Filozof Kant ve ahlak, ahlaklı olmak…

AHLAK… Günlük hayatta sıklıkla duyduğumuz bir kelimedir… İyi ve kötünün ne olduğu, neyin doğru neyin yanlış olduğu, neyi yapmak veya neyi yapmamak gerektiğine ilişkin sorular ahlaki sorulardır. Ahlak felsefesini detaylı olarak ilk ele alan Sokrates’tir… Sokrates, insanların ruhlarında saklı ahlaksal yargıların varlığına inanır. Sokrates’e göre insanı kötülüğe sürükleyen bilgisizliğidir: ‘Kimse bilerek kötülük yapmaz.’ Bilgi edinen kişi eylemlerinde iyiye yönelir… Sokrates’e göre ahlak, amacı iyi ve iyilik olan bir düşüncedir. Sokrates’in felsefesi temelde bir ahlak, bir yaşam felsefesidir. Ancak bu felsefe insanlara belli ahlak normları sunmaz, belli yaşam yolları göstermez…

Antik dönemden itibaren hemen tüm düşünürler ahlak felsefesi üzerinde fikirler ileri sürmüşler… Bunlardan biri de Immanuel Kant’tır. Alman felsefesinin kurucularından… Kant, ‘Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi’ isimli kitabında, ‘Ahlaklılık nedir?’ sorusuna cevap aramıştır. ‘Pratik Aklın Eleştirisi’ adlı eserinde ise ‘Ahlaklılık nasıl olanaklıdır?’ sorusunu cevaplandırmıştır. ‘Pratik Aklın Kritiği’ adlı eseri ise onun ahlak felsefesini yansıttığı ana eseri olarak kabul edilir.

Kant eylemlerin ahlaki değerlerinin yargılanmasında bir kavram arar. Kant’a göre ahlaksal eylemin amacı ‘ödev’dir. Kant için bir eylemi ahlaki yapan, onun şu veya bu amaca yararlı olması değil, ödev olarak benimsenmiş olmasıdır. Bir başka deyişle asıl olan bir davranışın ödevden ve dürüstlük ilkesinden dolayı gerçekleştirilmesidir.

Kant’a göre çıkar gözetmeden yapılan eylem (ödevden doğan) ahlaklıdır. Örneğin, trafik polisinin olduğu bir yerde, kırmızı ışık yanınca duran şoför, trafik polisi olmadığı zaman da hatta gecenin ortasında, etrafta hiç kimse yokken bile ödev ahlakının gereği olarak kırmızı ışıkta durabilmelidir. Kırmızı ışıkta durma nedeni ceza almamak, kameraya yakalanmamak vb. sebeplerden ise bu eylem Kant’a göre ahlaksızca bir davranıştır, çünkü davranışın temelinde çıkar vardır.

Kant’a göre evrensel ahlak yasası mümkündür. Bu yasa içimizde var olan iradeyle gerçekleşir. İnsanlar günlük yaşamda vicdanlarının sesine uyarak bir davranışı iyi ya da kötü kabul ederler… Yani insan kendi ahlak yasasını kendi belirler. Ancak insan bir davranışın iyi, bir başkasını kötü olarak değerlendirirken hangi ölçüyü aldığının hesabını verebilmelidir… Bu, ahlaki eylemin temel şartıdır. Bu ahlak yasasına uymak zorunluluk değil, bir ödevdir. Ödev insana başkası tarafından değil, bizzat kendisi tarafından, kendi vicdanı tarafından verilir. İnsan kendi ödevini kendisi oluşturur. Kant’ın bu düşüncesine ödev ahlakı denir.

Amerikalı romancı, hikâye yazarı, gazeteci Ernest Hemingway’i hemen herkes bilir. 20.yüzyıl kurgu romancılığını etkilemiştir. Nobel ve Pulitzer Ödülü sahibi yazarın ‘Yaşlı Adam ve Deniz’, ‘Çanlar Kimin İçin Çalıyor’ gibi birçok eseri bugün Amerikan edebiyatının başyapıtlarından kabul edilir. Hemingway ahlak konusunu çok basit tarif ediyor ve şöyle diyor, ‘Ahlak konusunda inandığım ilke şudur; bir şeyi yaptıktan sonra kendini iyi hissediyorsan o ahlakidir; eğer kendini kötü hissediyorsan o gayr-i ahlakidir.’

Bu yazı için faydalandığım bazı kaynaklar şunlar:

– Kant’ın Felsefesi, Takiyettin Mengüşoğlu (çev.), Doğu Batı Yayınları, Ankara 2012,

– Doğan Özlem, Kant Üstüne Yazılar, Notos Kitap Yayınevi, İstanbul 2015

– Bedia Akarsu, Ahlak öğretileri I-II, Remzi Kitabevi, İstanbul 1982,

 

Halit ÇELİKBUDAK

Halit Celikbudak / hcelikbudak@gmail.com

 

              

 

© InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans