Ertan Torunoğulları yazıyor: Dini kullanan ve bundan nemalanan insanlar…

ERTAN TORUNOGULLARI DINI KULLANAN VE BUNDAN NEMALANAN INSANLARMerhaba değerli İnterAjans okurları,

Bu yazımda sizlere tarihten örnekler vererek, son zamanlarda ülkemizin çevresinde yaşanan bazı sorunlara parmak basmaya ve bunları irdelemeye çalışacağım.

1402’de yapılan savaşta Yıldırım Beyazıt, Timur’a esir düşer, Yıldırım Beyazıt savaş sonrasında esir olarak Timur’un huzuruna getirilir. Huzura gelen Beyazıt, kendisine bakıp, bakıp gülen Timur’a, “Esir birine niye gülersin?” diye sorar.

Timur soruyu şöyle yanıtlar: “Ben içinde bulunduğumuz duruma gülüyorum. Benim gibi topal biri, senin gibi kör biri bu dünyaya sığamadık, ama bu küçük çadıra sığdık. Ona gülerim.”

İki liderin arasında geçen bu konuşmada da vurgulandığı gibi dünya büyük, ama ne yazık ki insanoğlundaki hırs ve çıkar beklentisine eklenen iktidar kavgaları insanları olumsuz etkilemekte.

Hayatlar sona ermekte, Orta Doğu kan gölüne dönmekte ve bu işe soyunan aktörler ise cüretlerini her geçen gün arttırmaktadırlar.

Ülkemiz Türkiye’nin etrafındaki ülkelerde kan ve gözyaşı artmaktadır. Hırs, nefret, karşısındakine yaşam hakkı tanımama, farklılıklara katlanamama ve hoşgörüsüzlük kol gezmekte, zalimler, kan içiciler masum insanların canını almakta ve binlerce insan yurtlarından, mekanlarından, evlerinden zorla göç ettirilmektedir.

Komşu ülkelerimize baktığımızda, özellikle Orta Doğu’da gelişen olaylara baktığımızda maalesef kan, kin ve nefret görüyoruz. Ne yazık ki bu olayların tümü İslam ülkelerinde yaşanıyor.

Haber programlarında bölgeden yayınlanan görüntüler, insanın kanını donduracak nitelikte. Farklı olanlara katlanamayan “Allah-u Ekber” diye bağırıp katliam yapıyorlar. Bu insanlar bu katliamları ne yazık ki Allah adına yaptıklarını söylüyorlar. Bu nasıl bir iştir. Bu nasıl bir cehalet ve gözü dönmüşlüktür.

Karşısındakine yaşam hakkı tanımamak, Allah adına onun canını almak hangi vicdana sığar.

Hani dinimizde Allah’ın verdiği canı Allah alırdı.

Burada bunu üzülerek yazıyorum. Güzel dinimizi her grup kendine göre kullanmaya, bundan rant yapmaya ve nemalanmaya çalışmaktadır.

Televizyon kanallarındaki dini programlara baktığımızda durum farklı değil. Bu programlara çıkan bazı alimler ve hocalar, bu işi Allah rızası için yapanları tenzih ederek söylüyorum, reyting peşindeler ve yurt dışında program yapmak için bir işçinin bir aylık maaşının 5-6 katını istemekteler.

Dini kullanan ve bundan nemalanan bu insanları Allah’a havale ediyorum.

İslam coğrafyası ne yazık ki kan ve gözyaşı ile boğuşmaktadır.

Bölgemizde şimdi de IŞİD diye yeni bir grup çıktı. İslam adına terör estiren bu grup Irak’taki zalimce uygulamaları ile bu ülkede yaşayan herkese adeta kan kusturmaktadır.

Irak halkı herhalde Saddam zamanında bile böyle olaylar yaşamamıştır. Geçtiğimiz günlerde izlediğim bir haber programında konuşun bir Iraklı, “Saddam dönemini arar hale geldik” diyordu.

Allah Irak halkının yardımcısı olsun. Bu ülkede yaşanan gelişmelerin nedenini bir Iraklı’ya sorsak, büyük bir ihtimalle “Dış güçler yapıyor” der.

Evet, siz sorunlarınızı kendi aranızda çözemezseniz, bunun sonuçlarına da katlanmak zorunda olursunuz.

Orta Doğu ülkelerine baktığımızda hepsinin birbiriyle uğraştığını ve düşman kardeşler olduklarını görmekteyiz. Bu ülkeler arasındaki sorunlar bir türlü bitmemekte.

Orta Doğu’da yüzyıllardan beri süre gelen sorunlar hâlen dünya gündeminde. Bu sorunların kısa vadede çözümü de beklenmemekte.

Biz de komşu ülke olarak bu bölgedeki gelişmelerden elbette etkileneceğiz.

Orta Doğu ile ilgili olarak yüz yıllar önce ünlü İslam komutanı Selahattin Eyyûbi ile Haçlı ordusu komutanı Balian arasında şu meşhur konuşma geçer:

Selahattin Eyyûbi, Kudüs’ü Haçlı ordusundan aldıktan sonra şehrin Müslümanlara tesliminde iki komutan arasında geçen konuşmaya tarihçiler şu notu düşmüşlerdir.

Balian, Selahattin Eyyûbi’ye sorar, “Sence savaş bitti mi?”

Selahattin Eyyûbi, “Dünya var oldukça, Orta Doğu’da kan, gözyaşı ve savaş hep olacaktır” der. (1)

Değerli okurlar, Selahattin Eyyûbi’nin bu sözleri maalesef hâlâ geçerliliğini koruyor. Selahattin Eyyûbi bu sözleri yüz yıllar önce adeta bugünleri görerek söylemiş.

4 büyük dinin çıktığı bu bölgede peygamberler döneminden bugüne hep savaşlar olmuştur, olmaktadır ve olacaktır.

Dünyadaki nimetlerin dostluk ve barış içerisinde insanların mutluluğu için paylaşılacağı güzel günlerin gelmesi dileğiyle herkese iyi tatiller diliyorum.

Bu yazım vesilesiyle buradan tüm İslam aleminin ve dostlarımın Ramazan ayını kutluyorum. Sağlıklı, mutlu, savaşların ve gözyaşının olmadığı nice güzel günlere .

 

(1)Kaynak : Selahattin Eyyubi’nin Hayatı adlı kitabı

 

Ertan Torunoğulları, Edelstaal Group Yönetim Kurulu Üyesi

 

 ertantorunogullari@hotmail.com

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.