“Atatürk hâlâ dünyada özlenen tek lider”

TÜRKİYE Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 81. yılında anavatanda olduğu gibi Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da da anıldı.

Türkiye’nin Amsterdam Başkonsolosluğu ile Amsterdam Türk Eğitim Merkezi tarafından ortaklaşa düzenlenen törende başkentin Kuzey İlçesi’ndeki Atatürk Anıtı’na çiçekler bırakılıdı Büyük Önder’e şükran borcu dile getirildi.

1970’li yıllarda Noord İlçesi’ndeki Atatürk Kampı’nda kalan vatandaşlarımız anısına dikilen ve Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” şeklindeki sözlerinin bulunduğu anıt önündeki anma töreninde yoğun ilgi gösteren vatandaşlarımıza hitap eden Amsterdam Başkonsolosu Engin Arıkan, “Dünyada hiçbir lider Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk kadar kendi milletinin kalbinde bu kadar derin yer bulmadı” ifadesini kullandı.

Amsterdam Başkonsolosu Engin Arıkan, törendeki konuşmasında daha sonra özetle şu ifadeleri kullandı:

Modern insanlık tarihi bir çok lider gördü. Asya’dan Amerika’ya, Afrika’dan Avrupa’ya birçok devlet adamı insanlığın tarihine yön verdi.

Ancak, bu liderlerden hiçbiri bir ülkenin, bir milletin kaderini bu kadar büyük ölçüde etkilemedi. Hiçbiri önce cephelerde mücadele verip ardından yeni bir cumhuriyetin temelini atmadı. Kadınların, gençlerin, çocukların tüm haklara sahip vatandaşlar olmaları için imkansız denilen reformlara girişmedi.

-BUNLARI BAŞARABİLEN TEK LİDER CUMHURİYETİMİZİN KURUCUSU ATATÜRK’TÜR

Hiçbiri, kendi milletinin kalbinde bu kadar derin yer bulmadı. Hem kendi döneminde hem sonraki dönemlerde dünya devletlerinin ve milletlerinin saygısını, hayranlığını bu ölçüde kazanmadı.

Bunları başarabilen lider Cumhuriyetimizin kurucusu büyük Atatürk’tür.

Ebediyete intikalinden 81 yıl sonra bile, sadece Türkiye’de değil, sadece resmi törenlerde değil, bugün burada Amsterdam’da olduğu gibi, dünyanın her köşesinde sevenlerinin gönüllü olarak biraraya geldiği, hala özlenen tek lider.

Bu özel günde, Hollanda Türk toplumunu geniş bir katılımla burada görmek büyük mutluluk veriyor.

Özellikle son günlerde, Barış Pınarı Harekatımızın ardından çok daha iyi gördük ki birlik ve beraberlik bizim en çok ihtiyaç duyduğumuz şey.

-MİLLET OLARAK ATATÜRK’E ŞÜKRAN DUYMAK İÇİN ÇOK SEBEBİMİZ VAR

Millet olarak Atatürk’e şükran duymak için çok sebebimiz var. Ama, düşüncemiz, inancımız, kökenimiz, dünyaya bakışımız ne olursa olsun, bu soğuk Kasım sabahında hep beraber buradaysak, bugün özellikle bunun için minnettar olmamız gerekiyor.

Atatürk, bir asker olduğu kadar reformcuydu,  devlet adamı olduğu kadar eğitimciydi ve her alanda çağının ötesindeydi. Bizler böyle konuştuğumuz zaman, abartıyorsunuz diyenler oluyor. Atatürk’ü genç nesillerin gözünde önemsiz göstermeye çalışanlar oluyor.

Ama şu bir gerçek ki, onun bütün bu yönlerinin anlamını ve önemini, hem tarihi okudukça tarihsel perspektifte, hem bugün dünyanın gerçeklerini yaşadıkça kendi gözlerimizle net bir şekilde görüyoruz.

-YANI BAŞIMIZDAKİ CATIŞMALAR BAKTIKÇA DAHA İYİ ANLIYORUZ

“Yurtta sulh cihanda sulh” sözünü dünyadaki ve özellikle hemen yanı başımızdaki çatışmalara baktıkça daha iyi anlıyoruz.

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir” sözünü bazı sapkın fikirlileri, meczupları kendilerine mürşit bilenleri, onların hurafeleriyle ve emirleriyle kendi milletine bile silah doğrultabilenleri gördükçe daha iyi kavrıyoruz.

Dünyada krizler bitmiyor. Türkiye, bulunduğu coğrafya itibarıyla savaşların, terör tehdidinin hemen yanı başında yeralıyor.

Bu zorluklarla dolu coğrafyada, binyıllara uzanan bir tarih mirasıyla Türkiye, bütün güçlüklere rağmen birliğini, bütünlüğünü muhafaza ediyor.

