Hem şampiyon hem kahraman

MasterChef yarışmasının bu yılki birincisi Cemre Uyanık şampiyonluk kupası ve ödülünü aldıktan sonra başarısını kutlamak yerine ertesi sabah erkenden lösemili bir hastaya can vermek için hastaneye koştu.

Yarışma boyunca sürekli kendini geliştirerek ipi göğüsleyen Cemre 1992 yılında İstanbul’da doğmuş. Ailesi aslen Şanlıurfalı. Liseyi bitirdikten sonra Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde aşçılık eğitimi almış. Küçük yaştan beri mutfağa meraklı olan Cemre üniversite yıllarında arkadaşlarıyla bir yemek grubu kurmuş ve çeşitli yarışmalarda ödüller kazanmışlar.

2015 yılında üniversiteden mezun olan Cemre bu arada sık sık Kızılay’a kan bağışında da bulunmuş. Kızılay’ın kök hücre koordinasyonunu sağlayan birimi TÜRKÖK’e de üye yani donör adayı olmuş.

Cemre 2017 yılında staj imkanı bulunca Amerika’ya gitmiş. Bir Fransız lokantasında beş ay staj yapıp mesleğini geliştirmeye çalışmış. 2018 yılında New York’ta bir restoranda ikram şefi olarak çalışmaya başlamış.

BİR TELEFONLA DÖNDÜ

Cemre’nin bu lokantadaki çalışma hayatı 11 ay sürmüş. 2019 haziran ayında TÜRKÖK’ten gelen bir telefon yaşamında yeni bir sayfa açmış. Cemre’ye gen ikizi bir hasta olduğunu, kök hücre bağışı yapmak isteyip istemediği sorulmuş. Hiç düşünmeden “evet” diyen Cemre ailesine bile haber vermeden uçağa atlayıp Türkiye’ye dönmüş.

Gen ikizi kök hücre nakline hazırlanırken, kardeşinin ısrarı ile MasterChef yarışmasına başvurmuş. Mehmet ve Somer şeflerin oylarıyla ilk elemeyi geçmiş. İtalyan şef Danilo hazırladığı yemeği yeterli bulmamış.

HASTA HAZIR

Yarışma devam ederken Cemre’nin gen ikizi hasta da nakil için hazırlanmış. Nakil için yarışmanın finalinin ertesi günü planlanmış. Bu plan çerçevesinde yarışmanın en heyecanlı son bölümünde Cemre de nakil için gerekli aşıları olmaya başlamış. Final sonrası hastaneye giderek son aşısını olan Cemre ertesi sabah da cihaza bağlanarak gerekli kök hücreyi vermiş.

Şampiyonluk yanında kahramanlık unvanını da hak eden Cemre şöyle diyor:

“Türk Kızılayı’na düzenli olarak kan bağışı yapıyordum. Amerika’dayken TÜRKÖK’ten nakil bekleyen bir hastayla iliğimin uyumlu olduğu haberini aldım. Anneme bile haber vermeden donör olmak için Türkiye’ye döndüm. Yarışma öncesinde tıbbi prosedürlerin tamamlanması için kan verdim. Birinciliğimin açıklanmasının ardından hastaneye gelerek kök hücre bağışını tamamladım.”

Kan ve kök hücre bağışının önemine dikkatleri çeken Cemre Uyanık, “Donör olurken bir gün benim de başıma gelir fikriyle hareket etmedim. İliğimiz bir başkasına can olacaksa neden kök hücre bağışı yapmayalım? Herkesin bu konuda duyarlı olmasını istiyorum” diyerek sağlıklı kişileri kan vermeye davet etti.

Son verilere göre TÜRKÖK’e kayıtlı yaklaşık 300 bin donör adayı var. Şimdiye kadar 600 civarında hasta için uygun kök hücre bulundu.

KÖK HÜCRE NASIL ALINIR

Donörden kök hücre almak için iki yöntem vardır:

1-Donöre 4 gün sabah akşam aşı yapılır. 5. gün sabahı işlem başlar. Donörün bir kolundan alınan kan tarayıcı cihazdan geçirilir, Cihaz kandaki kök hücreleri toplar. Cihazdan çıkan kan donörün diğer kolundan yine damara verilir. Bu işlem yeterli kök hücre toplanıncaya kadar sürer. Ortalama 3 saatte biter. Donör işlem bittikten sonra yürüyerek evine gidebilir. Donörlerin yüzde 90’ı bu yöntemi tercih ediyor.

2-Donör narkoz ile tamamen veya sadece belden aşağı uyutulur. Özel bir iğne ile kalça kemiğinden ilik alınır. Donör narkozun etkisi geçinceye kadar hastanede kalır. Aynı akşam veya ertesi sabah evine dönebilir. Donörlerin yüzde 10’u bu yöntemi istiyor.

NEZİH AKKUTAY (İnterAjans)

 

      

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.