Halit Çelikbudak yazdı: İstanbul Buluşması

DÜNYA son 2 yılda iki ‘siyah kuğu’ ile karşı karşıya kalmanın şokunu yaşıyor… Önce iki yıldır herkesi yoran ‘Kovid- 19′ küresel virüs salgını…. Salgının etkisi henüz sürerken Ukrayna’da savaş… Bunlar birer  ‘Siyah Kuğu’… Gelecekte dünyada jeopolitiğin ana hatlarını, dünya ekonomisini, Avrupa’nın çok ötesinde, örneğin Orta Doğu veya Afrika’daki siyasi hatları dahi değiştirme ihtimali yüksek bir savaş… Ne siyasi, ekonomik olarak ne de enerji açısından savaş öncesi koşullara dönmenin mümkün olmayacağı da görünüyor…
* * * *
Ukrayna’daki savaşın acımasızlığı da sınır tanımıyor…  Amerikan İç Savaşı’nda General William Tecumseh Sherman’ın Atlanta’yı işgali sırasında dediği gibi ‘Savaş bir cehennemdir‘… Bu savaş mümkün olan en kısa sürede nasıl sonlandırılabilir.. Caydırıcılık ancak savaş başlamadan önce işe yarar… Savaş başladıktan sonra zor… Her savaşın kendine özgü dinamikleri var. Eğer bir savaşı bitirmeye niyetli aktör yoksa, aktörler devamından yarar sağlıyorsa savaş uzar…
* * * *
Askeri analistlere bakılırsa, savaş mekanizma işlemeye başladıktan sonra, yani ilk kurşun, füze atıldıktan sonra plan ve hedeflerinin pek bir önemi kalmaz… Savaş duraklasa bile taraflar endişeye kapılıp tekrar harekete geçmeyi düşünürler… Ancak süre uzadıkça, bir çıkmaza girilmişse tarafların ateşkes ya da barış niyetinin arttığı da biliniyor… Emekli Hava Pilot Korgeneral Dr. Erdoğan Karakuş, katıldığı bir programda ‘Savaşın en şiddetli anı ilk yedi gündür. 21 güne kadar orta şiddette sürer. Daha sonra artık savaş uzamıştır‘ diyordu…
* * * *
Ukrayna’daki savaş da uzama safhasında… Rusya için pek iyi gitmiyor sanki… Rusya’nın haksız olduğunu vurgulamak gerek, çünkü bağımsız bir devleti işgal ediyor… Beş haftadır süren savaşta Ukrayna’nın direnişi dikkat çekici… Hatta deneyimli askeri analistlerin çok azı bu direnişi tahmin edebildi… Direniş devam ettikçe Rusya için maliyet artıyor… Ukrayna’nın taktikleri gelecekte askeri ders kitaplarında mutlaka yer alacak sanırım… Ancak gelinen bu safhada Zelenski, Batı‘dan hayal kırıklığı yaşadığını da ima ediyor… Rusya‘nın da savaştan onurlu bir çıkış arayışı içinde sanki…
* * * *
İster ‘İstanbul Buluşması‘, ister ‘Dolmabahçe Buluşması‘ deyin… 29 Mart Salı günü dünyanın gözü kulağı İstanbul’daydı… Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘Dünya sizden müjde bekliyor. Adil bir barışın kaybedeni olmaz‘ diyerek başlattığı görüşmede… İlk görüşme Rusya ve Ukrayna Dışişleri bakanları Sergey Lavrov ve Dimitro Kuleba arasında 10 Mart’ta yine Türkiye’de Antalya’da yapılmıştı…
Dolmabahçe’deki Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi’ndeki görüşmede, bence barışın kapısı aralandı… Ancak kapının aralanması demek yarın, hemen barış olacak gibi bir beklenti içinde olunmamalı…
* * * *
Daha alınacak yol var… Örneğin Kırım, Donetsk, Luhansk ne olacak… Rusya’ya yaptırımlar kaldırılacak ve geriletecek mi… Barış için Ukrayna’da yapılacak referanduma halk ne diyecek… Hangi ülkeler garantör olacak… Barış bozulursa garantörler nasıl hareket edecek… Bu veya benzeri sorular uzayıp gidiyor…
* * * *
Alman filozof Immanuel Kant’ın eserlerinden biri de 1795’te yazdığı ‘Ebedi Barış Üzerine Felsefi Bir Deneme‘ dir… Bu eserin ilham kaynağı 5 Nisan 1795’te Prusya ve Fransa arasında imzalanan Basel Anlaşması’dır. Fransız Devrimi’ni takip eden savaşların ilk aşamasını bitiren Basel Anlaşması, iki devletin bir masada bir araya gelip aralarındaki savaşı sonlandırabileceğini gösterir… Dileğimiz de Ukrayna ve Rusya arasında önce bir ateşkes, ardından ebedi bir barış anlaşmasının imzalanmasıdır… Barışa giden kapının aralanmasını sağlayan ülkenin de Türkiye olduğunu unutmayalım… Türkiye’nin tutumu, çabaları gelecekte askeri ve siyasi tarih derslerinde bir rol modeli olarak mutlaka okutulacaktır sanırım…

HALİT ÇELİKBUDAK
hcelikbudak@gmail.com

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans