Halit Çelikbudak yazdı: Togo’da yaptırılan ev

YAZIYA başlamadan önce düşündüm… Malik Bahar’ı ne zaman ve nasıl tanımıştım… Ama 1980’li yılların sonu olmalıydı. Ben Hürriyet’teyim Frankfurt’ta… O da Frankfurt’a yaklaşık 60-70 kilometre uzaklıktaki Pirelli Lastik Fabrikası’nın kalite kontrol bölümündeydi… O bölgede olan biteni ulaştırırdı bize… Daha sonra eşi Türkan Hanımefendi’yi tanıdım… Bir çocuk yuvasında görevliydi… Malik, uzun yıllar Pirelli’de çalıştıktan sonra ayrıldı… Aynı sektörde Pirelli’ye yarı mamul üreten bir firmayı yönetti… Daha sonra da emekli oldu… İlişkimiz hep sürdü…

Sivas’ın Gemerek İlçesi’ne bağlı Çepni kasabasından… Babası yıllar önce çalışmak üzere Almanya’ya gelmiş… Çepniler birbirine bağlı, dernekleri varmış, Çepni’ye yardım yarışı yapıyorlarmış Avrupa’dan… Malik de kasabanın girişine bir hayrat çeşme yaptırmış… Gemerek’deki fakirlere Ramazan’da bir kamyon yiyecek dağıtmış… Çok mu zengin… Değil ama gönlü zengin…

Çepniler, ‘nerede düşman görürse hemen savaşa tutuşan insanlar’ olarak bilinir… Osmanlı’ya çok yardımları olmuş… Malik de savaşa tutuşmasa bile fakirin fukaranın yardımına koşan biri… Şimdi de Afrika’da Togo’da yoksul bir aileye ev yaptırdı… Kısa bir süre önce eşiyle Togo’ya gidip evi teslim edip geldi… Önceki akşam da buluşunca anlattı Togo seyahatini…

Seyahat öncesini biliyordum… Fikir tesadüfen tanıştığı Almanca bilen bir Togo’ludan… Başkent Lome’ye 1,5 saat mesafedeki bir köyde beş çocuklu dul bir kadının toprak evi yıkılmak üzereymiş… Köy dediğime bakmayın yol, su, elektrik yok… En yakın kuyu sekiz kilometre ötede… Kerpiç ev, kalaslar desteğiyle ayakta duruyormuş…

Malik’in yüreği kabarmış… ‘Ne duruyoruz, yaptıralım evi’ demiş… Tamiri mümkün değilmiş… Yıkılıp tuğladan yeniden yapılmış… Malik para göndermiş… Togolu internet üzerinden evin yapımını safha safha göndermiş… Ben de görmüştüm… Nihayet biten evi teslim için Malik eşiyle Paris üzerinden gitti… Evi teslim ettikten sonra civar köyleri de gezip Allah ne verdiyse oralardaki yetimlere, çocuklara yardım etmiş… Anlatmaya gerek yok… Televizyonlardan herkes görüyor… ‘Perişanlık diz boyu’ diyor…

Togo, yaklaşık 7 milyon nüfusa sahip… 37 farklı etnik grup varmış… Resmi dil Fransızca ama 44 farklı dil ve lehçe varmış… Yüzde 20 Hristiyan, yüzde 20 Müslüman, geri kalanı yerel inanışta… Dünyanın dördüncü büyük fosfat üreticisi… Zengin mermer yatakları var… Örneğin tek bir çimento fabrikası var… O da Norveç şirketi… Tek mandıra da Danimarkalıların… Tekstil Kore ve Amerikalıların… Ticareti genelde Fransa ile… Ülke önce Portekiz, daha sonra da Alman sömürgesi olmuş… Hatta adı eskiden Almanca’ya atfen Togoland’mış…

Dünyanın en fakir ülkelerinden… 187 ülke arasında 162. sırada… Kişi başına yıllık milli gelir 600 Dolar civarında… Almanlar birinci dünya savaşını kaybedince İngilizler ve Fransızlar el koymuş… İşte böyle bir ülke…

Hangi filozof söylemiş hatırlamıyorum ama şöyle demiş… ‘İnsan her yerde insandır… Eğer içinden gelip bir şeyler yapmıyorsa, başına kainatın tacını taksanız değişmez’… Ama Malik’in içinden geliyor böyle şeyler…

HALİT ÇELİKBUDAK

 

      

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.