Ertan Torunoğulları yazdı: Önyargılarımız…

KÜÇÜK bir kız elinde iki elma tutuyormuş. Annesi yanına gelmiş, yumuşak bir ses tonuyla kızına gülümseyerek;

“Hayatım, elmaların birini bana verir misin?” diye sormuş. Küçük kız bir an annesine bakmış ve elmalardan önce birini sonra ötekini ısırmış. Bunun üzerine, her ne kadar gülümsemeye çalışsa da annesinin yaşadığı hayal kırıklığı yüzünden okunuyormuş. Bu bencilliği kızına yakıştıramayan anne tam konuşmaya hazırlanıyorken, küçük kız ısırdığı iki elmadan birini annesine uzatmış ve; “Al anneciğim, bu elma daha tatlı, sen bunu ye” demiş.

Öyle sanıyorum ki, hikayenin sonu, bir çoğunuzun gözlerini doldurmuştur. Tıpkı benim gibi…

Türk Dil Kurumu Sözlüğünde şöyle tanımlanıyor önyargı; “Bir şeyi yeterince bilmeden, varılmış kanı; önceden verilmiş yargı.”

Bir kimse ya da bir olayla ilgili yeteri kadar bilgi sahibi olmadan, önceden düşünülen bir takım yargılara veya kararlara varma durumudur” şeklinde tanımlamak da mümkün aslında önyargıyı.

Aslına bakacak olursanız, hepimizin çok iyi bildiği gibi, önyargılar yaşamın bir parçasıdır. Ancak çoğu kez önyargıların kendimizde var olduğunu kabul etmekte zorlanırız. Araştırmalara göre, bizim kişiliğimize benzer olan insanlara karşı daha az önyargılı, bizim kişiliğimizle farklı olan insanlara karşı daha fazla önyargılı yaklaşıyoruz. Yani, farklılık ne kadar çoksa, insanoğlu o kadar önyargılı davranmaktadır.

Haddinden fazla önyargılı olmak, bir insanın hayatın tüm zevkini yakalamasını önler. Her zaman sıradan ve klasik olanı seçmeye yöneltir insanı. Böylece farklı tatları tanıma şansı kalmaz insanın.

Sonuç olarak; önyargılarınızı mutlaka analiz edin ve ne kadar zarar verici olabileceklerini görün. Kendinize şu soruyu sorun: “Önyargımın kaynağı mantıklı ve geçerli mi?” Bu sorunun yanıtı çoğu zaman “hayır” olacaktır. Önyargılarınızı bir kenara itin. Önyargılarımızın gerçek temellerini gördükten sonra aklımıza her gelişlerinde, bunları bir kenara itmek alışkanlık halini alacaktır. Önyargılarımızdan kurtulmanın yararları, kişileri ya da olayları daha doğru değerlendirebilme becerisini kazanmanın çok ötesindedir. Önyargılardan arınmış bir bakış açısı insanları doğru değerlendirmemize olanak vereceği için kendimizi birden bire daha çok insan ile ilişki ve diyalog içinde buluruz.

Önyargılar, geçmişte aldığımız mesajların yarattığı ve gelecekte ne olacağı korkusu tarafından ateşlenen yanlış görüş ve düşüncelerdir. Unutmayalım ki; geçmişteki mesajlardan ve gelecek korkusundan kendimizi kurtarabilirsek, vizyonumuz berraklaşır ve önyargılarımız, başka insanlara saygılı ve anlayışlı davranma becerimizi zayıflatamaz…

Önyargısız, mutlu ve huzurlu günler dileklerimle…

 

Ertan Torunoğulları, Edelstaal Group CEO’su
ertantorunogullari@hotmail.com

 

 

 

 

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans