“Koşullar kötüye gidiyor”

AMSTERDAM (InterAjans) – Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Genel Başkanı Nuri Karabulut, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi yaşadığımız Hollanda’da da emekçilerin çalışma ve yaşam koşulları sürekli kötüye gidiyor” dedi.

İŞSİZLİK ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR
1980’li yıllardan bu yana işsizliğin en yüksek düzeye çıktığını ve her ay 20 bini aşkın kişinin işsizler ordusuna katıldığını anlatan Karabulut, “İşsizlik çığ gibi büyüyor. Resmi işsiz sayısı 600 bin kişiyi geçerek 80’li yıllardan bu yana en yüksek düzeye çıktı. Çalışanların çalışma koşulları gün geçtikçe ağırlaşıyor. İşsizlik ödeneği (WW) süresini düşürmek ve işten çıkarmaları kolaylaştırmak gibi uygulamalarla haklarımız budanmak isteniyor. Alım gücü ve ücretler düşmeye devam ediyor. Konut kiralarının fahiş oranda yükseltilmesinin önü açıldı. Yoksulluk ve geçim sıkıntısı artıyor. Esnek çalışma ve güvencesiz işler hızla artıyor. Gençlik arasındaki işsizlik oranı, ortalama işsizlik oranının iki katı. Bu oran göçmen kökenli gençler arasında çok daha yüksek. Gençler staj yeri bulamadıkları gibi, burs haklarından da mahrum bırakılmak isteniyorlar” diye konuştu.

İNSANLAR KADERLERİNE TERK EDİLİYOR
Bakım hizmetleri sektöründe çalışanlara düşük ücretlerin dayatıldığına, yöneticilerin yüksek maaşlarına ise dokunulmadığına dikkati çekerek, bu uygulamalardan dolayı sektörde çalışan 100 bin insanın işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını anlatan DİDF Genel Başkanı Nuri Karabulut, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha az bakım için daha çok para ödemek durumunda bırakılıyoruz. Kadrolu ve güvenceli işlerin yerini esnek ve güvencesiz işler alıyor. Hükümetin bu politikaları sonucu zenginler daha zengin, yoksullar daha yoksul oluyor. Servetleri giderek artan zenginler korunmaya alınırken, işsiz bırakılanlar, hastalananlar, göçmenler, ilticacılar ve yasal oturumu olmayan insanlar kendi kaderlerine terk ediliyor.” 

DAYANIŞMA VE MÜCADELE ÖNEMLİ
Birlik, dayanışma ve mücadeleyle sorunların üstesinden gelinebileceğinin altını çizen Karabulut, “Sorunlar ve gelişmeler, biz göçmen kökenli emekçileri, gençleri ve kadınları da doğrudan ilgilendiriyor. Çalışma ve yaşam koşullarımızın düzelmesi için ortadaki tablo karşısında sadece şikayetçi olmak yetmiyor. Ancak sesimizi çıkarır, aynı sorunu yaşayan yerli halkla birlikte elele verip mücadele edersek bu tabloyu değiştirebiliriz. Biz emekçileri ‘Müslüman-Hıristiyan’, ‘Türk-Hollandalı’ diye bölen politikalara karşı çıkmazsak, aynı kaderi aynı hayatı ve aynı sorunları paylaştığımız yerli halkla elele vermezsek, bundan en çok zarar görecek olanlar yine bizler olacağız” ifadesini kullandı.

 

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans