Işık’ın öğrencileri hayran bırakıyor

Isik in ögrencileri hayran birakiyorAli ESİN / HENGELO (İnterAjans) – Müziğimizi ülkede yetişen genç kuşaklar arasında yaşatmak, toplumlararasında müziğin diliyle diyalog kurmak amacıyla 2010’da yola çıkan STMC’nin (Türk Müzik Sanat ve Kültür Vakfı) üç yıllık süreç içinde yaşadıkları, “Müzik yapmak suç mu?” dedirtecek cinsten.

TRT sanatçılığı döneminde (1962-1973) 36 plak dolduran, uzun yıllar Hollanda’nın yanı sıra Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde sahne alan müziğimizin duayenlerinden Fahri Işık’ın başkan, Mehmet Erkılıç’ın ikinci başkan, Havva Doğan’ın genel sekreter, Hatice Ünal’ın genel sekreter yardımcısı, Duygu Erkılıç’ın muhasip, Cüneyt Işık’ın koordinatör, Kamil Konyalı’nın da danışman olarak görev üstlendikleri STMC’nin 2010 yılında 14 üye ile başlayan koro çalışmalarında bugün sayı 100’e ulaşmış. Fahri Isik1

Koronun 10 Ekim 2010 tarihinde Hengelo Belediyesi’nin eski kütüphanesinde Fahri Işık’ın “arkadaşlar hazır mıyız?” diyerek, bageti ile nota sehpasına üç kez vurmasıyla yola çıkan koro, gösterilen yoğun ilginin “faturasını” alınan “yıkım” kararıyla ödemiş. Bir anda müzik aletleriyle sokakta kalan ekip başlamış kentte yer aramaya. Akıllara önce halkevleri gelmiş. “Öyle ya, biz de halkız, hem de sanat yapan. Bize de bir yer verirler” demişler. Ancak hiç de öyle olmamış. Sübvansiyonların çarçur edildiği dönemde, halkın evlerinden müzik yapan ‘halk’a adeta ‘lüks gazino’ tarifesi uygulanmaya çalışılmış. Duayenin ifadesi aynen şöyle: “Çalışmak için saat ücreti olarak 100 Euro istediler. Bunu bizden isteyen halkevi.”

Sonra başka bir yer bulunur ve “her şey sanat için” denerek paralar denkleştirilir. Ancak bu da uzun ömürlü olmaz. “Ne yapalım, biz insanları kapıdan kovsak, onlar bacadan girmeye çalışıyorlardı. Bir yanda sıkıntı çekiyoruz, bir yanda gençler ‘bende koroya katılmak istiyorum’ diyorlardı. Ne yapayım, o hevesli genci kapıdan mı çevireyim? Olmaz, insanları ne kırmak, ne de rencide etmek olmaz. Sıkıntıları içimize gömdük, gençlerle, bu işe gönül vermiş tüm dostlarla yaptığımız müziğin zenginliğine yaraşmayacak mekanlarda biraz isyan, biraz hüzün dolu çalışmalarımızı sürdürdük” diyen usta sanatçı Işık, Hengelo Posthanesi’nin bir bölümünü kullandıkları “azap yolculuğu” sırasında önemli sahne performansları gösterdiklerini de anlatıyor.

 

Fahri Isik2

Kısacası duayen Fahri Işık’ın müziğimizi ülkenin doğusundaki Hengelo kentinde gelecek kuşaklara aşılama çabaları geçen üç yıllık dönem içinde inanılmaz engellerle karşılaşmış. Biz yazımızda bu sıkıntıların bazılarına değindik. Bize göre bunlar klasik deyimle “aysbergin görünen yüzü.” Niye bu tanımlama? Eğer Hengelo’da çabası yalnızca müzik yapmak olan bir grup, bu kadar itilip kakılıyorsa, imkansızlıklara itiliyorsa, ülkenin diğer kentlerinde neler yaşanıyordur kim bilir?

Sağ olasın üstat, hem bizi, hem de okurlarımızı yaşadıklarından haberdar ettin.

Ha o koro şuan ne mi yapıyor? Bunca engellemelere, seyirci kalmalara karşın biri çıkıp “Gelin kardeşim, siz bu işi mi yapıyorsunuz, alın size destek. Ben yardıma her zaman hazırım” diyor. Şimdi o koro ROC Hengelo binasında Şükrü Temiz adlı işadamının maddi ve manevi desteği ile çalışmalarını, yüzü aşkın üyesi ile izleyenleri kendisine hayran bırakarak sürdürüyor.

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.