Ertan Torunoğulları: Dönüp aynaya bakmamız gerekmez mi?

ERTAN TORUNOGULLARI DONUP AYNAYA BAKMAMIZ GEREKMIYOR MUMerhaba sevgili İnterAjans okurları

Geçtiğimiz günlerde firmamızla ilgili bazı görüşmelerde bulunmak için ve Bakü’deki büronun açılışı dolayısıyla Azerbaycan’a gitmiştim. Azerbaycan’da kaldığım süre içerisinde Azeri dostlarımız ile hem güncel konular, hem de son dönemde Azerbaycan’da yaşanan gelişmeler ve sorunlar hakkında karşılıklı sohbet etme olanağı bulduk.

Burada bir gözlemimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Karabağ’dan dolayı Azerbaycan ile Ermenistan arasında ciddi sorunlar oluşmuş. Ermenilerin yaptığı zulümleri Azeri kardeşlerimiz hiç unutmamış zaten unutulması da düşünülemez. Azerbaycan’da kimle konuştuysam muhakkak ilk konu Karabağ oluyor. Ermenilerin Karabağ’da yaptıklarını anlatan mağdurlar, geride bıraktıkları toprakları ve yaşadıkları acıları saatlerce anlatıyorlar.

Azerbaycan ziyaretimde öğrendiğim bir başka gerçek ise gerek Azerbaycan gerekse de Ermenistan tarafından turistik amaçlı hiçbir gezinin olmaması. Azeriler Ermenistan’a gitmiyor, Ermeniler de Azerbaycan’a gelmiyor. İki ülke arasındaki bu gerginliğin uzun yıllar sürmesi bekleniyor.

Ermeniler her yıl olduğu gibi bu yıl da 24 Nisan tarihinde bütün Avrupa’da ve Amerika’da aktiftiler. Ermeni diasporası ve Ermeni lobileri hareket halindeydi. Hollanda da bunlardan nasibini aldı. Ermenilerin Almelo’da diktikleri anıt Hollanda’daki STK’larımızı harekete geçirdi. Bu konuda ne kadar etkili olduk, olacağız bunu zaman gösterecek.

 

Bilindiği üzere önümüzdeki yıl sözde Ermeni soykırımının yüzüncü yılı. 2015 yılında Ermeniler yüzüncü yıl münasebetiyle bu olayın alt yapı çalışmalarını çok güzel yapıp, dünyaya mağduru oynayacaklar.

Peki biz ne(ler) yaptık?

Ermenilerin Almelo’da diktikleri anıt konusunda biz ne yaptık, toplum olarak gereken tepkiyi yeterince gösterebildik mi? Hollanda mercilerine yönelik bu konuda lobi çalışmasını yeterince yaptık mı? Bütün bu sorular yanıt bulmalıdır. Amerika’ya, Fransa’ya kızmak yerine özeleştiri yapmamız gerekir. Hollanda’da sayılar 4 ile 5 bin civarında olduğu tahmin edilen Ermeniler karşısında Hollanda’da yaşayan yarım milyondan fazla Türk toplumu olarak ne yaptık?

Birçok sivil toplum kuruluşumuz var. Den Haag kentinde protesto amaçlı yapılan mitinge sayıları yok denecek kadar az (350 kişi) insanımız katıldıysa, başkalarına kızmaya hakkımız yoktur. Dönüp aynaya bakmamız gerekmez mi?

Şayet bu işin hakimi ABD, Fransa ve AB olacaksa, size eskilerin anlattığı bir hikayeyi aktarmak istiyorum. Bilindiği üzere Osmanlı döneminde hakimlere kadı deniyordu. İstanbul’da kadı efendi bir fırının önünden geçerken burnuna güzel kokular gelmiş. İçeri baktığında tezgahta tepsi içinde nar gibi kızarmış, sahibini bekleyen bir ördeği görmüş. Kadı fırıncıya “ben bunu aldım” demiş. Fırıncı, kadıya itiraz etme şansı olmadığı için ördeği paketleyip vermiş. Daha sonra ördeğini almaya gelen müşterisine fırıncı boynunu büküp, “ördek uçtu” deyince başlayan tartışma kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, ördek sahibine destek çıkan bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarmış.

Düşmanların ikiye yükseldiğini gören fırıncı kaçmaya başlamış. Bir duvardan atlarken farkında olmadan hamile bir kadının üzerine düşmüş. Kadın bu esnada çocuğunu düşürdüğü için kadınının kocası da fırıncının peşine düşmüş. Peşindeki öfkeli üç kişiden kurtulmaya çalışan fırıncı, koşarken yol kenarında uyumakta olan bir merkebin kuyruğuna basmış ve merkebin sahibi Yahudi kızıp, fırıncının peşine düşmüş. Sonunda zaptiyeler hepsini yakalayıp kadının karşısına çıkarmışlar. Kadı sırasıyla sormaya başlamış. Ördeğin sahibi “Bu adam ördeğimi iç etti” demiş. Fırıncı ise “Ördek uçtu” diye cevap vermiş.

Kadı kara kaplı defteri açmış, “Ördeğin karşılığında tayyar yazılı. Tayyar uçar anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değildir” diyerek fırıncının beratına karar vermiş.

Kadı, gözü çıkmış gayrimüslim vatandaşa, “Her kim bir gayrimüslimin iki gözünü çıkarırsa o da bir Müslüman’ın tek gözünü çıkara” demiş. Davacı kadıya sormuş, “Dava ne olacak?” Kadı, “Şimdi fırıncı senin diğer gözünü de çıkaracak, daha sonra biz de fırıncının tek gözünü çıkaracağız” diye yanıt vermiş. Bunu duyan gayrimüslim vatandaş şikayetinden vazgeçmiş.

Kadı bebeğini kaybeden kadının kocasına, “Tamam, sen eşini vereceksin, bu adam da yerine yenisini verecek. Kara kaplı kitap böyle diyor” demiş. Bunu duyan adam da davasından vazgeçmiş.

Son olarak “Senin şikayetin nedir?” diye soran kadıya Yahudi, “Ne diyeyim kadı efendi, adaletinle bin yaşa” diye cevap vermiş.

Şayet 2015 yılında gelişecek olaylarda kadı ABD veya AB olursa, Türkiye yukarıda verilen örnektekilerin durumuna düşebilir!!!

Herkesi sağduyuya davet ediyorum. Bir dahaki yazıda buluşmak üzere hoşça kalın diyorum.

 

 

 

Ertan Torunoğulları, Edelstaal Group Yönetim Kurulu Üyesi
Elektronik posta adresi: ertantorunogullari@hotmail.com

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.