Gerginlik giderek tırmanıyor

EVET MI HAYIR MI FOTO WIKIPEDIAAMSTERDAM (İnterAjans) – Türkiye ile Hollanda arasında giderek artan gerginliğin yumuşatılmasını hedefleyen açıklamalar yeni tartışmalara neden oluyor.

Hollanda Dışişleri Bakanı Bert Koenders, Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yaptığı telefon görüşmesinde Hollanda devletini ya da siyasetini hedef alan eleştirilere katılmadığını söylediğini bildirirken, Hollanda parlamentosunun alt kanadını oluşturan Temsilciler Meclisi’nde milletvekilleri, “Çift mesaj da veriliyor olabilir. Diplomatik mesajda ‘böyle demek istemedik’ denirken, internet sayfasında ise Hollanda’daki Türk toplumu tehlikedeymiş gibi bir tablo sergilenmekte”, “Bekleyelim ve (Türkiye Dışişleri Bakanlığı) internet sayfasında düzeltme yayınlayacaklar mı yayınlamayacaklar mı bir bakalım” ifadelerini kullanmışlar, ayrıca telefon görüşmesinin notları ile Türkiye ve Hollanda hükümetlerinden konu hakkında yazılı açıklama istediklerini belirtmişlerdi.

Özel kanallardan RTL’e açıklamalarda bulunduğu belirtilen Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcünün, Türkiye’nin, “saldırgan” ve “ırkçı” olarak tanımladığı Hollanda’nın uyum politikasıyla ilgili açıklamanın arkasında durduğunu söylediği belirtildi. RTL muhabiri Marloes de Koning, görüştüğü sözcünün Ankara’nın kesinlikle geri adım atmadığını belirttiğini ve “Açıklama aynen kalıyor. Biz neye inanıyorsak onu söyledik. Bu son derece açık ve anlaşıldığına inanıyoruz” ifadesini kullandığını kaydetti.

Volkskrant gazetesi ise Lahey Büyükelçiliği’nden bir sözcü tarafından yapılan açıklamada, “Türk hükümeti Hollanda hükümetini ırkçılıkla suçlamamakta. Hollanda bizim en değerli ve yakın müttefiklerimizdendir” dediğini yazdı. Gazetenin internet sayfasında yer alan haberde, sözcünün “Türkiye’nin hiçbir zaman Hollanda meselelerine karışma gibi bir niyeti olmamıştır. Türkiye Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamayla Hollanda toplumda Türkiye ve Hollanda’daki Türk toplumu ile ilgili ortaya çıkan görüntüden duyulan kaygıyı dile getirmek istemiştir” dediği yer aldı.

Bazı Türk kuruluşlarıyla ilgili şeffaflık tartışması, PvdA (İşçi Partisi) milletvekilleri Tunahan Kuzu ve Selçuk Öztürk’ün partileri tarafından meclis grubundan atılmaları ile sonuçlanmıştı. Kuzu ve Öztürk, yeterince şeffaf olmadıkları ve uyuma katkı sağlamadıkları gerekçesiyle Gülen hareketi, Hollanda Diyanet Vakfı, Süleymancılar ve Milli Görüş’ü 5 yıl boyunca yakın takibe almak isteyen uyumdan sorumlu Sosyal İşler Bakanı PvdA’lı Lodewijk Asscher’i bu kuruluşları ötekileştirmekle suçlamışlardı.

Aynı dönemde Çok Kültürlü Gelişmeler Enstitüsü Forum tarafından Motivaction’a yaptırılan araştırma ile ilgili hazırlanan raporda, Hollanda’daki Türk gençlerinin büyük çoğunluğunun, IŞİD ve benzeri gruplar tarafından başka dinden insanlara ya da inancı olmayanlara ‘cihat’ adına şiddet kullanılmasına karşı olmadığının yer alması Türk toplumunun tepkilerine yol açmıştı.

Türk kuruluşları, gençlerimizi “cihatçı” ilan eden araştırmayla ilgili olarak Forum ve Motivaction’dan bilgi talep etmişlerdi. Avukat Ejder Köse tarafından Türk Hukukçular Birliği, CPD (Centre for Public Debate), Milli Görüş Hollanda İslam Federasyonu, Kuzey Hollanda Milli Görüş, Hollanda Türk Federasyonu, TDLS (Turkish Dutch Leadership Society), Türk İslam Kültür Dernekleri Federasyonu ve Hollanda İslam Merkezi Vakfı adına araştırmayı yaptıran Çok Kültürlü Gelişmeler Enstitüsü Forum ile araştırmayı gerçekleştiren Motivaction adlı kuruluşa gönderilen yazıda, ülkedeki Türk toplumunun karalanmasına yol açan raporun, Türk gençlerinin sosyo-ekonomik konumlarını olumsuz etkileyeceği gibi, sosyo-kültürel uyumlarının önünde de engel oluşturacağı ifade edilmişti.

 

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.