasılların açılması AB’nin sorumluluğundadır. Dolayısıyla en az 5 faslı daha açmayı ümit ediyoruz. Türkiye olarak biz bütün fasılları iki aylık bir dönemde açabilecek bir konumdayız” dedi.

JW Marriott Otel’de düzenlenen 8. Büyükelçiler Konferansı’nın dördüncü gününde, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İçişleri Bakanı Efkan Ala ve AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır’ın katılımıyla oturum gerçekleştirildi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Diyarbakır, İstanbul ve ülkenin değişik yerlerinde meydana gelen terör saldırılarında hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa dileğinde bulundu.

Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin Brüksel’de yapılan zirve ile ivme kazandığını söyleyen Çavuşoğlu, “AB’nin bize dün de ihtiyacı vardı, bugün de var, yarın da olacak” dedi.

-“Türkiye olarak tüm fasılları iki aylık dönemde açabilecek konumdayız”

AB Bakanı Bozkır da oturumda yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorununun çözülmesi halinde kapalı olan 13 faslın bir anda açılabilecek hale geleceğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şayet Kıbrıs sorunu hazirana kadarki dönemde çözülemezse, AB’nin taahhüdü bu fasılların açılmasını mümkün hale getirmektir. Dolayısıyla, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin bloke ettiği bu fasılların açılması AB’nin sorumluluğundadır. Dolayısıyla en az 5 faslı daha açmayı ümit ediyoruz. Türkiye olarak biz bütün fasılları iki aylık bir dönemde açabilecek bir konumdayız.”

Bozkır, konferansın bu yılki “Kriz Yönetimi ve İnsani Çözümler” başlığının Türkiye’nin, farklı coğrafyalarda yaşanan krizler karşısında insan onurunu önceleyen ilkeli dış politikasının bir tezahürü olduğunu ifade ederek, “Uluslararası toplumun sessizliğinin aksine krizler karşısında sesini yükselten Türkiye, insanlığın hak ve hukuk taleplerini merkeze alan, ahlaki ve vicdani yaklaşımı samimiyetle içselleştiren çok boyutlu dış politikasıyla uluslararası topluma örnek teşkil etmektedir” diye konuştu.

Türkiye’nin dış politikasının, ülkenin tarihsel derinliğini, coğrafi konumunu, kültürel birikimini ve uluslararası ilişkilerdeki zengin mirasını yansıttığını dile getiren Bozkır, Osmanlı döneminde başlayan köklü dış politikanın, Cumhuriyet döneminde de istikrarlı çizgisini sürdürdüğünü kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı tarafından JW Marriot otelde düzenlenen 8. Büyükelçiler Konferansı, 4. gününde de devam etti. Konferansa katılan AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır konuşma yaptı.  ( Özge Elif Kızıl - AA )

Dışişleri Bakanlığı tarafından JW Marriot otelde düzenlenen 8. Büyükelçiler Konferansı, 4. gününde de devam etti. Konferansa katılan AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır konuşma yaptı.
( Özge Elif Kızıl – AA )

Bozkır, “Atatürk’ün belirlemiş olduğu yurtta sulh cihanda sulh prensibini, gerek bölgesinde gerek uluslararası arenada değerleri ve doğruları sonuna kadar savunan ilkeli bir dış politika izleyen AK Parti hükümetleri, Türkiye’nin uluslararası toplumun saygın ve önemli bir aktörü haline gelmesini sağlamıştır” değerlendirmesinde bulundu.

– “AB belli sıkıntıları görmezden geliyor”

Bozkır, AB’nin uzun süredir belirli sıkıntıları görmezden geldiğini, özellikle Maastricht Kriterleri’ne bir-iki ülke hariç uyum sağlanamaması nedeniyle dünyadaki ekonomik krizden en fazla etkilenen bölge olduğunu söyledi.

AB ülkelerinin, gerekli tedbirleri almayarak büyük ekonomik sıkıntı yaşadığı dönemde, Türkiye’nin doğru politikalarla ekonomik değerlerini 3’e katladığını belirten Bozkır, Türkiye’nin politikalarını AB’ye örnek gösterdiklerini kaydetti.

Bozkır, Türkiye’nin tarihi boyunca çaresiz durumdaki insanlara kapılarını açtığına işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti:

“Sorunun kamplardan ibaret olmadığını, Türkiye’nin de bir istiap haddinin olduğunu, Türkiye’ye gelen misafirlerin bir gün Avrupa’ya gidebileceğini 4 yıldır söylemimize rağmen bir gün patlayacak bu sorun ertelenmiştir. ‘Ne güzel mülteci krizini bizden uzak tutuyorsunuz’ tavrı aslında bir sorunun ertelenmesidir. Geçen yıl 26 bin olan Avrupa’daki mülteci sayısının bu yıl 1 milyonu aşmasıyla bütün yapıyı ilgilendiren bir soruna dönüşmüştür.”

– “Terör örgütleri arasında ayrım yapılamaz”

Bozkır, Türkiye’nin Avrupa’yı terör konusunda sürekli ikaz ettiğini dile getirerek, “Terör örgütleri arasında ayrım yapıldığı, ‘Bu bana zarar vermiyor’ diye görmezden gelindiği zaman terör gelir bu ayrımı yapanları vurur” dedi.

AB ile karşılıklı çıkarlara dayanan yeni bir ilişki dönemine geçildiğini ifade eden Bozkır, “Türkiye AB hedefinde olmasaydı, demokratik, ekonomik ve sosyal reformlarını yapamazdı. 2000’lerin başından itibaren yaklaşık 2 bin yasa değişikliği düzenlemesi gerçekleştirdik. Anayasanın yüzde 60’ını değiştirdik. Çevre, gıda güvenliği, sağlık alanlarında AB süreci sayesinde standartlarımızı yükselttik” diye konuştu.

Bozkır, AB ile ortaya çıkan yeni paradigma ve tablonun ana hatlarının belli olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Bir defa Türkiye bu ilişkide ailenin içine tekrar dahil edilmiştir. Türkiye uzak tutulduğu birçok platformun tam ortasında çok güçlü bir şekilde yer alacaktır. 11 yıldır zirvelere dahil edilmeyen Türkiye için yılda iki kez Türkiye-AB zirvesi düzenlenebilecektir. Bu çok önemli bir gelişmedir.”

AB-Türkiye zirvelerine giden yolda çok önemli platformların görev yapacağını anlatan Bozkır, bu platformun zirvelere öneriler ve karar tasarıları sunacağını dile getirdi.

Bozkır, AB ile ilk ekonomi platformunun martta AB’den 6 komiserin katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirileceği bilgisini vererek, bu platformun adeta “mini Davos” gibi olacağını ve çok önemli kararlar alınacağını ifade etti.

Bozkır, 28 Ocak’ta enerji konusunda bir üst düzey işbirliği platformu gerçekleştirileceğini de belirterek, bu platformun Rusya ile sorun yaşanan dönemde AB ile ortak tedbirler ve kararlar alınacak bir platform olarak ortaya çıkacağını vurguladı.

 – “Fasılların açılması elzemdir”

Türkiye’nin önümüzdeki dönemde 5 yeni faslın açılması için AB ile mutabakatı olduğunu söyleyen AB Bakanı, bu 5 faslın da Güney Kıbrıs Rum kesiminin bloke ettiği fasıllar olduğunun altını çizdi.

Dışişleri Bakanlığı tarafından JW Marriot otelde düzenlenen 8. Büyükelçiler Konferansı, 4. gününde de devam etti. Konferansa katılan AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır konuşma yaptı.  ( Özge Elif Kızıl - AA )

Dışişleri Bakanlığı tarafından JW Marriot otelde düzenlenen 8. Büyükelçiler Konferansı, 4. gününde de devam etti. Konferansa katılan AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır konuşma yaptı.
( Özge Elif Kızıl – AA )

Bozkır, açılamayan fasıllar konusunda AB’yi eleştirerek, şöyle devam etti:

“15 faslın açtığı bir ortamda 23. faslın hala açılamamasının anlaşılması mümkün değildir. 24. fasıl illegal göçle mücadele, sınır güvenliği, pasaport güvenliğinin artırılması ile ilgili bir fasılken, bir ülkenin kaprisinden kaynaklanan nedenlerden dolayı açılmamış olması gerçekten anlaşılması mümkün değildir. Enerji faslının da açılamamasının anlaşılması mümkün değildir. Eğitim faslı da en önemli konulardan biridir. 10 senedir açılacak bir konumdayken hala açılamamıştır. Dolaysıyla bu fasılların açılması elzemdir.”

AB ile ilişkilerde önemli bir hususun da vizenin kaldırılması olduğunu belirten Bozkır, şunları kaydetti:

“Vize sorunu maalesef Türkiye’ye 1980 askeri darbesinin bıraktığı hediyelerden bir tanesidir ve maalesef Türkiye 36 yıldır hak etmediği bir vize uygulamasıyla karşı karşıyadır. İnşallah vizenin ortadan kalkmasıyla da bu haksızlık ortadan kalkacaktır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Schengen vizesiyle Avrupa’ya ekim ayından itibaren girmeye başlayacaktır. (Bu) İngiltere ve İrlanda’yı kapsamamaktadır. Ama Norveç ve İsviçre gibi ülkeleri kapsamaktadır. İnşallah bu haksızlık kısa bir zaman sonra ortadan kalkacaktır.”

– “(TTIP) Anlaşması Türkiye ile ilgili çok önemli sıkıntı yaratma temayülündedir”

“Gümrük Birliği anlaşması ortaya çıkarken bir maddenin eksik kalmış olması bugün bizleri çok önemli bir sorunla baş başa bırakmaktadır” diyen Bozkır, bu nedenle de AB, üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşması imzaladığında bunun sonuçlarının Türkiye’ye otomatik uygulandığını, o ülkelerin mallarının Türkiye’ye gümrüksüz girdiğini anımsattı.

Bozkır, “Oysa Türkiye aynı hakka o ülkeyle serbest ticaret anlaşması imzalayana kadar hak kazanamamaktadır” diye konuştu.

Güney Kore ve Meksika’yla serbest ticaret anlaşmaları imzalanarak bu sorunun bir anlamda bertaraf edildiğini belirten Bozkır, şöyle devam etti:

“Ama şimdi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) Anlaşması, Türkiye ile ilgili olarak çok önemli bir sıkıntı yaratma temayülündedir. Eğer bu anlaşmayı imzalayıp ve biz bu anlaşmaya, bu anlaşmanın Türkiye’ye aynı anda uygulanacağı ve yahut da Gümrük Birliği ile üye olan ülkelere aynı anda uygulanacağı maddesini koydurtamazsak, Türkiye piyasaları bir anda bütün ABD mamullerine ve onun üzerinden gelecek bütün dünya mamullerine sıfır gümrükle açılacaktır ve Türkiye için çok büyük kayıplarla sonuçlanacak bir durum ortaya çıkarabilecektir.”

Bozkır, Gümrük Birliği anlaşmasında ortaya çıkan sorunların çözülmesi için AB ve ABD ile çok önemli görüşmeler yaptıklarını da sözlerine ekledi.
AA

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans