“Bu Anayasa değişikliğinin Türkiye’den toprak koparmak isteyenlere faydası olur”

17 ŞUBAT 1926’da Türk Medeni Kanununun Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmesi Hollanda’nın Rotterdam kentinde düzenlenen bir konferansla kutlandı.

Hollanda Laik Sosyal Demokratlar Derneği tarafından düzenlenen konferansa Türkiye Barolar Birliği Başkanı Avukat Profesör Doktor Metin Feyzioğlu ve İzmir Barosu Başkanı Avukat Aydın Özcan konuşmacı olarak katıldı.

Metin Feyzioğlu ve Aydın Özcan’ın Medeni Kanunun kabulü ile ilgili verdikleri bilgilerin yanısıra, Türkiye’nin gündemindeki Anayasa değişikliği konusunda da önemli açıklamalarda bulundular.

İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan yaptığı konuşmada “Bir Selanik göçmeni olarak göçmenliğin ne demek olduğunu sizin kadar ben de bilirim. Yunanistan’ın küçük bir köyünde bir Türk olarak doğup Türkiye’ye göç edip ve okuyup bugün İzmir Baro Başkanı olabildiysem bu Atatürk’ün sayesindedir. Bugün bu salonu kadınlar dolduruyorsa Atatürk’ün getirdiği medeni kanun sayesindedir. Sizin gibi Türkiye dışında yaşayanların Türkiye’de yapılması istenen sistem değişikliği nedeniyle Türkiye’ye gitmek istemediğini söylüyorsa düşünün Türkiye’deki insanların halini. Ülkemizde önce torba yasalarla hukuksuzluk süreci başlatıldı. 16 Temmuzdan sonra başlayan dönemde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle Türkiye bir hukuk devleti olmaktan çıkarılıyor. Milletvekilleri yasama görevini yerine getiremiyor. Avukatlık mesleği itibarsızlaştırılmak ve ötekileştirilmek isteniyor. Bu da vatandaşın hukuk sisteminde hakkını arayamaması demektir” dedi.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ise konuşmasında “Cumhuriyeti sürekli sorgulamaktan vazgeçelim. 1923-1933 yılları arasında Türkiye’de büyüme hızı ortalama yüzde 6 idi. 1954’e kadar Osmanlı Devletinin borcunu kuruşu kuruşuna Türkiye Cumhuriyeti ödedi” diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ben doğruyu biliyorum, aldatılmam diyenler aldatılır. F tipi terör örgütü gelir aldatır, bölücü örgüt gelir aldatır. Batı Trakya’dan Hakkari’ye kadar Türkiye’nin her ilini ve ilçesini en az beş kez ziyaret ettim. Benim gördüğüm şu; Bizim insanımız bölünmek istemiyor. Bizim kültürel genetiğimiz bölünmeye elverişli değil. Bizim mayamız sağlam.”

Türkiye’de hukukun üstünlüğü ilkesinin kumpas davalarıyla çiğnenmeye başlandığının altını çizen Metin Feyzioğlu, “F tipi suç örgütünün Türk Silahlı Kuvvetlerine darbe yaptığını ilk biz söyledik. Dönemin Başbakanı bize söylemediğini bırakmadı. İdam cezasını tekrar gündeme getiriyorlar. İdam cezası koalisyon hükümeti döneminde anayasadan çıkarıldı. AKP hükümeti döneminde de savaş zamanında dahi idam cezası olamayacağı yasalara kondu. Hukukta masumun suçludan ayrılması çok önemlidir. F tip suç örgütünü bütün dünyada suç örgütü olarak kabul ettirmek istiyorsanız, öncelikle Türkiye’de adil yargılama olmalıdır. Evrensel ölçülere uymadan yapılan yargılama adil olmaz” dedi.

Referandumda Evet ya da Hayır oyu kullanacakların terör örgütü ile ilişkilendirilmesine şiddetle karşı çıkan Metin Feyzioğlu konuşmasını “2010 Anayasa referandumunda F tip terör örgütü ölüleri bile mezardan kaldırıp oy kullanmasını sağlayın dedi. Bölücü terör örgütü de köy köy dolaşarak Evet oyu kullanılmasını istedi. Devlet önünüze Evet ya da hayır şeklinde iki seçenek sunuyorsa Evet diyenlerin de Hayır diyenlerin de terörle bağlantı kurulmasına izin vermeyiz. Şimdi de Hayır diyenlerin terörle ilişkilendirilmesine izin vermeyiz. Evet oyu veren de, Hayır oyu veren de bizim vatandaşımız” şeklinde sürdürdü.

Anayasa değişikliği teklifi konusunda da görüşlerini açıklayan Metin Feyzioğlu, değiştirilmesi istenen maddelerin içeriğinin halktan saklandığının altını çizerek “Bu Anayasa değişikliğinin Türkiye’den toprak koparmak isteyenlere faydası olur. Bunu millete biz anlatıyoruz, onlar anlatamıyor. Çünkü, satmak istedikleri ürün bozuk. Pazardan peynir alırken bile satıcı peynirin ucundan biraz keserek alıcıya tattırır. Ama şimdi bize ürüne baktırmadan, tattırmadan satın alın diyorlar. Vatandaşa bir anlatın yeni anayasa ne getiriyorsa, vatandaş da elini vicdanına koyarak evet ya da hayır der. Anayasa değişikliği kabul edilirse Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 6 üyesini Cumhurbaşkanı doğrudan atayacak, 7’sini ise parti Başkanı olarak dolaylı yoldan atayacak. Yani siyaset doğrudan hukuk sistemine etki edecek. Adalet yüzde 5, yüzde 10 hataları bile kaldırmaz. Hakim talimatla karar veriyor duygusu oluşursa çöküş başlar” dedi.

15 Temmuz sürecinde TBMM’de oluşturulan Darbe Araştırma Komisyonunun çalışma biçimini de eleştiren Metin Feyzioğlu “Dünya da haklı olduğunuzu anlatmak için hiç bir şey gizli kapaklı kalmamalı. Bu komisyon 35 yıl önceki darbeyi araştırdı, ama 15 Temmuz kalkışmasında bilgi sahibi olan iki önemli ismi niye komisyona çağırmadı? Darbe akşamı henüz açıklığa kavuşmamış 4-5 saatlik bir süre var. Bu sürede neler oldu bitti, bir an önce açıklığa kavuşturulmalı” dedi.

Metin konuşmasında “Yargıya güvenin yüzde 25’lere kadar düştüğü bir Türkiye’de yurt dışında haklılığımızı nasıl anlatacağız?” sorusuyla konuşmasını bitirdi.

 

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

       

     

 

 

Paylaş

© 2001-2022 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Content is protected !!