Batı Avrupa’nın Kolombiya’sı: Hollanda

UYUŞTURUCU denince dünyada ilk akla gelen ülkelerden Hollanda, artık “Batı Avrupa’nın Kolombiya’sı” olarak tanımlanıyor.

Avrupa Polis Ofisi Europol tarafından dört yılda bir hazırlanan raporda Hollanda, her tür uyuşturucunun üretimi ya da ithalatı ve ihracatında en önemli ülke olarak yer alıyor. Europol’ün organize suçlarla ilgili 2017 yılı raporuna göre yel değirmenleri ve laleler ülkesi bir ‘main distribution hub’, yani en önemli dağıtım merkezi. Esrar Hollanda üzerinden tüm Avrupa ülkelerine dağıtılıyor. Hollanda’nın dağıtımdaki rakipleri ise Arnavutluk ve Çek Cumhuriyeti ile sınırlı.

De Telegraaf gazetesinin, “Uyuşturucu suçu Hollanda’nın kılcal damarlarına kadar sızdı. Mafya fırsatı kaçırmıyor” başlıklı haberinde, kriminolog Cyrille Fijnaut’un uyuşturucu mafyasının devleti ve ekonomiyi ele geçirebileceği uyarısına yer verildi. Fijnaut, Hollanda’nın mafya devletine dönüşmesini tüm gücüyle engellemesi gerektiğini ifade etti.

Europol, Avrupa’da uluslararası çalışan 5 bin dolayında organize suç örgütü bulunduğuna ve bu sayının hızla arttığına işaret ediyor. Sayıları 4 yıl öncesine göre yüzde 25 artan organize suç örgütlerinin yüzde 35’inin uyuşturucu üretimi ve ticaretiyle uğraştığı belirtiliyor. Uyuşturucu ticaretinin yıllık cirosunun ise 24 milyar euro civarında olduğu tahmin ediliyor.

Kolombiya’nın kokain üretimiyle mücadeleyi askıya almasının, Avrupa’ya gelen kokain miktarında büyük bir patlamaya yol açacağı uyarısı yapılıyor ve Hollanda’nın hem cezaların ağır olmaması hem de Rotterdam limanından dolayı uyuşturucu mafyası için son derece cazip bir ülke olduğuna işaret ediliyor.

“Uyuşturucu üretimi artık sanayileşmeye başladı” diyen kriminolog Cyrille Fijnaut, uyuşturucu üretimi teknolojisinin zor olmamasına rağmen, Hollanda’nın üretimde başı çekmesinde kalite ve üreticiye güven ile düşük cezaların önemli rol oynadığını düşündüğünü belirtiyor.

Ekstazi, MDMA ve amfetamin gibi sentetik uyuşturucu üretiminde Hollanda dünyada birinci sırada yer alıyor. Sentetik uyuşturucular, Avustralya’ya, ABD’ye kadar dünyanın dört bir yanına dağıtılıyor. Gönderilen uyuşturucu hap miktarı zaman zaman bir milyona ulaşabiliyor.

Uyuşturucu tacirlerinin satışlarında internete yöneldiklerine de işaret edilerek, posta ile gönderilen uyuşturucunun hızla arttığı bildiriliyor. Organize suç örgütlerinin böylece yakalanma riskini azalttıklarına vurgu yapılıyor.

‘Narko devlet’in, uyuşturucu üretiminde ve veya ticaretinde önemli bir yere sahip ülke anlamına geldiğine de işaret edilerek, uyuşturucu ithalatı ve ihracatının yanı sıra sentetik uyuşturucu ile kenevir üretimine de bakıldığında Hollanda’nın “narko devlet”olarak tanımlanabileceği belirtiliyor.

Kriminolog Fijnaut, “Verdiğim konferanslarda Hollanda için bazen ‘Batı Avrupa’nın Kolombiya’sı diyorum” ifadesini kullanıyor ve devam ediyor: “Uyuşturucu üretimi ve dağıtımı açısından bunu söyleyebilirsin. Ancak Hollanda, zamanında Kolombiya’da ve Meksika’nın bazı bölgelerinde olduğu gibi bir mafya devleti değil. Organize suç örgütlerinin yasal ekonomi üzerinde etkileri yok. Devlet halen güvenilir. Fakat Hollanda dünyadaki imajına dikkat etmeli. İmajı zarar görebilir.”

Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi tarafından hazırlanan 2016 yılı raporunda, uyuşturucu kullanımının Hollanda başta olmak üzere Avrupa’da arttığı yer almıştı. Raporda, özellikle sentetik uyuşturucu kullanımının tırmandığı belirtilmişti.

Hollanda’da esrar türü hafif uyuşturucu satışına belirli miktarın altında kalması koşuluyla göz yumuluyor. Uyuşturucu satışı,“coffeeshop” olarak adlandırılan ruhsatlı noktalardan yapılıyor. Bazı siyasi partiler, kenevir üretiminin yasak olmasına rağmen“coffeeshoplardan” yapılan satışlarda göz yumma politikası izlendiğine işaret ederek, üretimin de yasallaştırılmasını istiyorlar.

( İnterAjans)

 

   

     

 

 

 

© InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

 

 

Paylaş

© 2001-2022 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Content is protected !!