Dilek Musluoğlu yazdı: Diploma!

DİPLOMA! Bu kelime çok şey ifade ediyor herkese, ama ne kadar değerli? Bu hayata bir kez geliyoruz, en azından ben öyle inanıyorum. Düşününce hayatımızın neredeyse yarısını okul sıralarında geçiriyoruz. Hatta kimi o sıraların ötesine geçebileceği zamanı göremiyor.

Üniversite mezunu olmak neden önemli, alt tarafı bir kâğıt parçası değil mi? Üniversiteye gitmemiş çok başarılı insanlar var. Hatta okuldan mezun olamayıp atılan ya da okulu terk edenler var. Bu durum o kişilerin zekâsında bir sorun olduğunu mu gösterir? Tabi ki hayır. Biraz önce dediğim gibi dünyadaki çoğu başarılı insanlar üniversite mezunu değil.

Peki biz neden bu kadar kendimizi yoruyoruz, sıkıntıya giriyoruz? Nedenini söyleyeyim ben size: Toplum baskısı. Biz Türkler olarak hep ‘çevre ne der’ düşüncesindeyiz.

“Aaaaa üniversite mezunu değil mi? Anne babasına yazık. Bu yaşa getirdiler, her şeyi verdiler, ama onun tek görevi mezun olmak iken o onu bile yapamadı.”

Ne yani bu çok mu önemli? Neden insanlar ne diyecek diye bu kadar düşünüyoruz? Onlar bunları söylerken hiç düşünüyorlar mı neden böyle oldu ya da karşı tarafın psikolojisini nasıl etkiler bu sözlerim diye? Tabi ki düşünmüyorlar, hiçbir zaman da düşünmeyecekler. Kimin ne yaşadığını, nasıl bir psikolojide olduğunu hiçbirimiz bilemeyiz.

Bizi toplum olarak gerileten şeylerin başında bu toplum baskısı geliyor. Amerika’da insanlar üniversiteye 30’larından sonra gidiyorlar, çünkü diploma ikinci planda. Önemli olan yaptığın iş hakkında ne kadar bilgin olduğu.

Üniversite bizleri geleceğe hazırlıyor diyorlar, ama merak ediyorum bizi hangi geleceğe hazırlıyor. Koyun sürüsü gibi sabah 9 akşam 5 çalışacağımız, eve gidince yorgun olup dışarıdan yemek söyleyeceğimiz ve bir süre sonra sinirler gerilip ev içi huzursuzların yaşanacağı bir geleceğe mi?

Bazen düşünüyorum ve hayal kuruyorum, Ege kıyılarında bir restoran açmışım, sevdiğim insanlar yanımda. Evet çok kazanamayacağım belki, ama kendi yağımda kavrulacağım. Zaten hiçbir zaman gözüm yükseklerde olmadı. 4 – 5 odalı evim olup sinir hastası olacağıma, stüdyo dairede kalıp huzur içinde yaşayabilirim. İşte bu hayalleri kuruyorum ve sonra üniversitenin ne kadar boş olabileceğini düşünüyorum.

Herkes üniversite mezunu olmak zorunda değil. Üniversite mezunu olmayanların bazen bazı konularda daha bilgili olduklarını ve dünyayı değiştirebildiklerini görüyoruz. Mesela bu yazıyı okuyor iseniz, büyük ihtimalle internetten, hatta telefonunuzdan okuyorsunuzdur ve cihazınız dokunmatik ekrandır. Unutmayın iPhone’un yaratıcısı Steve Jobs üniversite mezunu biri değildi, hatta üniversiteye başladıktan 6 ay sonra okulu bırakmıştı.

İşte bu yüzden bırakın komşu, amca, teyze, hala, kuzen yani akrabalar ve arkadaşlar ne der diye düşünmeyi. Siz hayal edin ve o hayalinizi gerçekleştirin. O hayaliniz için diploma gerekli ise o diplomayı alın, ama gerekmiyor ise ve okul sizi mutlu etmiyor ise bırakın başkası yapsın. Siz kendi hayallerinizin peşinde koşun.

 

   
      

 

 

© InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans