HTİB Başkanı Mustafa Ayrancı: “Tek olumlu madde yok”

Tek olumlu madde yok Foto İnterAjansAMSTERDAM (İnterAjans) – Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği (HTİB) Türkiye-AB arasında vize muafiyeti karşılığı imzalanan Geri Kabul Anlaşması’nın(GKA) Avrupa’daki Türkiye kökenlileri tehdit ettiği görüşünü bir kez daha yineledi.

GKA’nın Avrupa’da yasal oturum hakkına sahip olanları etkilemeyeceğini savunan Hollanda Türk Hukukçular Birliği’nin dün yaptığı açıklamaya yönelik eleştirilerde bulunan HTİB Başkanı Mustafa Ayrancı, “Açıklama hukuki dayanaktan yoksun” görüşünü savundu.

Mustafa Ayrancı, “GKA metninde AB ülkelerinde ikamet etmekte olan (düzenli ya da düzensiz konumda) Türkiye vatandaşları için olumlu görülen tek bir kazanım açıklansın. Sadece bir tek somut kazanım gösterilirse GKA’ya biz de olumlu bakacağız” ifadesini kullandı.

GKA’nın 2(1) maddesinde anlaşmanın kapsamına girenlerin tanıtıldığına işaret ederek, bu kapsamda giriş, bulunma ve ikamet koşullarını yerine getiremeyen veya bu koşulları sonradan kaybeden Türk vatandaşları, üçüncü ülke vatandaşları ve vatansız kimselerin yer aldığına vurgu yapan Ayrancı, “Bu koşulları sonradan kaybeden Türkiye vatandaşları” teriminin, AB ülkelerinde yasal olarak ikamet eden Türkiye vatandaşlarını da kapsadığını ileri sürdü.

Anlaşmanın yasal olmayanları kapsadığı yönündeki yaklaşıma katılmayan HTİB Başkanı Ayrancı, “Her insan yasaldır. İnsanların yasal olup olmaması gibi bir kavram yoktur. Söz konusu olan, kişinin ikametinin yasal olup olmadığının tespitinin, o ülkenin ulusal mevzuatına göre yapıldığı ise doğru bir yaklaşım değildir. Hollanda ulusal mevzuatına göre Hollanda’da ikametinin yasal olmadığı gerekçesiyle sınır dışı edilmek istenen veya Hollanda’ya girişi engellenen çok sayıda Türkiye vatandaşının Hollanda’daki ikametinin veya Hollanda’ya girişinin Türkiye AB Ortaklık Hukuku’na göre yasal olduğu konusunda dava açanlara GKA’nın yürürlüğe girmesi halinde, aynı davaları aynı koşullarda açılabileceğini ya da dava açmak isteyen kişilerin aynı kolaylıkla ulaşıp davalarını takip edebileceklerini düşünüyorlar mı?” ifadesini kullandı.

GKA’nın teorik olarak mütekabiliyet esasını içerdiğini ve anlaşmanın tek taraflı olarak işleyeceğini savunan Ayrancı, “Türkiye tarafından AB’ye geri gönderilen bir AB üyesi ülkenin vatandaşı var mı? GKA’dan sonra bu tür geri göndermeler bekleniyor mu? Anlaşmanın tek taraflı işleyeceği açık değil mi?” sorularını yöneltti.

HTİB Başkanı Mustafa Ayrancı, açıklamasının bir bölümünde şunları kaydetti: “GKA’nın kapsamında, giriş, bulunma ve ikamet koşullarını yerine getiremeyen veya bu koşulları sonradan kaybeden Türkiye vatandaşları, üçüncü ülke vatandaşları ve vatansız kimseler yer almaktadır. Bu herkesin anlayabileceği kadar açık bir ifadedir. Giriş koşulları, AB üyesi ülkelere herhangi bir gerekçeyle giriş koşullarını (gezi, geçici çalışma, eğitim, aile birleşimi, sürekli ikamet vb.), bulunma koşullarını (geçici ikameti ya da bulunma, gezi, geçici çalışma, eğitim vb.), ikamet koşullarını (sürekli ikamet koşullarını) tanımlar. Türkiye vatandaşı olup; (1) sürekli ikamet koşullarını yerine getirenler, bu koşulları kaybetmesi ya da kaybettirilmesi halinde, (2) AB ülkelerinden herhangi birisine girişte, o ülke tarafından öngörülen herhangi bir belgeyi ibraz edememesi halinde, (3) gezi, geçici çalışma, eğitim, sağlık vb. nedenlerle bir AB ülkesinde bulunanların, geçici bulunma için öngörülen koşullardan herhangi birisini yitirmesi halinde, GKA’nın kapsamındadır. GKA’da Türkiye vatandaşlarının ne şekilde sınır dışı edileceğine dair çok sayıda madde bulunmaktadır. Madem amaç düzensiz konumdaki üçüncü ülke vatandaşlarının geri gönderilmesi ve kabulüdür, Türkiye vatandaşlarının GKA’nın kapsamında ne işi vardır?”

Ayrancı, Hollanda’da düzenli konumda bulunmayan Türkiye vatandaşları ile turist olarak bulunan Türkiye vatandaşlarının konumlarının birbirlerinden tamamen farklı olduğunu belirterek, “Turist Türkiye vatandaşlarının sınır dışı edilmesi söz konusu değildir. Hollanda’ya yasadışı yollardan gelen veya turist olarak gelip, vize süresinden fazla kalan veya kamu pasaportuyla gelip çalışma izni olmadan çalışan Türkiye vatandaşları sınır dışı edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti bu konumda olan vatandaşlarını almak zorundadır” açıklamasını yaptı.

Mustafa Ayrancı, Hollanda’ya turist olarak gelip vize süresi sonunda Hollanda’yı terk etmeyen ve kayıt dışı olarak çalışmaya başlayan Türkiye vatandaşları ile yasadışı yollarla gelip Hollanda’da ikamet etmeye çalışan Türkiye vatandaşlarının, Hollanda’da yasal ikameti bulunan, Hollanda’da doğup büyümüş sonradan yasal ikamet statüsü kaybettirilmiş Türkiye vatandaşlarının aynı konumda görülmesinin rahatsızlık yarattığını kaydetti.

Yasal ikametini kaybeden ya da kaybettirilen Türkiye vatandaşlarının, sınır dışı kararının Hollanda’daki yargı süreci tamamlanmadan uygulanamayacağı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu savunan Mustafa Ayrancı, “Bunun GKA’da hangi maddede yer aldığı açıklanmalı. Bu süreçte imzalanan Protokol’ün ve eki Yol Haritasının mahkemelerde anlaşma gibi değerlendirilmesi mümkün değildir. GKA ise parlamentolardan geçerek yasa halini alacaktır. Parlamentodan geçmeden GKA mahkemelerin dikkate alacağı bir metin değildir” ifadesini kullandı.

Ayrancı, daha sonra şu ifadeleri kullandı: “Türkiye AB Ortaklık Hukuku, ABAD kararları da dahil AB müktesebatının zaten ayrılmaz parçasıdır. Dikkat edilirse, 18/2. maddede, AB ülkelerinin ABAD kararları da dahil Türkiye AB Ortaklık Hukukuna tam olarak saygı göstermesi değil, GKA’nın tam olarak saygı göstermesi ifadesi bulunmaktadır. Buradan anlaşılması gereken şudur. Hollanda’nın ulusal mevzuatına göre sınır dışı etmek istediği bir Türkiye vatandaşının, şayet Türkiye AB Ortaklık Hukuku’na göre sınır dışı edilemeyeceği Mahkeme tarafından kararlaştırılmışsa GKA bu kişinin sınır dışı edilmesi için kullanılamayacaktır. Yani GKA, Türkiye AB Ortaklık Hukuku’na dayanan kararlara saygılı olacaktır.

Anlaşmanın sonunda Ortak Deklarasyon yayınlanmamıştır. Anlaşma ile birlikte Vize Muafiyeti Süreci konusundaki ilk toplantının sonucunda 5 maddeden oluşan bir Protokol imzalanmıştır. Açıklamalı Yol Haritası ise bu Protokol’ün ekidir. Ne GKA’da, ne “Yol Haritasında, ne de Protokol’de Türkiye AB Ortaklık Hukuku’nun ve ABAD kararlarının yaygınlaştırılarak uygulanacağına dair hiç bir ifade yoktur. Daha da ötesinde GKA ile AB mevzuatının ayrılmaz parçasını oluşturan Türkiye AB Ortaklık Hukuku ve ABAD kararlarının yaygınlaştırılarak uygulanması arasında nasıl bir ilişki kurulduğunu anlamış değiliz.”

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.