Halit Çelikbudak yazdı: Kitap Fuarı ve Henrik İbsen

ALMANYA’da 71.Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı 16 Ekim’de başlıyor… Az bir süre kaldı… 20 Ekim’de de sona erecek… Kitap yayıncılığı alanında dünyanın en önemli fuarlarından… Kitap ile akla gelebilecek tüm yakın sektörleri kapsıyor. Fuarın direktörü Jürgen Boss da fuarların sadece kağıda basılı eserlerin sergilendiği yer olmadığını işaret ediyor…’İster kağıt, ister dijital ister video oyunu olsun, yayınlanan her şey bizi ilgilendiriyor. Esas olan içerik’ diyor… Fuar kitap yayıncılığına hitap ediyor… Sadece son iki gün halka açık… Yayıncı, yazar, kitapçılar arasındaki görüşmeler daha sabah otellerin kahvaltı salonlarında başlıyor, akşamları da yine otellerin lobilerinde, davetlerde devam ediyor…

Fuarın bu yılki konuk ülkesi Norveç… 2008’de Türkiye idi. ‘Nordik veya İskandinav Edebiyatı’ deyince dünyada akla hep ‘Nordic noir’ denilen polisiye ve cinayet romanları gelir genelde… Yılın sekiz ayı süren bir kış mevsimi ülke edebiyatına da yön veriyor herhalde… Kitap satış ve okuma oranlarında dünyada en ön sıradalar… Dost meclislerinde de zaten ‘o kadar uzun süren bir kışta kendilerini kitaba veya sanata vermekten başka çareleri yok’ denilir hep…

Norveç deyince akla hep Knut Hamsun ve Henrik İbsen gelir önce… Kısa boylu, şişman, sık beyaz saçlı, yuvarlak sakallı, iri favorileri uzaktan bile kolayca fark edilebilen İbsen 1828’de doğmuş 1906’da ölmüş… ‘Eleştirel gerçekçi’ edebiyat anlayışının tiyatrodaki öncüsü, çağdaş tiyatronun kurucularından biri olarak kabul ediliyor… Onun hakkında şöyle deniliyor… ‘Ibsen’in tiyatrosu, modern tiyatronun Roma’sıdır. Bütün yollar ona çıkar, bütün yolların başlangıcında o vardır.’ Birçok eseri 1945’lerden itibaren Türkçe’ye çevrilmiş… Eserlerinde maddi baskı altında rekabete sürüklenen insanların yıkımını, yok olan değerleri ele alırken, insan onuru ve kişiliğinin eşsiz yanına vurgu yapıyor.

Tiyatro yönetmenliği de yapan İbsen, çok sayıda şiir ve yirmi beş oyun yazmış… 1879 yılında yani tam 140 yıl önce kaleme aldığı ‘Nora: Bir Bebek Evi’ adlı oyun bugün dahi tüm dünyada tekrar tekrar sahneye konulan bir başyapıt örneğin… Yazıldığı dönemde büyük tartışmalara yol açan bir baş yapıt… Konusunu gerçek yaşamdan almış… Eserde gerçek sevgi üzerine kurulmayan birlikteliğin ve birey olarak kadının var olamadığı bir yuvanın nereye savrulacağını gösteriyor. Tiyatro severlere İbsen’in oyunlarını tavsiye ederim…

HALİT ÇELİKBUDAK
hcelikbudak@gmail.com

 

        

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.