Halit Çelikbudak yazdı: Cafe Mozart’ta geçen saatler 

ÖNCEKİ gün yazar, kabare sanatçısı dostum Şinasi Dikmen ile telefonlaştık… Kim diye sormayın… Tanımıyorsanız bence hemen internete girip araştırın… Şinasi, Samsun’un Ladik kazasının Çakırgümüş köyünde doğmuş… 1972’de Almanya’ya gelmiş… 1984’de Ulm’da Knobi-Bonbon adıyla ilk Türk-Alman kabaresini kurmuş… İlk kabare gösterisini 25 Mart 1985’te yapmış… 1996’dan beri de Frankfurt’ta…’Kaes’ isimli kabareyi kurup yönetti, sahne aldı yıllarca… Aldığı ödülleri yazsam başka şeye yer kalmaz…

Kabaresinde Almanya’nın en ünlü kabare sanatçıları sahne alıyor her akşam… Hep dolu… Otuz yıl aktif sanat hayatından sonra 25 Mart 2015’te sahneyi bıraktı…. Urla’da Narımor isimli butik bir otel açtı eşi Ayşe ile… Hayaliydi onun… Kah Urla’da kah Frankfurt’ta… Yeni bir kitap da yazıyor…

‘Frankfurt’tayım, buluşalım’ dedi… Nerde diye sormaya fırsat bırakmadan ‘Tabii ki Cafe Mozart’ta’ dedi… Yıllarca Frankfurt’ta yaşayıp ne Cafe Mozart’ı ne de bulunduğu Töngesgasse’yı duymayan Türk/Türk kökenli mutlaka vardır… Hem Cafe hem de bulunduğu cadde bir tarih halbuki…

Frankfurt’un en işlek alışveriş caddesi Zeil’in paraleli bir cadde… Yani İstiklal Caddesi’nin paraleli diyelim… Tarihi 1236’a kadar gidiyor kent arşivine göre… Uzunca bir dönem kentin en ünlü caddesiymiş… Burada bir manastır varmış… Adını da oradan alıyor… Mayıs 1944’te bombardımanda yerle bir olmuş ama harpten sonra aynen yapılmış binalar yeniden…

Yaklaşık yüz metrelik cadde şimdi biraz gölgede kalmış ama yine mağrur… Tuhafiyeci W. Wächtershäuser 1822’den, gözlükçü Henslert 1864’ten, tohumcu Andreas 1868’den, derici Gabler 1877’den ve bıçakçı Dotzert 1879’dan beri orada… Cafe Mozart da 1915’ten beri faaliyette… Çeyrek yüzyıldır da İtalyan Lacino ailesi işletiyor… Türk eşi Zübeyde’nin eski görevi dolayısıyla şimdi biraz sıkıntılı günler geçiren Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanı Sosyal Demokrat Partili Peter Feldmann’ın da favori mekanlarından biri Cafe Mozart… Onu orada dostlarıyla görmek mümkün…

Biraz erken gittim buluşmaya… Caddeyi turladım… Hani şu bildiğimiz İsviçreli Nestle firmasının kurucusu Heinrich Nestle, 10 Ağustos 1814’de bu caddedeki bir evde doğmuş… İlginç hikayesini ilerde yazarım… Ressam Moritz Daniel Oppenheim bu caddede yaşamış… Frankfurt’ta tütün ticareti yapan dönemin ünlü İtalyan Bolongaro ailesi ile şarap ticareti yapan İtalyan Brentano ailesinin şirket merkezi bu caddedeymiş… Frankfurt’ta yerel şiveyle yazan ünlü şair yazar Friedrich Stoltze’nin evi de burada Töngesgasse 34–36’da… Onun adıyla bir müze de burada… Stoltze bir şiirinde kenti o kadar seviyor ki bir şiirinde ‘Aklım almıyor, bir insan nasıl Frankfurtlu olamaz’ diyor…

Duvarları Mozart resimleriyle kaplı kahvede zaman su gibi aktı. Şinasi Urla projelerini anlattı… Türk edebiyatının unutulmayan isimleri Necati Cumalı, Nobel ödüllü Yunan şair Yorgo Seferis Urlalıymış… Neyzen Tevfik ney üflemeye orada başlamış… Sanatçı Tanju Okan da yaşamın son üç yılını burada geçirmiş… Adına bir park ve heykeli varmış… ‘Urla’da her yıl bir sanat, edebiyat, tiyatro festivali yapabilsek ne iyi olur’ diyor ve ekliyor ‘Yılmadan herkese festival düşüncemi anlatıyorum’…

Birer kahve içip elmalı pasta yedik… Derlerki Bach, Mozart ve Beethoven, klasik müzik tarihinde çığır açan üç bestecidir… Mozart’ın 35 yıllık kısa ömrüne sığdırdığı eser sayısı inanılmazdır… Yaşadığı tüm acılara rağmen onun müziği hayat doludur… 1775’de bestelediği Türk Marşı’nı herkes bilir… Onun adını taşıyan tarihi kahveden ayrılırken arayı fazla açmadan tekrar buluşmak üzere sözleştik…

HALİT ÇELİKBUDAK

 

    

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.