“Göçmenler eşit haklar için mücadele etmeli”

LAHEY (InterAjans) – Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Göçmen İşçiler Komitesi Üyesi Mehmet Sevim, 18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü nedeniyle kaleme aldığı makalede, göçmenlerin eşit haklar için mücadelelerini sürdürmeleri gerektiğini belirtti. Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan göçmenlerin son 20 yıl içinde önemli hak kayıplarına uğradıklarına işaret eden Sevim, “Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan göçmenlerin hukuki konumları, hak ve sorumlulukları, bulundukları toplumda edindikleri yer dikkate alındığında, son 20 yıl içerisinde önemli hak kayıplarına uğradıkları somut bir gerçektir” ifadesinde bulundu.

Mehmet Sevim, göçmen işçilerin çalışma hayatında ayrımcı muameleye maruz kaldıklarına, sosyal güvenlik ödeneklerine sınırlamalar getirildiğine, bu grupta işsizlik sorunun giderek arttığına, eğitimde fırsat eşitsizliğinin söz konusu olduğuna, anadil eğitimine son verildiğine, aile birleşimi ve aile oluşumuna engeller getirildiğine, çalışma ve oturma izinleri ile vatandaşlığa kabulün zorlaştırıldığına, siyasette ayrımcı uygulamaların söz konusu olduğuna, azınlıkların sağlık hizmetlerinden eşit derecede yararlanamadıklarına, göçmenlerin toplumda karşılaşılan çeşitli olumsuzlukların sorumlusu olarak gösterilmeye çalışıldıklarına, ırkçı ve aşırı sağ politikaların toplumlarda taraf bulduğuna, göçmenlerin dışlandıklarına ve bu gruba yönelik asimilasyon programları hazırlandığına dikkat çekti.

“Ülkeden ülkeye farklılıklar göstermekle birlikte, belirtilen alanlarda göçmenlerin karşılaştıkları sorunlar çözüm yerine her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır. Bu sorunlardan kadınlar, çocuklar ve yaşlıların daha fazla etkilendikleri de bir gerçektir. Esasen bu sorunlar hakkında yeterli düzeyde araştırma ve veri tabanı da mevcuttur” diyen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Göçmen İşçiler Komitesi Üyesi Mehmet Sevim, AB ülkelerindeki Türk vatandaşlarının eşit haklar konusundaki mücadelede Türkiye-AB Ortaklık Hukuku’ndan dolayı her zaman bir adım önde olduklarını kaydetti. Sevim, “Bu hukuk Türk vatandaşı göçmenlere halen sınırları tam olarak zorlanmamış olanaklar sunmaktadır” dedi.

Mehmet Sevim, makalesinin bir bölümünde şunları kaydetti: “Bu ülkelerdeki Türk vatandaşları ve/veya Türk kökenliler inanılması güç, ancak bir o kadar da gerçek güçlü bir sivil toplum örgütlenmesine sahiptir. Tek eksikliğimiz, deyim yerinde ise “profesyonel” gücümüzün olması gereken yerden uzakta olmasıdır. Bu ifadenin amacı elde edilen kazanımlara haksızlık yapmak değildir. Son yıllarda, Hollanda başta olmak üzere, Avrupa Birliği Adalet Divanı’na çok sayıda dava yansıtılmış ve geri dönülmesi mümkün olmayan ‘muhteşem’ kararlar alınmıştır. Bununla birlikte bu kararların çoğu, Türkiye -AB Ortaklılık Hukuku’nu oluşturan Anlaşma ve Kararların giderek artan, ancak hâlâ birkaç sayılı maddesi ile sınırlıdır. Türkiye-AB Ortaklık Hukuku alanında sınırları genişletmeye, zorlamaya devam edeceğiz. Yaptıklarımız çok değerli ancak yapacak daha çok şeyimiz var.”

BM Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Sözleşme’nin BM’nin insan hakları alanındaki temel dokuz sözleşmesinden biri olduğunu da belirten Mehmet Sevim, Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Alanı ülkelerinin Göçmen İşçiler Sözleşmesi’nin dışındaki sekiz sözleşmeyi onayladıklarını belirtti. Sevim, Avrupa’da yaşayan Türk kökenliler için göçmenler hukukunun yalnızca Türkiye-AB Ortaklık Hukuku’ndan oluşmadığını, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme başta olmak üzere diğer Avrupa Konseyi sözleşmelerinin de aktif olarak kullanılması gerektiğini ifade etti. Mehmet Sevim, “Unutmayalım, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, yargılama sürecinde ilgili ülkenin herhangi bir sözleşmeyi onaylayıp onaylamadığına bakmaksızın, o sözleşmenin organlarının açıklamalarını dikkate almaktadır. Bulunduğumuz coğrafyada her ülke Avrupa Konseyi üyesidir. İster onaylasın, ister onaylamasın, Avrupa Konseyinin her enstrümanı bu coğrafyadaki her ülkeyi bağlar” dedi.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerinin de göçmenler için sınırsız olanaklar sunduğuna vurgu yapan Sevim şunları kaydetti: “Hollanda Ulusal Mahkemelerinin ILO’nun 118 sayılı Vatandaş Olanlarla Olmayanlara Sosyal Güvenlikte Eşit Muamele Yapılması Hakkındaki Sözleşmesine dayanarak Türk göçmenler lehine karar verdiğini dünya genelinde Türk göçmenlerin tamamının bilmesinde fayda vardır.”

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Göçmen İşçiler Komitesi Üyesi Mehmet Sevim, makalesinin bir bölümünde, “Ne yazık ki, AB ülkelerindeki Türk varlığının muhteşem örgütlenmesi, bugüne kadar ne Avrupa Konseyi’ne ne de Birleşmiş Milletler’e akredite sivil toplum örgütleri oluşturamamıştır. Bu kuruluşlara akredite sivil toplum örgütleri sorunlarını bu platformlarda ilgili hükümetlerin en üst düzey siyasetçilerine ve bürokratlarına hiç bir aracı olmaksızın doğrudan duyurabilmekteler. Bu alanda Avrupalı Türk hukukçular yeni bir girişimin başlangıcındadır. Avrupa’da yaşayan Türk toplumunun tamamının bu örgütlenmeyi desteklemesi son derece önemlidir” ifadesinde bulundu. © InterAjans

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans