Ayrancı: “Değişiklik hayati önem taşıyor”

AMSTERDAM (InterAjans) – Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği (HTİB) Genel Başkanı Mustafa Ayrancı, Emine Bozkurt’un çabalarıyla Avrupa Parlamentosu’nda ‘Göçmenlerin Entegrasyonu ve Sosyal Güvenliğin Koordinasyonu’ konulu raporun kabul edilmesiyle ilgili olarak, “Türkler açısından hayati önem taşıyan değişiklik” değerlendirmesinde bulundu.

Mustafa Ayranci © InterAjans

AB MÜKTESEBATININ BİR PARÇASI
Sosyal hayatın hemen hemen tüm alanlarını kapsayan Türkiye-AB Ortaklık Hukuku’nun temelinde eşit muamele ve ayrımcılık yapmama ilkelerine yer verildiğine dikkati çeken Ayrancı, “AB’de çalışma ve sosyal güvenlik hayatında eşit haklara sahip olduğumuz varsayılmıştır. Ancak bu varsayımın bugün dahi üye devletlerce benimsenip uygulandığını söylemek mümkün değildir. Hiç şüphesiz Türkiye-AB Ortaklık Hukuku, AB müktesebatının ayrılmaz bir parçasıdır. Bununla birlikte, Türkiye ile AB ülkeleri arasında sosyal güvenlik ilişkilerini düzenleyen 3/80 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı (OKK) 1980 yılından günümüze kadar çeşitli bahanelerle uygulamaya sokulmamıştır” ifadesini kullandı.

ON YIL HUKUK MÜCADELESİ VERİLDİ
Avukatlar Nazmi Türkkol, D. Schaap, C.A.J. de Roy van Zuydewijn ile Lahey Büyükelçiliği Sosyal Güvenlik ve Çalışma Müşavir Mehmet Sevim’in 10 yıl süren hukuk mücadeleleri sonucunda Avrupa Adalet Divanı’nda (ABAD) kazandıkları Akdaş davasıyla, 3/80 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nın imzalanmasından 30 yıl sonra AB ülkelerinin tamamında uygulanmaya başlandığını belirten HTİB Genel Başkanı Mustafa Ayrancı, şöyle devam etti: “AB Komisyonu’nun, mahkeme kararları dahil AB mevzuatının üye ülkelerde uygulanmasını sağlayan, denetleyen bir işlevi bulunmaktadır. Yıllardır 1/80 ve 3/80 sayılı Ortaklık Konseyi kararlarının ve ABAD içtihatlarının uygulanması konusunda pek de gayretli olmayan Komisyon, AB’deki Türkiyelilerin sosyal güvenlik tarihinde bir dönüm noktasını oluşturan Akdaş kararından sonra, 3/80 sayılı Ortaklık Konseyi kararını ortadan kaldırmak amacıyla çok hummalı bir çalışma içerisine girmiştir. Komisyon kısa süre içinde 3/80 sayılı Ortaklık Konseyi kararının yerine geçmesini istedikleri kısıtlı bir teklif hazırlamıştır. 6 Aralık 2012 tarihinde Bakanlar Konseyi tarafından da benimsenen yeni metin Türkiye’ye müzakere için sunulmuştur. Bir yanda bu gelişmeler yaşanırken, Avrupa Parlamentosu’nda ‘Göçmenlerin Entegrasyonu ve Sosyal Güvenliğin Koordinasyonu’ konulu bir rapor kabul edilmiştir.”

HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Hollanda’nın Avrupa Parlamentosu İşçi Partisi milletvekili Emine Bozkurt tarafından verilen önergelerle ve sürdürülen güçlü lobi faaliyetiyle raporda Türkler için hayati önem taşıyan iki değişikliğin sağlandığını anlatan Ayrancı, değişliğin katkılarıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Birincisi Akdaş kararı rapora girdi. İkincisi ise Ortaklık Anlaşmaları’ndan kaynaklanan ve Avrupa Adalet Divanınca geliştirilen hakların korunacağına dair bir paragrafın rapora girmesi sağlandı. AB Komisyonu Akdaş kararının etkilerini ortadan kaldırabilmek için Türkiye’ye yeni bir Ortaklık Konseyi Kararı teklif ederken, Emine Bozkurt Akdaş kararını Avrupa Parlamentosu’nun tanıdığı yönünde bir karar aldırtmıştır. Bozkurt ayrıca, Avrupa Parlamentosu’ndan Ortaklık Anlaşmaları ve tüm ABAD kararları ile sağlanan haklardan geri gidilemeyeceğinin de güvencesini almıştır. Bunun çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Raporda yer alan bu ifadeler sadece bugüne kadar ABAD kararlarıyla uygulamaya geçirilen haklarla sınırlı değildir.”

BUNDAN SONRAKİ HEDEF
Bundan sonraki hedefin 3/80 sayılı Ortaklık Konseyi kararı ile güvence altına alınan hakların tüm AB üyesi devletlerde uygulanmasını sağlamak olduğuna işaret eden HTİB Genel Başkanı Mustafa Ayrancı, “Bununla eş zamanlı olarak AB Komisyonu’nun daha önce 2011 yılı sonuna kadar tamamlayacağını ifade ettiği 1/80 sayılı Ortaklık Konseyi kararının bazı AB ülkelerinde uygulanma durumunu gösterir raporun açıklanmasını sağlamamız gerekmektedir. Komisyon her ne kadar ‘paramız olmadığı için bu raporu hazırlatmadık’ dese de, bu açıklamanın hiçbir inandırıcılığı bulunmamaktadır. Ya rapor açıklanmalıdır ya da rapor hazırlattırılmalıdır. 500 milyon Avrupalı’yı temsil eden Avrupa Parlamentosu’nun desteğini almak Türk işçilerinin konumunu güçlendirmiştir” ifadesinde bulundu.

© InterAjans

Her türlü hakkı saklıdır

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans