Halit Çelikbudak yazdı: Utrecht’te dinlediğimiz ezan

DÜNDEN devam ediyorum… Hafta sonunda Hollanda’da Utrecht’teydik… Otelden çıkınca derinden gelen ezan sesi duymuştuk… Durup huşu içinde dinledik… Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Bursa’da Zaman’ şiirinde ‘Havayı dolduran uhrevi ahenk’ dediği gibi… Billur gibi bir sesti gelen… Rahatsız edici, kulakları tırmalayıcı bir hali yoktu…

Ezan Rast makamındaydı… Rast ağır başlı, ihtişamlı, dini duygular veren bir makam… Bağlayıcı olmamakla beraber her ezan farklı bir makamda okunur… Yıllar önce İstanbul Kapalıçarşı Camii müezzini okuyup göstermişti bana… Kısa bilgi… Sabah ezanı saba, öğle uşşak, ikindi rast, akşam segâh, yatsı hicaz makamında okunur.

Daha önce de birkaç kez gelmemize rağmen fark etmemiştik… Yaklaşık bir kilometre mesafeden çifte minareyi gördük… Sorduk… Utrecht Ulu Camii dediler… Daha da meraklandık… Gittik… Hollanda’nın en büyük camii… Proje fikri 15-16 sene önce filizlenmiş… 2009’da başlamış inşaatı… 15 Mayıs 2015’te hizmete girmiş… Altı katlı… 4 bin metrekare kapalı alanı var… 11 milyon Euro’ya mâl olduğu söyleniyor… Az bir borç kalmış galiba… Şeffaf cam tuğladan minareler gün batımından sonra aydınlatılıyor… Hafta sonu kermes vardı… Müthiş kalabalıktı…

Sağa sola bakınırken uzun yıllardır kentte yaşayan Kars/Ardahanlı Atanur Baştuğ sağolsun güler yüzüyle hemen ilgilenip camiyi gezdirdi… Yönetimde değilmiş ama hafta sonları eşiyle gelip gönüllü her şeye yardımcı oluyorlarmış… Caminin dini bölümü bin metrekareyi aşkın… Geri kalanı kongre, toplantı salonları, odalar, derslikler vesaire… Diğer dinler için de tefekkür veya meditasyon için denilebilecek genişçe bir mekân da unutulmamış… Buraya gelen oluyormuş…

Namaz kılınan bölüm üstte… Geniş mermer merdivenlere ilaveten iki asansör var… Erzurumlu din görevlisi Mesrur Coşkun da sağolsun ilgilenip bilgi verdi… Mesrur Arapça sevinçli demekmiş… Yıllardır ülkede yaşıyor… İlahiyat eğitimini Hollanda’da yapmış… Bir din görevlisi daha varmış… Beraber görev yapıyorlar… Burası camiden ziyade komple bir merkez…

Ulu Camii’nin geçmişi çok eskiye dayanıyor… Hemen yandaki Kanaalstraat yani kanal caddesindeki yan yana üç küçük binayı yıllar önce belediyeden alıp cami yapmışlar… Şimdi bu merkez var ama o da yanda duruyor… Utrecht Belediyesi daha 1981’de beş vakit ezan okunması için izin vermiş… Tebrik etmek gerekir… Ama cami yönetimi kendi isteğiyle sadece öğle ve ikindi ezanlarının etrafı rahatsız etmeden makul bir volümde okunmasına karar vermiş… Etraf yerleşim yeri olduğu için sabah işe gidecekleri, akşam erken yatanları, bebekleri, hastaları düşünmüşler…

‘Böylece bugüne kadar yıllardır şikayet eden olmadı’ diyorlar… Sadece birkaç yıl önce yakına taşınan bir Hollandalı mırın kırın etmiş ama belediye anında yazdığı mektupta ‘Buraya taşınırken cami ve ezanı biliyordunuz. Rahatsız oluyorsanız başka bir semte taşının’ demiş… Zaten belediye başkanı da zaman zaman uğruyormuş… Birkaç kez de belediyedeki bazı toplantıları buranın geniş, ferah salonunda yapmış…

Biz gidince kermes vardı… Yılda iki kez yapılıyormuş… Her yerde harıl harıl bir çalışma… Yufkalar, börekler, çörekler, tatlılar, dönerler, tantuni… Kentte 35 bin civarında Türk yaşıyor… Cemaat sadece Türkler değil… 50-50 imiş… Yarısı Faslı, Surinamlı veya diğer milletlerden Müslümanlar… Hutbe Türkçe ve Hollandaca okunuyormuş… Burası Kanaalstraat caddesinde… Adresi de öyle olacakmış ama Utrecht Belediyesi bir jest yapmış bölgeye Moskeeplein yani Cami Meydanı adını vermiş… Adresi Moskeeplein 89 olmuş… Yine Ahmet Hamdi Tanpınar ‘Bursa’da Zaman’ şiirine ‘Yeşil Türbesi’ni gezdik dün akşam’ diye başlıyor… Biz de hafta sonu Utrecht gezimizde Ulu Camii’yi de gezdik…

 

HALİT ÇELİKBUDAK
hcelikbudak@gmail.com

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2022 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Content is protected !!