Türk milleti muasır medeniyet hedefini hep daha ileri taşıyarak tarihi yürüyüşüne devam ediyor.

Türkiye’den, Avrupa’dan pırıl pırıl gençlerimiz, bilim insanlarımız, sporcularımız, sanatçılarımız, iş insanlarımız dünyanın her yerinde göğsümüzü kabartıyor.

-ATATÜRK’ÜN BELİRLEDİĞİ İLKELERİN, GÖSTERDİĞİ HEDEFLERİN ÇİZDİĞİ İSTİKAMETİN SONUCUDUR

Bu ülke ve bu millet şüphesiz, büyük önder Atatürk’ün belirlediği ilkelerin, gösterdiği hedeflerin, çizdiği istikametin sonucudur.

Kurtuluş Savaşımızı zafere götüren, Cumhuriyetimizi kuran, bugünün teknoloji dünyasında bile hayal gibi görünen reformları cesaretle, kararlılıkla hayata geçiren Atatürk’e ve zorlu mücadelesinde onunla beraber olan tüm kahramanlarımıza ne kadar minnet duysak, ne kadar teşekkür etsek azdır.

Atatürk;ün “Ey yükselen yeni nesil, Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk onu yükseltecek ve devam ettirecek sizlersiniz.” Sözü her birimize verilmiş bir ödevdir. Ona ve büyük Türk milletine karşı sorumluluğumuzdur.

-ATATÜRK’ÜN VİZYONUNU ÇOCUKLARIMIZA; GENÇLERİMİZE ÇOK DAHA ANLATALIM

Bu sorumluluğu nesilden nesile aktarmak için, ebediyete intikalinin 81’inci yıldönümünde Atatürk’ün vizyonunu çocuklarımıza, gençlerimize daha çok anlatalım.

Bugün Türkiye dediğimiz ülkenin, Türk milleti dediğimiz milletin gökten zembille inmediğini hiç unutmayalım, unutturmayalım. Bu ülke ve dünyanın neresinde olursa olsun bu millet, büyük mücadelelerin, büyük fedakarlıkların eseridir.

-TARİHLERİNDE ATATÜRK GİBİ BİR DEHA GÖRMEDİLER

Tarihlerinde Atatürk gibi bir deha görmemiş milletlerin, 29 Ekim’de, 10 Kasım’da ve daha nice günlerde şahlanan duygularımızı, sevgimizi, saygımızı, minnettarlığımızı anlaması zordur.

Türkiye onyıllardır, kadın-erkek, bebek-yaşlı, Türk-Kürt, Alevi-Sünni demeden insanlarını teröre kurban verirken ve ateş hattında askerlerimiz, polislerimiz şehit düşerken, gazi olurken, bu tehditleri yaşamayanların, bu fedakarlıkları yapmayanların Türkiye’yi anlaması zordur.

-ATATÜRK’E VE DAVA ARKADAŞLARINA BORÇLUYUZ

Bizi anlamasalar ya da anlamak istemeseler de, adları PKK/PYD/YPG/FETÖ ne olursa olsun teröristler, hainler saldırılarına devam ederken, komşularımız savaşlarla yanarken, hem güzel ülkemizde hem yurtdışında, bugün burada olduğu gibi, kadını ve erkeği ile omuz omuza onurla, kardeşçe yaşayabiliyorsak bu Cumhuriyetin temellerinin sağlamlığı sayesindedir.

Bunun için Atatürk’e ve tüm dava arkadaşlarına şükran borçluyuz.

Şükran duygularımızı göstermenin en somut yolu, Türk milletinin onurlu bir üyesi olarak çalışmak, başarmak, olduğumuz yerden hep daha ileri gitmek, iyilikte, doğrulukta örnek olmaktır.

Bu, başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ülkemiz için, tarih boyunca, Kurtuluş Savaşımızda, terörle mücadelemizde, hain 15 Temmuz darbe girişimi karşısında canlarını hiçe sayan tüm şehit ve gazilerimize karşı da bizim borcumuzdur.

Hollanda Türk toplumunun bu hususta ne kadar hassas olduğunu göreve başladığım günden bu yana gözlemliyorum ve şu anda bizzat karşımda görüyorum.

Konuşmamı tamamlarken, 1978 yılında bu anıtın açılışına öncülük eden vatandaşlarımızı da saygıyla anmak istiyorum. Amsterdam’da böyle bir anıtın bulunması bizim için onur vesilesidir.

Bu anıtın yenilenmesi ve güzelleştirilmesi öncelikli hedeflerimizden biridir. Başkonsolosluğumuzun açılış sürecinde mimarlık görevini üstlenmiş olan Arzu Şenel hanımefendi ile bu konu üzerinde çalışıyoruz. Her konuda olduğu gibi buradaki bürokrasi yine bizleri yavaşlatıyor ama kararlıyız.”

SEDAT TAPAN (İnterAjans)

 

        

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.