Geniş açıdan bakmak…

TÜRKİYE Cumhuriyeti’nin 95. Yıldönümü 29 Ekim 2018’de Türkiye’de ve yurt dışındaki temsilciliklerde coşkuyla kutlandı.  Yurt içinde ise çifte kutlama vardı. İstanbul’un yeni havalimanı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından törenle açıldı. Erdoğan, ‘Bugün iki büyük mutluluğu bir arada yaşıyoruz. Dünyanın en büyükleri arasında yer alan İstanbul Havalimanımızın açılışını yapıyoruz. Bunun yanında Cumhuriyetimizin 95’inci yıldönümünün gururunu yaşıyoruz’ dedi.

Değerli dostum Doğan Hızlan’ın 30 Ekim günü Hürriyet’teki köşe yazısını hatırlatmak istiyorum… Hızlan şöyle diyor…  ‘Cumhuriyet’in özellikleri, getirdikleri, siyasal ve toplumsal açıdan gazetelerde ve televizyonlarda anlatıldı, yazıldı. Ancak yeni rejimin kültür/sanat/edebiyat/müzik alanında yaptıkları yenilikler söz konusu olduğunda bu yenilenmenin, Avrupa’ya yönelmenin Tanzimat’tan bu yana çizelgesini ortaya koymazsanız eksik kalır ve yanlış anlaşılır.

Elbette Cumhuriyet’in siyasal, toplumsal tarihini öğrenmeliyiz ama bu doğrultuda sanata yansıyışını da kulak ardı etmemeliyiz. Coşkunun ardındaki kültürel değişimi de irdelemeliyiz. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’ndan tutun Devlet Tiyatroları’na, Opera ve Bale’ye uzayan çizgi bunun kanıtıdır. Rejim değiştiğinde, Batı kültürünün tekniği ile Doğu kültürünün içeriğini birleştirme girişimleri arttı, daha doğrusu devletin kültür politikası bu anlayış üzerine biçimlendirildi.

Değişime karar veren liderler, kişisel zevklerini terk ederek, olanın yerine olması gerekeni koyarlar. Çünkü siyasal rejimin yerleşmesi için onu besleyen bir kültürün olması, bunun yaşama biçimine dönüştürülmesi gerekir.’

Dostum Hızlan özetle şöyle devam ediyor… ‘Cumhuriyet kültürünü bir bütün halinde algılayacaksak, geçmişle gelecek, bugünle dün arasındaki geçişleri gündeme getirmeliyiz. Cumhuriyet’i anlamak için elbette Kurtuluş Savaşı edebiyatını okumak zorunluluğunu tartışmam. Atatürk’ü tanıyan, onun yanında bulunanların eserleri birer edebiyat ürünü olduğu kadar canlı tanıklık örnekleridir. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Halide Edip Adıvar, Falih Rıfkı Atay daha sonraki çalışmalarda Hasan İzzettin Dinamo ve Köy Enstitülü yazarlar. Hiç kuşkusuz Cumhuriyet’in ilk kuşağının çeşitli alanlardaki temsilcilerinin Cumhuriyet kültürünün yerleşmesi, ilerlemesi içindeki yerlerini unutmamalıyız. Tarihi okuyalım ama bu tarihin eşliğinde Cumhuriyet’in sanat/edebiyat/kültür/müzik politikasını, onun bugünü etkileyişini de çalışmalarımızda göz önünde bulunduralım.’ Bence dostum Doğan Hızlan’ın yazdıklarında fazla bir şey eklemeye gerek yok sanırım…

Halit ÇELİKBUDAK

hcelikbudak@gmail.com

 

 

                  

 

© InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans