‘Altın Boynuz’un üç gerdanlığı

TARİHİ yarımadanın kendine has dokusuyla en çok ilgi gören yerlerinden biri olan ve yabancılar tarafından Altın Boynuz (Golden Horn) olarak adlandırılan Haliç’teki köprüler, kent ulaşımına katkı sağlamanın yanında özellikle gece ışıklandırılınca İstanbul’un siluetine ayrı bir renk katıyor.

Galata, Atatürk (Unkapanı) ve Haliç Metro köprüleri, İstanbul’un cazibe merkezlerinden biri olan Haliç’e her ne kadar şehir içi ulaşımı sağlamak amacıyla inşa edilseler de yıllar içinde kenti süsleyen birer gerdanlık haline geldi.

Sanayi ve evsel atıklar yüzünden bir dönem önemini kaybeden Haliç, 1990’lı yılların ortasında başlayan çalışmalarla eski cazibesini yeniden kazandı, bunda bir önemli faktör de Galata, Atatürk (Unkapanı) ve Haliç Metro köprülerinin hem yaşam alanı hem de ulaşım amaçlı aktif olarak kullanımı oldu.

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü, Cisr-i Cedit Köprüsü (Yeni Köprü) adıyla 1845 yılında 1. Abdülmecit’in annesi Valide Sultan tarafından ahşap olarak inşa ettirildi.

Ahşap olması nedeniyle uzun ömürlü olmayan köprü, Kaptan-ı Derya Hasan Ahmet Paşa tarafından 1863 yılında yeniden inşa ettirilerek hizmete sunuldu.

1800’lü yıllarda artan yaya trafiği nedeniyle çıkan asayiş olaylarını denetim altına almak amacıyla köprünün Galata ucunda, eklektik üsluplu ve süslemeli Aziziye Karakolu inşa edildi.

Bu şekilde 37 yıl hizmet veren köprünün yerine suyun hareketiyle sallanan ağır bir köprü inşa ettirildi ve 1912 yılında Sultan 5. Mehmet Reşat’ın tahta çıkışının üçüncü yıl dönümünde açıldı.

914 yılında Eminönü-Karaköy elektrikli tramvay bağlantısı, bu köprü üzerinden yapıldı. Köprünün Haliç’e bakan bölümünde, 1987 yılında yeni bir köprünün yapımına başlandı. Bu köprünün yapımı tamamlanmadan 1992 yılının Mayıs ayında tarihi Galata Köprüsü bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın sonucu büyük hasar gördü.

Yangından sonra inşa çalışmaları devam eden köprünün yapımı hızlandırılarak, 1992 yılının Haziran ayında tarihi köprünün yerinde hizmete açıldı.

Uzunluğu 490 metre olan ve 80 metrelik kısmı açılabilen bir baskül köprü olan Galata Köprüsü, 11 parçadan oluşuyor. Tarihi köprünün Karaköy tarafındaki parçaları yerinde bırakıldı ve yanmayan kısımları da taşınarak Atatürk Köprüsü’nün Unkapanı ayağında karaya bağlandı.

Galata Köprüsü, ahşap döşemelerinin yanmaması için eski zamanlarda sıkı bir şekilde korunuyordu. Gündüzleri köprüden geçenlerin tütün içmeleri yasaklandığı gibi geceleri de yaya geçişlerine kapatılıyordu. Köprü yayalara ücretli tarifeyle hizmet ediyordu.

Galata Köprüsü, turistik yaşam alanı olarak da varlığını en etkin şekilde sürdürüyor. Eşsiz bir manzaraya hakim olan köprünün alt bölümünde yer alan restoranlar ve kafeler turistlerin bu bölgedeki uğrak noktalarının başında geliyor.

Atatürk Köprüsü

İstanbul’da tarihi yarımadayı Beyoğlu’na bağlayan ve halk arasında yaygın olarak “Unkapanı Köprüsü” olarak bilinen Atatürk Köprüsü’nün projesi, 1930 yılında tamamlandı.

TBMM’nin 24 Nisan 1930 tarih ve 411 sayılı kararıyla “Gazi Mustafa Kemal Köprüsü” olarak adlandırılan köprünün ihalesi 1935 yılında gerçekleştirildi.

Yapımı Alman firmalar grubuna verilen ve Atatürk Köprüsü adını taşıyan köprü, 1940 yılından beri hizmet veriyor.

Azapkapı-Unkapanı semtleri arasında ulaşımı sağlayan köprü, 24 adet taşıyıcı yüzer dubanın üzerine kurulu. Uzunluğu 453,5 metre, genişliği 25 metre olan köprü, İstanbul trafiğinde ana arter ulaşım yolu niteliğinde.

Haliç Metro Köprüsü

M2 metro hattının geçişini sağlayan gergin eğik askılı köprü olarak inşaatına 2 Ocak 2009’da başlanan Haliç Metro Köprüsü, 15 Şubat 2014’te hizmete açıldı.

Üst düzey teknoloji kullanılarak üzerine bir durak yerleştirilerek bir ilke imza atılarak inşa edilen Haliç Metro Köprüsü’nün, pek çok açılıp kapanan köprülerin aksine yatay olarak açılma özelliği de bulunuyor. Bu sayede büyük gemilerin Haliç içerisine geçişi daha kolay sağlanıyor.

Yapımı tartışma yaratan Haliç Metro Köprüsü, üzerine yerleştirilen 36 adet 3 boyutlu sensörle günde 24 saat izlenebiliyor. Herhangi olağan dışı bir hareket olduğunda anında merkeze iletiliyor.

Köprü, denizde 2,5 metre çapında, yaklaşık 110 metre derinliğe sahip 27 kazık üzerinde inşa edildi. İki çelik kuleye eğik kablolu sistem ile asılı bölümün uzunluğu 360 metre. Yapımında yaklaşık bin kişi çalıştı.

5 adet, 2,5 metre çapında kazık üzerinde inşa edilen “döner köprü”, 12 santimetre yükselerek, tek pivot ayak üzerinde 90 derece dönerek açılıyor. Köprü, 120 metre boyunda, 3 bin 500 ton hidrolik kaldırma kapasitesine sahip.

Beyoğlu ve Unkapanı yaklaşım viyadükleri, metro tüneli portal yapıları ile çelik köprüler arasındaki bağlantıyı sağlıyor.

Döner köprü merkez ayağı ile Unkapanı kıyısı arasında, beton kirişler tarafından taşınan platform ile bu platformu koruma amaçlı 10 kazık ve başlık kirişi bulunuyor.

 

        

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.