Ertan Torunoğulları yazdı: Görev ve sorumluluk

Merhaba değerli İnterAjans okurları,

Bu yazımda görev ve sorumluluk bilinci ile ilgili görüşlerimi ve önerilerimi anlatmaya çalışacağım.

Ait olduğumuz coğrafyada insanların görev anlayışını, görev bilincini ve sorumluluk duygusuyla nasıl hareket edildiğini bazı örnekleriyle ele alacağım. Yazımda bir genelleme yapmak istiyorum. İstisnalar kaideyi bozmaz ama aşağıdaki olaylar yaşanmış olaylardır.

Zaman zaman düşünüyorum, bizde bazı işler niye böyle oluyor diye. Somali’de yüzlerce kişinin ölümüne neden olanlar, hiç bir ceza almadıkları gibi bir de görevlerinde terfi etmişlerdir.

Ne yazık ki ülkemiz Türkiye’de de aynı durum söz konusu.  Sorumsuz davranan görevlilerin genellikle cezalandırılmadıkları gibi, terfi ettirilerek ödüllendirilebildiklerini görüyoruz.

Bu konuda Uzakdoğu’dan bazı dersler almamız gerekiyor. İzmit’te inşası süren Körfez Geçiş Köprüsü’nün 2 işçisi, köprünün taşıyıcı tellerinin kopması sonucu hayatını kaybedince, bu işlerin teknik sorumlusu Japon mühendis, bu olaydan kendisini sorumlu tutmuş ve duyduğu üzüntü nedeniyle intihar etmişti.

Japon mühendis bıraktığı veda mektubunda, hatanın kendisinden kaynaklandığını ve olayın sorumlusu olduğunu belirtmişti.

Böylesi bir olay bizde yaşansaydı, sorumlu kişi muhtemelen terfi ederdi. Elbette kimsenin kendisini öldürmesini istemeyiz. Ancak böylesi olayların sorumluları en azından hatalarını kabul etmeyi ve istifa etmeyi bilmelidirler.

Buna şu hikayeyi örnek olarak vermek istiyorum:

Yeryüzünde yaşayan yaşlı bir çiftçi, bir gün Tanrı’ya giderek ondan isteklerinin olduğunu söyler. Tanrı’ya, “Sana söylemem gereken bir şey var. Sen çiftçi değilsin, çiftçiliğin hiçbir şeyini bilmiyorsun. Öğrenmen gereken bir şey var. Bana bir yıl süre tanı, işlerin benim istediğim gibi gitmesine izin ver ve ne olacağını gör” demiş. “Ortada yoksulluk diye bir şey kalmayacak” diyen çiftçiye Tanrı bir yıl süre vermiş. Çiftçi güneş istemiş, güneş çıkmış, yağmur istemiş, yağmur yağmış, ne istediyse olmuş ve sonunda hasat zamanı gelmiş… Çiftçi bir de bakmış ki buğday başakları boş. Çok şaşırmış ve Tanrı’ya “Ne oldu, ben nerede yanlış yaptım da buğdaylar böyle oldu?” demiş. Tanrı, “Mücadele etmediğin için böyle oldu. İşine ruhunu ve bedenini katmadın. Her şeyi benden bekledin” yanıtını vermiş.

Ülkemizde günün birinde biri çıkıp “Ben yanlış yaptım, istifa ediyorum. Yaptığım hatalardan dolayı beni affedin” dese ne olur? Ne olduğunu geçenlerde hep birlikte gördük. “Hata yaptım, istifa ediyorum” diyen hakem Deniz Çoban’ın başına gelenleri hepimiz biliyoruz. Toplumun bir kısmı onun bu tavrını hoş karşılasa da, çoğunluk ne yazık ki hakkında adeta bir linç kampanyası yürüttü.

Sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler temennisiyle.

 

Ertan Torunoğulları, Edelstaal Group Yönetim Kurulu Üyesi 

ertantorunogullari@hotmail.com

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

 

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans