DSDF Başkanı Zeki Baran:”Babalar Türkiye’den bilet gönderiyor”

zeki baran rop

ROTTERDAM (İnterAjans) – Demokratik Sosyal Dernekler Federasyonu (DSDF) Genel Başkanı ve Rotterdam Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Zeki Baran röportajlar dizimizin ilk konuğu oldu. Hollanda’daki Türk toplumunun önde gelen isimleri arasında yer alan Baran, Göçmen İşçi Anıtı’ndan, ekonomik krizin toplumumuz üzerindeki etkisine, seçimlerden, ayrımcılığa kadar çeşitli konulardaki sorularımızı yanıtladı.

Zeki-Baran1-©-InterAjans

“BİR DÖNEM KAPANMALI”
-Zeki Bey, Göçmen İşçi Anıtı’na neden ihtiyaç duyuldu?
“DSDF’nin 2006 yılındaki genel kuruluna belediye meclisi üyesi olarak davet edilmiştim. Genel kurulda arzu edilen projeler gündeme geldi. Ömer Hünkar Ilık ‘artık burada göçmen işçilere de minnet duygularının ifadesi olarak bir anıt yapılması gerekiyor’ dedi. Çıkış noktası da şu idi. Artık bir dönemi kapatalım, yeni bir dönem açılsın. Çünkü göçmenliğin artık bitmesi gerekiyordu. Aynı zamanda göçmen işçiler bu ülkenin yeniden yapılanmasına katkı sağladı. Bu insanlara resmi bir teşekkür edilip, çocuklarına ve  torunlarına da ‘Artık siz buranın gerçek sahibisiniz, misafirlik bitti. Sizin burada haklarınız olduğu kadar sorumluluklarınız da var’ mesajı verilmeliydi. Ben bunu proje haline getirdim. Daha sonra belediyedeki arkadaşlarla tartıştık. Kültür sanat kurumlarına gittik. Düşüncemize olumlu yaklaşım gösterip böyle bir şeye ihtiyaç olduğunu ve her türlü desteği verebileceklerini söylediler. Anıta parasal destek Rotterdam’ın kendi olanaklarından sağlandı. Anıtın hemen hemen her şeyi bitti. Eylül ayında Afrikaander meydanına dikilecek. Ayrıca anıtın açılışından sonra toplumlararası kaynaşmaya güç katmak için bir de festival düşüncemiz var. Bu festival iki yılda bir mi olur, yoksa beş yılda bir mi olur daha henüz karar vermedik. Sirkeci’ye anıt yapılması istemimize önce evet dediler. Sosyal demokrat olduğumuzu öğrenince vazgeçtiler herhalde, hiç ses çıkmıyor. Sirkecinin tarihi dokusuna, mimarisine uygun bir şey yapılmasını istiyoruz. Bütün partiler bize farklı gözle bakıyorlar. Halen gurbetçi gözüyle bakmaktan kurtulamıyorlar. A’sı da B’si de aynı.”

Zeki-Baran2-©-InterAjans

GENİŞ KAPSAMLI KATILIM
-Beş yıl uzun bir süre değil mi?
“Aslında her yıl da olabilir ancak, Hollanda’daki ekonomik krizi de düşünerek, iki ya da beş yıl gibi bir düşüncemiz var. Çok geniş kapsamlı bir organizasyonun günümüz şartlarında her yıl altından kalkabilmek çok zor.”

ARA PERSONELE İHTİYAÇ VAR
-Meslek seçimi başlı başına bir sorun, uzun yıllardır okullar çok eleştiriliyor. Sizce çözüm ne olmalı?
“Devlet, eğitim ve iş dünyasını bir araya getirmediğimiz sürece bunu çözemeyiz ve bunun altında kalırız. İş dünyası bize hangi kalifiye elmana ihtiyaç duyduğunu söyleyecek, devlet ona yardımcı olacak ve eğitim kurumu da ona göre eğitimini verecek. Şu an Rotterdam’da yaklaşık 3 bin gencin diploma alması çok zor. Bunları çıraklık eğitiminden geçirip diploma vermek lazım. Çünkü hayata 1-0 yenik başlamamalılar. Eğer bunu yapamazsak, o çocuklar diplomasızlar ordusuna katılacaklar. Zaten en büyük sorun da bu. Biraz kafası çalışan çocuklarımızı doktor, mühendis ya da avukat yapmak istiyoruz. Olmazsa bürokraside çalışmalarından yanayız. Fraksiyon sekreterliği için yüksek okul mezunları müracaat etmeye başladı. Böyle şey olur mu? Gençler arasındaki işsizlikte yol bilmemek de bir faktör. Bu ülkede ara personele ihtiyaç büyük. Şimdi bu açığı Polonya’dan kapatmaya çalışıyorlar. Meslek okullarında da gençler iş olmayan alanlara yönlendiriyorlar. İhtiyaç duyulan alanlara insan yetiştirilmeli.”

Zeki Baran3 © InterAjans

“İNSANLARIN NEFESİ KESİLİYOR”
-Kriz bizim toplumu nasıl etkiliyor?
“İnsanların nefesi kesilmeye başladı. Anavatandan ümitlenmeye başladılar. Geri dönüşler yaşanıyor. İnsan eskiden annesini babasını özlediği zaman uçak bileti gönderir yanına getirtirdi. Biz onlara harçlık gönderirdik. Şimdi babalarımız Türkiye’den bilet gönderiyor ‘gelin çocuklar’ diyor. ‘Harçlığınızı gönderiyorum’ diyor. İnanın bu çok sık yaşanmaya başladı. Ekonomik kriz toplumu bu noktaya getirdi. Halk daralmış durumda. Ülkede 18 bin şirketimiz var diyoruz. Büyük bölümü aile şirketi olduğu için bu krizde ayakta duracak gibi. İnsanlar krize karşı direniyor. Aile şirketlerinin direnme marjları daha yüksek. Ama büyük firmalar her şeyi tehdit ediyor. Bir sürpermarket geliyor bütün mahalledeki esnafı bitiriyor.”

“KONU MANKENİ OLACAĞIZ”
-Önümüzdeki yıl Türkiye’de yapılacak seçimlere vatandaşlar buralardan da katılacaklar.
“Bizim oylarımız Türkiye ortalamasına gidecek. Biz sadece oy kullanabileceğiz. Yine konu mankeni olacağız. Avrupa’da ciddi oy potansiyeline sahibiz. Bu oy gücü sandığa yansıdığında Türkiye’de denge değişir. Oy potansiyelimizin tekabül ettiği milletvekili sayısı 10’un üzerinde. Bize bunun ne gibi faydası olacağını zamanla göreceğiz.”

Zeki Bakan - Yahudi örgütlerini hoşnut etmiyoruz  © InterAjans

Demokratik Sosyal Dernekler Federasyonu (DSDF) Genel Başkanı ve Rotterdam Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Zeki Baran, röportajımızın bugünkü bölümünde yaşanan ayrımcılıklara ilişkin düşüncelerini paylaşıyor.

-Anne Frank Türkçe okuyor etkinliğiniz çok ses getirdi. Biraz bundan söz eder misiniz?
“Bu da Göçmen İşçi Anıtı gibi Ömer Beyin düşüncelerinden biri. İlkini 2010 yılında Zuidplein tiyatrosunda düzenlediğimiz etkinlik gerçekten yoğun ilgi gördü. Toplumun her kesiminden insanlar bir araya geldiler. Sonraki yıllarda devam ettirdik. Sanırım Avrupa’da bir ilk oldu.”

-Bunu Yahudi örgütlerini hoşnut etmek için mi yaptınız?
“Hayır, hayır. Biz bunu Avrupa’da bir daha  böyle bir şeyin yaşanmaması için yaptık. Dün Anne Frank’tı  çatının arasında saklanan. Gelecekte Ayşe’nin o tavan arasında o kitabı yazmaması ve ırkçılığın ne kadar kötü ve yıkıcı bir melanet olduğunu ortaya koymak için bunu yapıyoruz. Çünkü ırkçılık dünyadaki en tehlikeli düşüncelerden biridir. İnsanlar renklerinden, inançlarından dolayı toplanıyor, trenlere bindiriliyor ve bir daha geri gelmiyorlar. Böyle bir acının bir daha yaşanmaması ve geçmişte yitirilenleri anmak için böyle bir etkinliği sürdürüyoruz.”

Zeki Baran11 © InterAjans

-Günümüzde ırkçılık bizi ne derece tehdit ediyor?
“Irkçılık her zaman var ve gelecekte de olacak. Irkçılığı birileri her zaman içinde taşıyor. Toplumların zayıf kaldığı ortamlarda devamlı ortaya çıkıyorlar. Örneğin şu an iş pazarında ırkçılık yapılmadığını söyleyebilir miyiz? Mümkün değil. Çünkü yabancı kökenli çocukların yüzde 25’i işsizken, mavi gözlü, sarı saçlı çocukların yüzde 10’u bile işsiz değil. İş müracaatlarında yaşananlar ortada. Mülakatta başarılı olan yabancı gence firma yöneticisi, ‘Seni iş yaptığım firmalara gönderemem, iflas ederim’ diyor. Mantık bu. Toplumsal sorunlar da siyasi malzeme olarak kullanıldığı için ırkçılık ciddi bir tehdit oluşturuyor.”

Zeki Baran10 © InterAjans

-İş pazarında yaşanılan ayrımcılıkla ilgili Rotterdam limanında yaptığınız bir çalışma olmuştu.
“Limanın bazı yerlerine girebilmeniz mümkün değil. Bazı bölümler dernek oluşturmuş, o derneğe üye olmayan o bölüme giremiyor. Tekel oluşturulmuş. Orada çalışmak için o derneğe üye olmanız lazım. Üyelik için de o işte 14 yıl çalışmanız gerekiyor. Rotterdam limanına yılda 2 bin işçi alınıyor ve bunların büyük bölümü kent dışından geliyor. Bizim çocuklarımız ise işsiz. Daha önce bahçelerde de inceleme yapmıştım ve her iki konuda hazırladığım raporlar parti içinde tartışılıyor. Raporlar çözümleriyle birlikte belediye meclisine gelecek.”

