‘Avrupa’nın kaderi iki ülke olmadan yazılamaz’

 BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, Türkiye ve İngiltere’nin tarihi ve coğrafyası açısından ilişkilerini daha da geliştirebilecek pozisyona sahip olduğunu belirterek, “Şimdiki coğrafyamız ve tarihi geçmişimiz, bu iki ülkeye çok daha uyumlu ve birbirini tamamlayıcı ilişkileri yürütebilme imkanı sağlıyor” diye konuştu.

Davutoğlu, “Türk ekonomisinin temel göstergelerine baktığımız zaman çok olumlu olduğunu görüyoruz, pek çok güçlükler var ama bizim büyümemiz kuvvetli, yüzde 4. Yüksek bir büyüme bu. Önümüzdeki sene öngörümüz yüzde 4,5” dedi.

Başbakan Davutoğlu, İngiltere’nin başkenti Londra’daki Mandarin Otel’de düzenlenen Türkiye-İngiltere İşadamları Yemeği’nde konuştu.

Türkiye ile AB ilişkilerinin yeni başlangıcın önemine işaret eden Davutoğlu, 13 yıl sonra ilk defa Türkiye ile AB arasında Brüksel’de bir zirve organize ettiklerini ve 28 AB üyesi ülkenin hükümet başkanları ile görüştüğünü anımsattı. O görüşmelerde Türkiye-AB ilişkilerini çok daha sistematik ve yapısal olarak geliştirmeyi amaçladıklarını ve her yıl iki zirve gerçekleştireceklerini söyledi. Gümrük Birliği anlaşmasının yenileneceğini, vize serbestleştirme programının tamamlanacağını ve Kıbrıs sorununun çözüleceğine inandıklarını vurgulayan Davutoğlu, bunun sonrasında yeni bir dönemin başlayacağını kaydetti.

AVRUPA´NIN KADERI IKI ULKE OLMADAN YAZILAMAZ4 FOTO AA

Davutoğlu, şunları söyledi: “Sevgili meslektaşım Jack Straw, Kıbrıs konusunda ne kadar çalıştığımızı hatırlar. Kendisi o zaman Dışişleri Bakanı’ydı ama maalesef başarı elde edilemedi. Eğer barış kazanmış olsaydı, o gün barış dolu bir ada olurdu ve büyük ihtimalle Türkiye, AB üyesi haline gelmiş olurdu. Türkiye ile birlikte çok daha farklı bir Avrupa’yı oluşturmuş bile olabilirdik. Bugünkünden çok daha  olumlu, çok daha iyi, fakat o fırsat 2004’te kaçırıldı. Bu sefer Sayın Başbakan Cameron ile de bunu konuştuk. Bu fırsat bu sefer kaçırılmamalı, Kıbrıs’la ilgili olarak. Bunlar da varlıklarımız, değerlerimiz. 

Peki, ne yapacağız biz şimdi. Eminim ki hepiniz Türk ekonomisinin temel göstergelerini takip ediyorsunuzdur. Kasım seçimlerinden sonra hükümeti kurduk ve Türkiye’deki siyasette her zaman sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Hükümeti kurduğum gün Türkiye ile Rusya arasına bir gerginlik oluştu. O sabah bir Rus uçağının vurulmuş olduğunu öğrendim. Hükümeti kurduğum daha ilk gün, güne bir krizle başlamış oldum. Bu hayatın bir gerçeği. Her gün bir krizle karşılaşmak mümkün olabiliyor. Daha önce söylediğim gibi David ile konuşurken bunu söylemiştim, biz ne cennetteyiz, ne cehennemde, biz dünyadayız, mükemmel iyi ya da mükemmel kötü diye bir şey söz konusu değil. Dünyada yaşıyoruz krizleri ve vizyonları birlikte yaşayacağız. Dolayısıyla bütün bu krizlerle çevrili de olsak biz kendi ajandamızı kuracağız dedik ve bunu kurduk.” 

Davutoğlu, hükümet olarak programlarını geçtiğimiz ay açıkladıklarını ve bu kısa sürede seçimler sırasında halka verilen sözlerin yüzde 60’ını hayata geçirmiş olduklarını bildirdi.

Geçtiğimiz hafta AR-Ge reform paketini TBMM’ye gönderdiğini anımsatan Davutoğlu, cuma günü de eğitim reformuyla ilgili Eğitim Konseyi ile toplantı yaptığını, aynı akşam da Türkiye’de faaliyet gösteren 70 yatırımcı ve firmanın üst düzey yöneticileri ile 5 saati aşan bir toplantı yaptığını ve ihtiyaçlarını öğrendiğini kaydetti. Bugün İngiltere’de benzer bir toplantıya katıldığına işaret eden Davutoğlu daha sonra Davos ve Berlin’e gideceğini, Angela Merkel ile birlikte birçok bakanın katılacağı çalışmalara eş başkanlık yapacaklarını anlattı.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Türk ekonomisinin temel göstergelerine baktığımız zaman çok olumlu olduğunu görüyoruz. Pek çok güçlükler var ama bizim büyümemiz kuvvetli, yüzde 4. Yüksek bir büyüme bu. Önümüzdeki sene öngörümüz yüzde 4,5. 2010-2014 arasında yüzde 5,4 gibi bir ortalama büyüme elde edildi. Bunun devam edeceğine inanıyoruz. Biz düşük büyümeyi kabul edemeyiz çünkü bizim ekonomimizin dinamikleri buna izin vermez. 

Öte yandan ihracat konuları ile de ilgilenmemiz gerekiyor. Mali politikalara baktığımız zaman bazı mevzuat ve yasa çalışmalarımız parlamentoya sunuldu. Bütçe ile ilgili de açık vermemiş, sıfır netice veren bir bütçe sunmuş bulunuyoruz. Bazı idari harcamaların artmasından dolayı binde 7’lik bir oynama söz konusu olabilecek ama bu dikkate alınmayacak derecede önemsiz bir rakam. 

AVRUPA´NIN-KADERI-IKI-ULKE-OLMADAN-YAZILAMAZ2-FOTO-AA

Türkiye’nin bankacılık sistemi de yine çok sağlam ve istihdama baktığınız zaman 7 milyon iş imkanı yarattığımızı göreceksiniz geçtiğimiz 6-7 yıl boyunca. Sadece geçen sene bir yıl boyunca 1 milyon yeni istihdamı yaratmışız. Birçok rakip ülkeden çok daha ileri. Buna rağmen Türkiye’nin işsizlik seviyesi yüzde 10’larda devam ediyor ama bunun sebebi, yeni çocuklar doğuyor, yeni gençler iş piyasasına atılıyorlar. Kadınlar iş aramaya başlıyorlar ve bizim yaratmış olduğumuz istihdam imkanlarına rağmen işsizlik rakamı devam ediyor. 

Okula gitme oranlarında büyük artış var çocuklar arasında Türkiye’de ve işgücü piyasası da sürekli büyüme arz ediyor. İhracatların performansına baktığımız zaman geçen sene olduğu gibi bu sene de çok kritik öneme sahip. Hem Britanya’ya hem Avrupa’ya daha fazla ihracat yapmak istiyoruz, fakat Türk lirasının değerini kaybetmesinden dolayı enflasyonla ilgili, yüzde 8,8 gibi bir rakamla karşılaştık. Bir problemle karşı karşıya kaldık ama biz yine de kontrolü elde tutabilmek için enflasyonla ilgili elimizden geleni yapıyoruz.” 

Bazı ihracat pazarlarında düşüşler olduğu için bazı zorluklar yaşandığını ifade eden Davutoğlu, çok çeşitli pazarlara çok çeşitli ürünlerle katıldıkları için avantajları olduğunu da bildirdi. Davutoğlu, “2002 yılında sadece 9 adet ürün, 1 milyar doların üzerinde satılabiliyordu şimdi bu rakam 30’un üzerine çıkmış durumda, 34’ün üzerine çıkmış bulunuyor. Dolayısıyla ihracatlarımızda da yeterli seviyede çeşitlendirmeyi yakalamış bulunuyoruz” dedi.

Davutoğlu, önümüzdeki yıllarda da yapmak istediklerinin arasında mikro reformlar olduğunu vurguladı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, bütün reformları bir kitapçık haline getirdiklerini ve kimin neyi ve ne zaman yapması gerektiğini orada detaylı bir şekilde yazdıklarını anlattı. Davutoğlu o kitapçıkta bakanlıkları ve kurumların yapacaklarının da yazıldığını ve kendilerinin hiçbir şekilde reformlarda ve eylem planında en ufak bir gecikmeye tolerans göstermeyeceklerini bildirdi.

Davutoğlu, “Sadece iki ülkenin başbakanlarını değil, Türk ve İngiliz iş çevrelerini de, hem iki ülke, hem de Avrupa ve küresel toplum için el ele yeni bir geleceğin peşinde görmek istiyoruz. Önümüzde devasa bir işbirliği gündemi, ardımızda güçlü bir tarihi gelenek, önümüzde de parlak bir gelecek vizyonu var” diye konuştu.

Türkiye’nin yeni hükümetle 25 alanda sektörel reform takvimi açıkladığını belirten Davutoğlu, bunların bazılarını “yatırım ortamının iyileştirilmesi, gölge ekonomiyle mücadele, iç tasarrufun artırılması, verimliliğin artırılması, sermaye piyasalarının derinleştirilmesi, sağlık turizminin geliştirilmesi, kalifiye iş gücünün çekilmesi ve iş gücü piyasasının iyileştirmesi” olarak sıraladı.

– Yapısal reformlar

İş adamlarına hitap eden Davutoğlu, Türkiye’nin çok daha kapsamlı yapısal reformları da gündemine aldığını kaydetti.

Belirlenen yapısal reform alanlarının ilki olarak saydamlık ve yolsuzlukla mücadeleyi dile getiren Davutoğlu, “Saydamlık yasası kişisel vaadimdi. Son 13 yılda bu konuda çok şey yaptık fakat yine de iyileştirmeler mümkün. Bürokraside etik, dürüstlük ve hesap verebilirlik standartlarını geliştirmek gibi” diye konuştu.

Davutoğlu, bu kapsamda yeni bir kamu ihale yasasının da gündemde olduğunu ifade ederek, “Saydamlık ve hesap verebilirlik önümüzdeki 3 ayda gündemimizin üst sırasında olacak” değerlendirmesinde bulundu.

-İş gücü piyasasına esneklik

Hem Türk sanayisi hem de yabancı yatırım için önemli bir alanın da iş gücü piyasası olduğunu anlatan Davutoğlu,  “İş gücü piyasamız epey katıydı. Şimdi bazı esneklikler getirmek istiyoruz” dedi.

Davutoğlu, bu kapsamda da tazminat düzenlemesinin, yarı zamanlı ve esnek mesainin de aralarında olduğu bir dizi düzenlemeye gidileceğini kaydetti.

AVRUPA´NIN-KADERI-IKI-ULKE-OLMADAN-YAZILAMAZ3-FOTO-AA

Turkuaz Kart uygulamasına da değinen Davutoğlu, “Küresel yetenekleri ülkemize çekmek istiyoruz. Bütün Britanyalı dostlarımızı Turkuaz Kart almaya davet ediyorum. Böylece yarı Türkiye vatandaşı gibi olabilirsiniz. Daha çok yatırım yapanlar ise Türk vatandaşlığını istedikleri zaman alabilirler. Artık hak edenlere Türk vatandaşlığı vermede çok daha esneğiz” diye konuştu. Davutoğlu, “hak etmek” ile kastının da Türkiye’ye daha çok yatırım yapmak, ekonomik ve sosyal alanda katkı sağlamak olduğunu vurguladı.

Yatırım ikliminin iyileştirilmesi ve kamu maliyesi alanlarına da değinen Davutoğlu, bu çerçevede gelir vergisi reformu, vergi mükelleflerinin haklarının artırılması, gider reformu ve performansa dayalı bütçelendirmenin gündemde olduğunu söyledi.

Davutoğlu, bir diğer reform alanı olarak işaret ettiği kamu yönetiminde de kamu personel reformunun, kamu hizmetlerinin kalitesinin artırılmasının ve e-devletin zenginleştirilmesinin gündemlerinde bulunduğunu kaydetti.

Başbakan Davutoğlu, yargı alanında da modern arabuluculuk sisteminin ve uzmanlık mahkemelerinin kurulması ile uzman tanıklığın reformlar arasında yer alacağını bildirdi.

– “En önemli kaynağımız insan kaynağı”

“Doğal kaynaklarımız, petrolümüz veya doğalgazımız yok ama en önemli kaynak olan insan kaynağına sahibiz” yorumunu yapan Davutoğlu, iyi eğitilmiş ve dinamik insanlar yetiştirilmesine dönük atılacak adımları da sıraladı.

Öğretmenlerin eğitimini iyileştirmek için performans ölçümünü ve kalite indeksini içeren özel bir program uygulanacağını belirten Davutoğlu, okul bazlı bütçeleme, yabancı dil eğitimine öncelik ve hayat boyu öğrenimin de aralarında olduğu bir dizi düzenlemeye gidileceğini anlattı.

Davutoğlu, Türkiye’de enerji sektörünün serbestleştirilmesine yönelik adımların atılacağını aktararak, bu kapsamda lisanslama ve izinlerin kolaylaştırılacağını söyledi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne giriş sürecine de değinen Davutoğlu, bu mecrada da hukukun üstünlüğünün pekiştirilmesine, demokrasi standartlarının iyileştirilmesine ve kurumların kalitesinin yükseltilmesine dönük adımlar atılacağını vurguladı.

AB ile müzakerelerde geçen ay 17. faslın açıldığını hatırlatan Davutoğlu, AB İlerleme Raporuna göre de 32 faslın 27’sinin açılmaya hazır durumda olduğunu aktardı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Kıbrıs sorununda çözümle birlikte bu yılın sonuna doğru Türkiye-AB ilişkilerinde eminim ki yeni bir döneme gireceğiz” diye konuştu.
AA

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans