“Her zaman bir ‘ötekileri’ oldu”

ROTTERDAM (InterAjans) – ‘Avrupa’da milliyetçilik’ konusunda değerlendirmelerde bulunan Hollanda Türk Danışma ve Eğitim Vakfı (SİOT) Başkanı Bekir Cebeci, “Avrupa’daki nasyonalistlerin her zaman bir ‘ötekisi’ olmuştur. Bu öteki,dün Yahudiler idi. Soğuk Savaş döneminde komünistler, şimdilerde ise Müslümanlar” ifadesini kullandı.

Çoğu Avrupa dillerinde karşılığı ‘nasyonalizm’ olan milliyetçiliğin anavatanının Avrupa olduğunu ve 1789 Fransız Devrimi’nde doğduğunu anlatan Cebeci, “Özellikle Angola Sakson kültüründe milliyetçiliğin olumsuz bir anlamı vardır” ifadesinde bulundu.

Bekir Cebeci, daha sonra şunları kaydetti: “Hollandaca ‘Van Dale’ sözlüğünde konu şöyle açıklanıyor: “nasyonalizm Fr. 1) milli birlik ve bağımsızlık için mücadele etmek: Gandhi, Hindistan milliyetçiliği için bir semboldü. 2) kendi milletinin üstünlüğünü kabul edip, kendisinden olmayanları, yabancıları dışlamak, ötekileştirmek. Avrupa halkları özellikle milliyetçiliğin bu ikinci anlamını, 2. Dünya Savaşı’nda, Hitler’in Nasyonal Sosyalist Partisi’nin iktidarında yaşadılar. 50 milyon insan bu savaşta yok edildi. Avrupa’daki nasyonalistlerin her zaman bir ‘öteki’si olmuştur. Bu öteki, dün Yahudiler idi. Soğuk Savaş döneminde komünistler, şimdilerde ise Müslümanlardır.”

SİOT Başkanı Cebeci, ‘Nasyonalizm’, Avrupa’da bir tabu olduğu için nasyonalistlerin bile bu ismi kullanmaktan kaçındıklarını belirterek, ‘özgürlük’ ya da ‘halk partisi’ gibi isimleri seçtiklerini ve son yıllarda oy potansiyellerini hızla arttırdıklarını kaydetti.

Cebeci, Leiden Üniversitesi ile Anne Frank Vakfı’nın yaptığı araştırmada PVV’nin (Özgürlük Partisi) ‘aşırı sağcı’ bir parti olduğunun tespit edildiğini belirterek, şöyle devam etti: “Bu parti, yabancıları ötekileştiriyor. İslam’ı büyük bir tehlike, şiddet ve terörün kaynağı olarak gösteriyor. Aynı araştırmada bilim insanları, aşırı sağı üçe ayırdılar:

1) Nasyonalist (milliyetçi) demokratlar,

2) Irkçı devrimci, göçmen karşıtı aktivistler (eylemciler),

3) Neonaziler. (Trouw, 11 Eylül 2008).

Dikkat çekici çok önemli bir nokta bu aşırı sağcı nasyonalist partilerin İslam karşıtlığı yanında, çok kültürlü toplum yapısına,  Avrupa Birliği’ne (AB) ve Türkiye’ye de karşı olmalarıdır. Bu durumda şunu açıkça gösteriyor ki AB gerçekten çok önemli ve büyük bir barış, kalkınma ve birlikte çalışıp yaşamak projesidir.”

Hollanda’yı iki yıl önce ziyaret eden BM Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres’in, göçmenlerin AB’nin bir parçası olduğunu, onlara karşı hoşgörülü davranılması gerektiğini belirterek, “Sonunda dünyadaki bütün toplumlar çok kültürlü olacaklar” (İnterAjans, 19 Ocak 2011) şeklindeki ifadelerini anımsatan Bekir Cebeci, “Bu sözlerin altını çiziyorum. Artık dünyadaki bütün toplumlar, çok kültürlü olacaklar. Bu bağlamda toplumları barış ve kardeşlik içinde bir arada tutacak kavramlara dünden daha çok ihtiyacımız vardır. Bu çok kültürlü toplumda hiçbir ırk, kendini diğerinden üstün göremez. Herkes eşit koşullarda topluma katılır. Öyleyse farklılıklar bir zenginlik olarak görülmelidir. Kültürler arası köprüler kurulup milli birlik ve kardeşlik güçlendirilmelidir. Bundan 1400 yıl önce İslam’ın bu konuya tuttuğu ışık yolumuzu aydınlatıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Hollanda Türk Danışma ve Eğitim Vakfı (SİOT) Başkanı Bekir Cebeci, “Bütün toplumlar, tek kültürlü ulus demokrasiden çok kültürlü, mültidemokrasiye geçecektir. Çünkü küreselleşme çağında kapalı ekonomiler yerlerini açık, dünya ile iş ve ticaret yapan ekonomilere bırakacaktır. Gelişen trend ve gelecek bunu gösteriyor” ifadesini kullandı.

© InterAjans

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans