Bu işte bir paralellik var!

GEÇEN hafta Hollanda Temsilciler Meclisi’nin çoğunluğunun kararıyla garip bir önerge kabul edildi. Bu önergeye göre hükümet artık Türk STK’larını uyum politikaları konusunda görüş alışverişi için muhatap almayacak. Üç yıl önce İOT’ye verilen maddi desteği de bu gerekçelerle kesen Hollanda hükümeti, Türk toplumunun uyum sorunu ile ilgili konuları son yıllarda ayrı ayrı STK yöneticileri ile görüşüyordu.

Hollanda hükümetinin Türk örgütleriyle görüşmeyecek olması zaten başlı başına garip.

İşin ilginç yanı, gerekçelerin başında Türk STK’ların uyum sürecine katkı sağlaması yerine uyuma engel olduklarının gösteriliyor olması.

Ama bu önergeye destek vermeyen partilerin kombinasyonu daha da ilginç: İşçi Partisi PvdA, ırkçı PVV ve Türk kökenli vekillerin oluşturduğu Denk grubu.

İnanın başka hiçbir güç bu üçlüyü bir araya getiremezdi!

***

Aradan 24 saat geçmeden Avrupa Komisyonu’nun Türkiye İlerleme Raporu açıklandı; aradan yine 24 saat geçmeden bu kez Avrupa Parlamentosu’ndan bir açıklama geldi; “İlişkileri dondurmak vereceğimiz tek yanıt” ifadeleri kullanıldı.

Yani Avrupa Birliği de artık Türk hükümetiyle görüşmek istemiyor. Gerekçe: Türkiye hükümeti Avrupa Birliği’ne tam uyum sağlayabilmek için adımlar atmak yerine tam tersini yapıyor.

Bundan sonra Hollanda hükümeti, Türk örgütleri ile konuşmayacak, AB Türkiye hükümeti ile konuşmayacak.

Bu iki kararda bir paralellik yok mu?

Bülbül niye suskun?

2010’dan beri Türkiye’de Başbakanlığa bağlı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı var! Var, ama kimin için var?

Bu sorunun yanıtını veremiyoruz, çünkü ısrarla sormamıza rağmen YTB bu konuda suskun.

Başka zaman bülbül gibi şakıyan YTB Başkanı ve diğer sorumlu çalışanları derin sessizlik içerisinde.

YTB bünyesinde program ve projeler için ayrılan maddi destekler hangi ülkelerde, hangi kuruluşlara, ne kadar ve hangi amaçla verildi diye defalarca sorduk. Hem de her yurttaşın devletten bilgi alabilme hakkını düzenleyen ve devletin şeffaflığını hedefleyen Bilgi Edinme Yasası’na dayanarak.

Bülbül gibi konuşanlar, bu konuda hep suskun kalmayı tercih ediyorlar. Devletin şeffaflığı da faso fiso.

‘Biraz şeffaf olun!’ diyoruz, ses yok!

‘Kime verdiniz o paraları?’ diye soruyoruz, ses yok!

‘Hangi projeleri desteklediniz?’ diye soruyoruz, ses yok!

Bu YTB gerçekten karanlık bir kutu…

Öyle ki…

Sivil toplum destekleri kapsamında proje başvurusu yapan kuruluşlara yanıt bile verilmiyor. 3 ay bekle, beş ay bekle, yanıt yok!

Sayın Kudret Bülbül, hadi bu konuda biraz şeffaf olun, bülbül gibi şakıyın. Biz de öğrenelim hangi projelere ne kadar destek verdiğinizi.

Proje başvurusu yapanlara da bir zahmet yanıt verin; olumlu ya da olumsuz. Olumsuzsa gerekçesini bildirin.

Şeffaf devletin gereklerini yerine getirmek bu kadar zor olmasa gerek!

PvdA’da yarış başlıyor

İşçi Partisi PvdA’da liderlik yarışı başlıyor. Parti içi demokrasi gereği son yıllarda PvdA’da her genel seçimden önce parti lideri üyeler tarafından seçiliyor.

Rotterdam Belediye Başkanı Ahmed Aboutaleb en şanslıları gibi görünüyordu, ancak bütün baskı ve ısrarlara rağmen aday olmadı.

PvdA’dan Avrupa Parlamentosu üyesi Paul Tang adaylıktan son anda vazgeçti.

Temsilciler Meclisi üyesi Jacques Monasch adaylık sürecinde hem adaylıktan vazgeçti, hem de partisinden istifa etti.

Parti lideri Diederik Samsom yine aday.

Karşısında ise hükümette Başbakan Yardımcılığı ve Sosyal İşler ve İstihdam Bakanlığı görevini yürüten Lodewijk Asscher var.

Yani liderlik için iki aday yarışacak.

Diederik Samsom, üç yıl önce hükümetin kurulmasına ve hükümet programının kaleme alınmasına büyük katkı sağladı. Geçmişte Greenpeace’te çevre aktivistliği yaptı. Siyasi liderlik ve özel hayatını birlikte yürütemedi, eşinden ayrıldı. Hükümetin ağırlıklı olarak liberal politikaları benimsemesinde büyük etkisi var.

Lodewijk Asscher, Amsterdam’ın soylu bir hukukçu ailesinden gelme. Siyasette en bilinen özelliği özel yaşamından hiç ödün vermemesi: her sabah çocuklarını okula götürdükten sonra işine başlıyor ve her akşam yemeğinde evde bulunuyor. Hükümet içinde sosyal demokrat yaklaşımları dikkat çekiyor. PvdA’nın büyük çoğunluğu Asscher’ı sosyal demokratların başbakan olabilecek kalibredeki lideri olarak görmek istiyor.

PvdA üyeleri 24 Kasım ile 7 Aralık tarihleri arasında oylama yoluyla yeni liderlerini seçecekler.

Ama şimdilik görünen o ki PvdA’nın önümüzdeki genel seçimlerde tekrar bir sıçrama yapması için bazı taşların yerinden oynaması gerekiyor.

 

 

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans