Ertan Torunoğulları yazdı: Benim için özel ve güzel bir gün

6 MAYIS belki çoğumuza bir şeyler hatırlatmasa da, benim çocukluk ve gençlik anılarımı süsler. Dini inanç gibi benimsediğimiz, birçok alışkanlıklarımızı eğlence haline getirdiğimiz bir gündür Hıdrellez.

Hızır ve İlyas peygamberin, Hıdrellez adı verilen 6 mayıs gecesi bir gül ağacının altında buluşup, görüştüklerine ve tekrar insanların yardımına gittiklerine inanılır. Bu günde dilek ve isteklerimizin gerçek olacağına dair yaygın inançlar vardır.

Kuran’da Kehf süresinde Musa ve bir gencin olayı anlatılmakta. Olayın geçtiği yer, “iki denizin birleştiği yer” olarak ifade edilir. Uzun bir yolculuk sonrası Musa peygamberin beraberindeki gencin yemek için getirdikleri balığı kaçırdığı anlaşılır ve izlerini takip ederek geri dönerler. 65.ayette, “Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik” denir. Bu kişinin Hızır olduğu düşünülür. Hızır’ın adı Kuran’da doğrudan geçmez, ancak peygamber olması muhtemel kişiler arasında yer alır.

Efsaneye göre, Hızır ve İlyas ab-ı hayat suyunu, yani içene ölümsüzlük sağlayan suyu bulmaları için kral tarafından görevlendirilirler. Kimi anlatımlara göre Hızır ile İlyas kardeştir. Kral kendilerine, “Bana ab-ı hayat suyunu bulup getirmezseniz ikinizi de öldürürüm” der. Hızır ve İlyas dağ, taş demeden günlerce dolaşır ve yorgun düşerler. Karanlık çökünce de bitkin bir halde uyuyup kalırlar. Hızır rüyasında ab-ı hayat suyunun yerini görür. Bir coşkuyla uyanır ve İlyas’ı da uyandırıp ab-ı hayat suyunun olduğu yere giderler. Hızır, “Kral bu suyu içerse ölümsüz olacak ve insanlara hep zulmedecek” diye düşünür. Hal böyle olunca krala götürmekten vazgeçip ab-ı hayat suyunu kendileri içerek ölümsüzleşirler.

Hızır kimine göre kâmil insandır, ermiştir. Hızır halk inançlarında, darda kalan kalbi temiz insanların yardımına koşar. İnsanlara bolluk, bereket sunar, bitkilerin yeşermesini sağlar. Hızır, ak sakallı, bastonlu ve beyaz elbiseli yaşlı biri olarak anlatılır. Hatta evleri dilenci kılığında dolaştığı rivayet edilir. Ninelerimiz “Rabbim seni korusun, Hızır yoldaşın olsun” diye dua ederler.

Hıdrellez günü mahallemizde telaşlı bir koşuşturma olurdu. Anneler hazırladıkları hamur işlerini, yeşil mercimekle yapılan sıkma bulgur köftelerini, küçük tüpleri, kap kacakları ve bir de çocukları binanın önünde duran kamyonetin arkasına yerleştirmekle uğraşırlardı. Her zaman olduğu gibi getir götürleri çocuklar yapardı.

Hıdrellez gününün en şanslıları bekar olan ablalarımızdı. Ablalara kıyaklık bir gün öncesinden başlardı. Ablalara ev süpürtülmez, iş gösterilmez, hatta bulaşık bile yıkatılmazdı. Onlar bu özel günün kendilerine sunduğu avantajların keyfini çıkartırlardı. Bütün bunlar Hıdrelleze özel inanç ve alışkanlıklardı.

Bindiğimiz arabalara pikap denirdi. Asıl adı pick- up olan bu arabaların üstü açıktı. Cümbür cemaat yerleştikten sonra, küçük de olsa bir dereceği olan piknik alanına şoförün seçtiği ve sesini zor da olsa duyduğumuz müziğe eşlik ederek, eğlenerek giderdik. Genç, ihtiyar, çoluk çocuk herkes yorulana kadar eğlenirdi.

Hıdrelleze özel inançlar vardı. Bunlardan biri salıncak kurup sallanmaktı. Mis kokulu çiçekler, ılık meltemin tenini, ruhunu okşaması ve sallandıkça günahların da döküleceği inancının verdiği o muhteşem his, insanı bir tüy gibi hafifletirdi.

Taze süt alınıp, her derde deva olduğuna inanılan dualı yoğurt mayalanırdı. Süt kaynamaya başladığında dualar okunur, ev halkına sağlıklı, huzurlu ve güzel bir yıl geçirmesi dilenirdi.

Özel inançların bir diğeri ise bir gün önce beyaz kağıda yazılan dilek ve temennilerdi. Kağıtlar cılız akan deredeki suyun akıntısına bırakılmadan önce gözler son kez kapatılırdı ve dilekler yürekten gelen sessiz yalvarışlarla hayallere kavuşmanın verdiği huzurun tebessümüyle suya bırakılırdı. Hayallerine kavuşmanın tek şartı bir dahaki Hıdrelleze kadar herkese iyi davranmaktı: YALAN SÖYLEMEYECEKSİN, KENDİNE YAPILMASINI İSTEMEDİĞİNİ BAŞKASINA YAPMAYACAKSIN. Ebeveynlerimiz bunları öğretmişti. Bugün Anadolu topraklarında kutlanılıyor olsa da biz Hıdrellezi çocuklarımızla kutluyor muyuz?

6 Mayıs Hıdrellez kutlamaları bir ritüel olarak algılansa da, benim için özel ve güzel bir gündür.

 

 

Ertan Torunoğulları, Edelstaal Group Yönetim Kurulu Üyesi

 ertantorunogullari@hotmail.com

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans