“İnsansızlaşma dünyanın temel problemi haline geldi”

AVRUPA Türk Markalar Birliği Başkanı Cafer Mahiroğlu, “İnsansızlaşma dünyanın temel problemi haline geldi. Biz eğer insan sıcağından vazgeçersek, ne elde edersek edelim, giderek robotlaşmış varlıklar olacağız ve bu varlıkların oluşturduğu dünyada da kendimize yer bulamayacağız” dedi.

10.Boğaziçi Zirvesi kapsamında düzenlenen “Değişen Dünya Düzeninde Küresel Ticaretin Geleceği” panelinde konuşan Mahiroğlu, hayatta heyecanı olmayan insanın başarılı olamayacağını söyledi.

Yıllar önce gurbetçi olarak gittiği İngiltere’de bugün iş insanı olarak yoluna devam ettiğini anlatan Mahiroğlu, şunları kaydetti:

“Sivas sokaklarından çıkmış, Londra’da kendini bulmuş, tek başına mücadele ederek hayatını kazanmış, şimdi 5 ülkede 7 bini aşkın kişiye istihdam sağlayan bir iş insanıyım. Özellikle dünyanın dijital dönüşümü ile birlikte yüz yüze ilişkilerin azaldığı bugünlerde ısrarla ve inatla, insanın insana ihtiyaç duyarken, birbirimizin yüzüne bakmak çok anlamlı.

İnsansızlaşma dünyanın temel problemi haline geldi. Bugün burada dünyanın sorunlarının tamamını çözecek değiliz. Ancak şunu bilmemiz yeterli; biz insan sıcağından vazgeçersek, ne elde edersek edelim, giderek robotlaşmış varlıklar olacağız ve bu varlıkların oluşturduğu dünyada da kendimize yer bulamayacağız.”

Göçmenlik konusunda değerlendirmelerde bulunan Mahiroğlu, insanların yaşadığı çağda bazen kendi ülkesinde göçmen olabileceği gibi, bazen de gurbette ev sahibi haline dönüşebildiğinden bahsetti.

Mahiroğlu, “Eğer kökünüz sizin toprağınızdaysa, oranın kaygısını ve kavgasını gittiğiniz her yere götürürsünüz. Verdiğimiz mücadele büyük, kendimizi Avrupa’da kabul ettirdik” ifadelerini kullandı.

– “Kalifiye iş gücü için iş dünyası ve sivil toplumun birlikte çalışması gerek” 

Şirketini yönetirken, kendi yurdunu da temsil ettiğini anlatan Mahiroğlu, ekonomik yaşam içindeki aktörlerin rakamlar kadar arka plandaki insan hikayelerinde de odaklanması gerektiğini dile getirdi.

Mahiroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Rakamlara çeviremediğimiz o hikayeler, gerçek başarının kendisidir. Çünkü kalkınma verilerin artışından daha fazla insanların kendi yeteneklerini, becerilerini, hayallerini kısacası potansiyellerini yaşayabilmesiyle ilgilidir. Kendi yurttaşlarına bu imkanı verebilen, onların bu özelliklerini güçlendirmek için yatırım yapabilen toplumlar ancak başarılı olabilir.

Endüstri için en büyük zorluklardan birinin kalifiye iş gücüne erişim olduğunu biliyoruz. Bunun için iş dünyası ve sivil toplumun birlikte çalışması gereklidir. Gençlerimizin, girişimcilerin yeteneklerine yatırım yaparak, çocuklarımızın miras almasını istediğimiz adil ve müreffeh bir toplum inşa edebileceğiz. İnsan yaşamının temel ilkelerinden biri olarak, milletlerin kalkınma konusunda farklı ve özel hedefleri ve anlayışları olsa da hepimiz daha güvenli, sürdürülebilir, daha mutlu ve müreffeh olmak istiyoruz.”

Cafer Mahiroğlu, gelişimin yalnızca daha büyük sosyal programlar başlatmanın yanı sıra altyapı oluşturma ve ağır projeler yapma meselesi olmadığını dile getirdi.

Yeni ekonomik köprüler kurarak, yeni bir ticaret çağını şekillendirerek, engelleri kaldırarak ve en önemlisi insana yatırım yaparak daha müreffeh ve daha barışçıl topluluklar oluşturulabileceğini belirten Mahiroğlu, “Değişen dünya koşullarını bilen, teknolojinin verdiği olanakları kavrayan, bunun içerisinde yeni çözüm yolları, yeni arayışlar bulmaya çalışan bir kimse olarak, dünyanın neresine gidersem gideyim yurdumu yanımda götürdüğümü söylemek isterim” ifadelerini kullandı.

 

        

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.