-Yahudiler ve eşcinseller konusundaki yaklaşımlarınızdan dolayı tepkiler de aldınız. Neler söylemek istersiniz?
“İnsana insan gibi davranılması lazım. Hollanda’daki Yahudileri Filistin sorunuyla karıştırmadan değerlendirmek gerekiyor. Çünkü Orta Doğu’da bir sorun var, o sorunun parçalarından biri Filistin, biri Ürdün, biri de İsrail. Bizim buradaki Yahudi vatandaşları bunun dışında değerlendirmemiz lazım. Biz sonuçta bu insanlarla beraber yaşıyoruz. Hatta çok daha ileri gideyim, çok daha başka bir şey söyleyeyim. Bugün çocuklarımızı çok rahat bir şekilde sünnet ettirebiliyorsak, bugün etlerimizi bir sürü baskıya rağmen halen helal kesebiliyorsak, bugün hastanelerde kendi adetlerimize uygun yemekler isteyebiliyorsak, bunları Yahudi vatandaşların bize kazandırdığını bilmeliyiz. Onlar da bir azınlık ve kesinlikle onlarla birlikte çalışmamız lazım. Eşcinselliğe gelince. Burada önemli olan insanın kendisi.

Zeki Baran12 © InterAjans

Onun bir yaşam biçimi var. Beğenirsiniz, beğenmezsiniz. Ama bu insanlar var. Bu insanları insan gibi görmemiz gerekiyor. Eğer ‘biz yaratılanı yaratandan ötürü severiz’ diyorsak. Biz onları da sevmek zorundayız. Bir politikacı olarak, bir federasyon başkanı olarak başka insanlara ne kadar yaşam alanı açıyorsam, ben onların da belediye meclisi üyesiyim, temsilcisiyim. Onlara da yaşam alanı açmak zorundayım. Onun Allah ile bir hesabı varsa kendi verir. Hepimizin olduğu gibi. İnancımız varsa, bir hesabımız var, vereceğiz. Ben böyle bakıyorum. Federasyonum da böyle bakıyor. Onların yaşam biçimleri bizden farklı olabilir. Biz onlar gibi olmak zorunda değiliz. Ama o yaşam biçimine istemesek de, başka düşünsek de, saygı duymalıyız. Hollanda’da 177 milletten vatandaş topluluğu içinde yaşıyoruz. Herkesin kendisine göre yaşam biçimi, yaşam alanı, saygı duyduğu kültürü, normları ve değerleri var. Bunlara da saygı göstermeliyiz. Bizim ne kadar hakkımız varsa, diğer insanların da o kadar hakkı var. Öyle bakmak lazım. Ailelerden isteğim, çocuklarına şunu anlatsınlar. Bizim kimse düşmanınız değil. Biz de kimsenin düşmanı değiliz. Bizim ortak bir yaşam alanı için mücadele etmemiz lazım. Kime ayrımcılık yapılıyorsa, onun karşısında dimdik durmamız gerekiyor. Böyle bir ülkede kimsenin düşman olmak gibi bir lüksü yok. Biz herkesi yanımıza alarak mücadelemizi sürdürmeliyiz.” 

ZEKİ BARAN KİMDİR?

1 Kasım 1964 tarihinde Yozgat’ın Çayıralan İlçesi’ne bağlı Söbeçimen köyünde dünyaya gelen Zeki Baran, lise eğitimini Çayıralan’da tamamladıktan sonra aile birleşimi yoluyla 1980 yılında Hollanda’da geldi.

Kentteki Le Baron adlı restoranda bir süre bulaşıkçılık yaptıktan sonra, 10 yıl boyunca bir lastik firmasında, süpermarkette ve matbaada çalıştı. Kardeşlerinin de çalışmaya başlamasının ardından 1990 yılında dil eğitimine, 1991 yılında da Rotterdam Sosyal Akademisi’nde eğitime başladı. 1 Kasım 2012 yılına kadar çeşitli alanlarda sosyal danışmanlık görevinde bulundu.

1998 yılında Sosyal Demokrat İşçi Partisi’ne üye olan Baran, 2000 yılında Rotterdam’ın Charlois İlçe Başkan yardımcılığına seçildi. Bu görevini Mart 2002’ye kadar sürdüren Zeki Baran, yerel seçimlerde tercih oylarıyla Charlois İlçe Belediye Meclisi üyeliğine seçildi. 2002-  2006 döneminde Meclis Grup Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Baran, 2006 yerel seçimlerinde Rotterdam Büyükşehir Belediye Meclisi’ne tercih oylarıyla girmeyi başardı. 2010 yılından bu yana Rotterdam Büyükşehir Belediye Meclisi üyeliği görevini yürüten Baran, partisinin grup genel sekreterliğini de yapmakta.

© InterAjans – Her hakkı saklıdır.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.