Halit Çelikbudak yazdı: Eski medya nereye gidiyor…

TÜRKİYE’de medya sektöründe çalışanlar biliyordu… Dost meclislerinde çoktandır konuşuluyordu… Kimse dillendirmeye cesaret edemiyordu… Demirören Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı meslektaşımız Mehmet Soysal, nihayet büyük bir cesaretle sorunu tartışmaya açtı. Birkaç haftadır Milliyet Gazetesi’ndeki köşesinde Türkiye’de gazetelerin içinde bulundukları krizi anlatmaya çalışıyor. Gazetelerin duvara doğru hızla yol aldıklarını anlatıyor yazılarında… Derin bir mevzu… Sadece Türkiye ile de sınırlı değil… Küresel bir sorun… Bugünden yarına da ortaya çıkmış değil… Nedenleri biliniyor… Krizden çıkış yolları da tahmin ediliyor ama soruna çare olabilecek kesin bir reçete yok… ‘Deneme-Yanılma’ yoluyla bulunabilecek çare için kimse şimdilik riske girmek istemiyor… Bakalım ne olacak…

Meslektaşımız parmak bastığı bazı konularda haklı… Örneğin habercilik pahalı bir iştir… Büyük yatırım ile üretilen pahalı içeriğin kopyalanmasına/çalınmasına karşı önlem alınmalı… Televizyonlarda gazetelerin çarşaf çarşaf gösterilip, hatta haberlerin okunması engellenmeli… Bunun gibi bazı önlemler… Meslektaşımıza parmak bastığı diğer bir konuda ise hak veremiyorum… ‘Çaya , sigara para veriyor… Gazete almıyor’ diyor… İnsanların bir şeyi satın alması için bir merak, heyecan, keyif veya benzeri bir duygu yaşaması gerekli… Gazeteler bu duyguyu yaşatıyor mu…

Medya baronu Rupert Murdoch, yıllar önce önce uyarmış… Economist dergisinde yapılan söyleşisinde şöyle diyordu: ‘Aslında gazeteler değil, muhabirler, editörler, gazete sahipleri demode oldular. Okuyucuların gazetelerden neler beklediğini çok iyi incelemek gerekir. Gazetelerde yazarların kendilerini tatmin ettiğini veya çok dar bir çevreye hitap eden yazılarını görmek gelecek için çok kötü… Gazeteleri satın alan okuyucular kendilerini düşünerek yazan gazeteci istiyor. Bugün tek tip eski gazetecilikle bir yere varamazsınız.’ Murdoch daha sonra verdiği bir demeçte de gazetelerin yaşadığı vahim durumu şu cümlelerle ifade ediyordu: ‘Bugünkü çöküşün nedenini yalnızca teknolojiye yüklemeyelim. Müşterisinin istemediği yemekleri yapan bir lokanta gibi biz de çöküyoruz.’

Britanyalı filozof, matematikçi, tarihçi, toplumsal eleştirmen Bertrand Russel, çağdaş toplumun gerçeklerini ele alıp yansıtan Yeni Gerçekçilik öğretisinin öncülerindendir. Mantık ve matematik ilkelerine dayalı bir felsefe anlayışı geliştirmeye çalışan Russell şöyle diyor: ‘Bir mesele üzerinde çalışıyor veya herhangi bir felsefe üzerine düşünüyorsanız, kendinize sadece şunu sorun: Olgular nelerdir? Ve bu olguların yol açtığı gerçekler nelerdir ?’ Gazetecilik/gazeteler son yirmi yılda dijitalleşmeden en çok etkilenen sektörlerden biri… Bu bir olgu… Bu olgunun yol açtığı gerçekler ise internet kullanımındaki artışa bağlı olarak gazete satışlarında ciddi bir azalma var… Gazetelerin en önemli gelir kaynağı reklam gelirleri de bu azalmaya bağlı olarak azalıyor… İşte yeni gerçekçilik bu…”

30 yıla yakın gazeteciliğin her kademesinde, muhabirlikten Avrupa Yayın Yönetmenliği’ne kadar görev yaptım… Şimdi üzerinde çalıştığım konular Avrupa’da Türkçe medya, ‘yazılı basın /gazeteler’, ‘dijital çağda gazetecilik’…

Yazılı basının yaşadığı değişimi anlamlandırmak, geleceğe yönelik şimdiden çok kesin hükümler vermek sanıldığı kadar da kolay değil… Çünkü değişimin henüz ortasındayız. Değişim tamamlanmadı henüz… Gazetenin sıcak haber verme üstünlüğünü televizyon ve internete kaptırmasıyla, gazetelerin artık okur adına haber seçme işlevi yok… Tirajların artmadığı, yeni gazetelerin çıkmadığı, gazete alanların azaldığı, gençlerin gazete okumadığı, yeni medyanın gazeteleri ekonomik olarak kemirdiği günümüzde, gazetenin geleceği ne olabilir… Bunu konuşmalıyız…

 

Halit ÇELİKBUDAK

hcelikbudak@gmail.com

 

                  

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans