Prof. Dr. Kutlay Yağmur yazdı: Hatalı tezler yanlış sonuçlar veriyor

TÜRK çocuklarının eğitim alanındaki başarılarına yönelik olarak yıllardır sürekli hatalı tezler öne sürülüyor. Hem eğitim bilim alanındaki uzmanlar, hem de dilbilimciler yüzeysel saptamalarla göçmen çocuklarının “başarısızlığının” nedenlerini onların etnik ve kültürel kökenlerinde aradılar. Bilgisiz veya “önyargılı” öğretmenler sürekli olarak Türk çocuklarının okullardaki başarısızlığının anadillerinden kaynaklandığını iddia ettiler. Eğitim politikalarına yön veren çevreler ve onların “etnik kurumlar” adına yetiştirmeleri sürekli anne-babaları sorumlu tuttular. Verdikleri maddi sübvansiyonlarla taşeron olarak çalıştırdıkları bilgisiz ve donanımsız sözüm ona “Türk uzmanlar” eliyle okul başarısızlığının arkasında anadili ve anne babaların ilgisizliği arandı.

Şimdi Hollanda’nın sübvansiyon kanalları kuruduğu için bu cevval “uzmanların” hiçbiri ortalıkta yok. Emin olun, para muslukları açılsın yine onların hepsini “muhteşem” senaryoları ve bilirkişi edalarıyla yine ortalıkta görürsünüz. Eskiden Hollanda devleti para kanallarını sonuna kadar açmıştı ve etnik sübvansiyon menfaat grupları tam gaz faaliyetteydi. O kanallar kapandı ve o “uzmanlar” da ortalıktan yok oldu. Şimdi Türk devleti Yurt Dışı Türkler Başkanlığı eliyle Avrupa’da para dağıtıyor ve sözüm ona uzmanlar şimdi de o kanallardan kaynak kapma yarışında. Türk devleti Avrupa’da dişe dokunur işler yapılsın istiyor ama bazı kalıtsal sübvansiyon hastalıkları oraya da sirayet etmiş görünüyor. Türk çocukları üzerinden yürütülen yanlışlıklar tam hız devam ediyor. Şimdi aktörler değişti ama hikâye aynı hikâye. Sadece parayı veren ve alan eller değişmiş görünüyor. Güya Türk çocuklarının eğitimde geri kalmışlığına çözüm aranıyor, ama konunun özüne inilmeden geliştirilen plan ve programlar sadece birilerine maddi kazanç kapısı oluyor.

Hollanda’daki Türk göçmen çocuklarının üçüncü kuşağı ilköğretim ve orta dereceli okullara gidiyor. Birinci kuşak sayılan Türk çocukları geçmişte Hollanda eğitim kurumlarında haftada beş saate varan anadili dersleri almıştı. O kuşak Hollanda’daki en başarılı kuşak olarak kaldı. Şimdi yetişen çocukların eğitimdeki başarı oranları ikinci kuşağın bile gerisinde kalıyor. Almanya’da yapılan bir araştırmada üçüncü kuşağın Almanca becerisi ikinci kuşaktan bile geride! Bunun açıklaması çok da karmaşık değil aslında ama her şeyin somut verilere dayanması gerekiyor.

Hollanda’da sürekli öne sürülen ne idi? “Türk çocukları Hollandaca dilini yeteri kadar öğrenemiyor çünkü önce anadillerini öğreniyorlar ve Türkçelerinden dolayı Hollandacayı yeterince geliştiremiyorlar!” Bunun gerçek olmadığı üç Avrupa ülkesinde yaptığımız çalışma sonucunda kanıtlanmış durumda. İstanbul Üniversitesi’nden Gözde Demirel’in yürüttüğü doktora çalışması bulgularına göre çift dilli Türk çocuklarının anadillerindeki okuma becerileri ikinci dildeki okuma becerilerinden çok daha zayıf. Örneğin Hollanda’da doğup büyüyen üçüncü kuşak Türk çocuklarının Türkçe dil becerileri Hollandaca dil becerilerinin çok daha gerisinde. Ancak çok anlamlı bir noktayı da belirtmemiz gerekiyor. Hollandaca dil becerileri çok güçlü olan çocukların Türkçe dil becerileri de eşit derecede güçlü. Aynı şekilde, Hollandacası zayıf olan çocukların Türkçesi de çok zayıf. Demek ki yıllardır söylenen çift dilli çocukların bilişsel becerileri ve dil becerileri arasındaki ilişki çok doğruymuş. Anadili gelişmemiş çocukların neredeyse tamamı Hollandaca becerileri açısından da çok zayıf. Grup ortalamasına baktığımızda Türk çocuklarının başarı oranı Hollandacada yüzde 58 ortalama iken Türkçede yüzde 44 ortalamada kalıyor. Aradaki fark Hollandalı eğitim bilimcilerin ne kadar yanıldığını kanıtlıyor. Yani Türkçe Hollandacanın önünde engel değil. Tam aksine Türkçe dil becerileri gelişmiş çocuklar Hollandaca becerilerinde de çok iyi düzeydeler.

Bir sonraki yazımda Türk “diyasporası” ifadesi üzerine yazacağım. Batılı kaynaklar Türklerin “diyaspora” (vatansız) olduğuna karar verdi bizim çokbilmişler de bu terimin üzerine atladı. Diaspora nedir? Kimler için bu sıfat kullanılır? Ermeni ve Yahudi diasporasından bahsedilir çünkü uzun süre anavatanını kaybetmiş gruplar bu terimle tanımlandı. Ancak Türk diyasporasından bahsetmek nereden çıktı? Bu terimin anlam bilimsel (semantik) içeriğini ve sosyolojik temellerini irdelemek artık zorunlu oldu.

Prof. Dr. Kutlay Yağmur
Dil, Kimlik ve Eğitim Profesörü, Tilburg Üniversitesi Öğretim Üyesi
Elektronik posta adresi: 
k.yagmur@uvt.nl

 

     
        

 

 

© InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans