Müslümanlardan “Bir yere gitmiyoruz” mesajı

ABD‘de başkanlık seçimini kazanan Donald Trump’ın 20 Ocak’ta göreve başlamasıyla dini ve sosyal haklarının kısıtlanması endişesi taşıyan Amerikalı Müslümanlar, şartlar ne olursa olsun ABD’den ayrılmayıp hakları için mücadele edeceklerini vurguladı.

Donald Trump’ın seçim kampanyası boyunca Müslüman karşıtı söylemleri ve büyük ölçüde şekillenen kabinesindeki bazı isimlerin Müslümanlara ilişkin olumsuz görüşleri Amerikalı Müslümanları endişelendiriyor.

ABD’deki Müslüman sivil toplum örgütlerinin de ana gündemlerinden biri olan bu konu, Müslüman Amerikan Cemiyeti (MAS) ile Kuzey Amerika İslam Camiası (ICNA) tarafından ABD’nin Chicago kentinde düzenlenen kongrenin de en önemli başlığıydı.

Müslüman Organizasyonları Konseyi (USCMO) Genel Sekreteri Usame Cemal, MAS-ICNA Kongresi’nde AA muhabirine yaptığı açıklamada, İslamofobinin tüm dünyada yükseldiğini vurgulayarak bunun ABD’de rahatsız edici bir trend haline geldiğini söyledi.

Nefret söylemleri ve bağnazlığıyla tanınan küçük gruplar ve bazı bireylerin, Müslümanlar aleyhindeki sözlerini anlayabildiğini kaydeden Cemal, “Ancak İslamofobinin başkanlık gündeminde yer alması, Müslüman ya da gayrimüslim tüm Amerikalılar için şoke edici” dedi.

Cemal, Müslümanların ABD’ye katkıda bulunduğunu belirterek “Burası bizim ülkemiz ve evimiz, hiçbir yere gitmiyoruz. Sadece kendimizi Amerikan halkına anlatmakta bazı zorluklarla karşılaşacağız” diye konuştu.

 – “Hayal kırıklığına uğradığımız sır değil”

Donald Trump’ın seçimleri kazanmasının etkilerini değerlendiren Cemal, ABD’nin bir demokrasi olduğunu ve yönetime halkın karar verdiğini söyledi.

Bu ülkenin din özgürlüğü ve tüm grupların haklarının korunması gibi değerleri olduğunu hatırlatan Cemal, “Burası göçmenler ülkesi. Bir grubu diğerinden ya da bir dini öbüründen ayıramazsınız. Biz yeni seçilen başkandan, eğer ABD’yi gerçekten büyük bir ülke yapmak istiyorsa temel değerlerine odaklanmasını bekliyoruz” ifadesini kullandı.

Bu değerlerden vazgeçilirse ABD’nin bundan böyle büyük bir ülke olmayacağını söyleyen Cemal, “Müslüman toplumunun seçim sonuçları nedeniyle hayal kırıklığına uğradığı bir sır değil. ABD seçmeninin çoğunluğu da sonuçlardan mutlu değil. Biz Donald Trump’tan değil onun ortaya koyduğu ajanda ve önemli sayıda Amerikalının buna destek vermesinden hayal kırıklığı duyuyoruz” dedi.

– “Burası bizim evimiz, mücadele edeceğiz”

Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) Başkanı Nihad Awad da yaptığı açıklamada, İslamofobinin marjinal bir görüş olmaktan çıkarak ana akımda sosyal ve politik açıdan kabul edilen bir fenomen haline geldiğini vurguladı.

Trump’ın seçim döneminde Müslümanlardan korkan ve İslam hakkında yeterli bilgisi olmayan halkın endişelerini kullandığını anlatan Awad, “Amerikan Müslüman toplumunun Amerikan halkıyla iletişime geçerek İslam’ı ve Müslümanları doğru bir şekilde anlatma sorumluluğu var” diye konuştu.

Awad, Müslümanların bu korkutma taktiklerinden yılmayacağının altını çizerek “Burası bizim evimiz. Burada kalacak ve haklarımız için mücadele edeceğiz. Burası bir hukuk ülkesi” dedi.

“Trump’ın seçilmesi nedeniyle sadece Müslümanlar değil tüm azınlık gruplar arasında endişeler var” ifadelerini kullanan Awad, korkunun kendilerini esir alamayacağını ve Trump’ın nasıl bir politika izleyeceğini bekleyip göreceklerini kaydetti.

– “Müslümanların kayıt altına alınması teklifi olursa dava açarız”

Awad, “Trump Müslümanları kayıt altına almaya kalkarsa, bununla yasal olarak savaşıp dava açacağız. Bunun anayasaya aykırı, yasa dışı ve Amerikan değerlerine zıt bir durum olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Ön yargılı olmak istemediklerine işaret eden Awad, seçim kampanyası söylemleriyle başkanlık uygulamaları arasında fark olabileceğini, dikkatli bir şekilde uygulamaları takip edeceklerini söyledi.

Yazar ve akademisyen Dr. Cemal Bedevi de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, İslamofobinin hızla arttığını belirterek ABD’deki Müslüman toplumun ve sivil toplum liderlerinin diyalog içinde bu konuda atılacak adımları görüşmesinin önemli olduğunu dile getirdi.

Müslümanların eğitiminin önemini de vurgulayan Bedevi, karşılaşılan her türlü güçlüğe rağmen Müslümanların uygunsuz karşılıklar vermemesi gerektiğini belirtti.

Bedevi, “Müslümanlar olarak karşılaştığımız güçlükler karşısında iyice düşünerek hareket etmeli ve pozitif bir şekilde durumu nasıl düzeltebileceğimizi değerlendirmeliyiz” dedi.

– 15 Temmuz FETÖ’nün darbe girişimi

MAS-ICNA Kongresi’ndeki önemli gündem başlıklarından birisi de FETÖ’nün darbe girişimiydi.

Başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere Anadolu Ajansı ve diğer kurumlar açtıkları stantlar ve etkinliklerle 15 Temmuz’da yaşananları, Amerikalı Müslümanlara birinci elden aktardı.

Müslüman liderler de darbe girişiminin engellenmesinin önemini vurgulayarak bunun Türkiye ve İslam dünyası için kıymetini anlattılar.

Usame Cemal, Türk halkının darbe girişimine verdiği tepkiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek “Türk halkının demokrasisine, özgürlüğüne, cumhurbaşkanına ve ülkesine sevgisi beni gerçekten şaşırttı” diye konuştu.

Cemal Bedevi de askeri darbelerin özgürlükler ve dini haklar konusunda kısıtlamalar getireceğini ifade ederek 15 Temmuz’un, Türkiye tarihindeki son askeri girişim olmasını umduğunu söyledi.

Türkiye’nin elde ettiği büyük kazanımlara rağmen böyle bir olayın gerçekleşmesinin şoke edici olduğunu vurgulayan Bedevi, “Çok can kaybı yaşandı. Parlamento bile bombalandı ki bu büyük bir ihanettir. Elhamdülillah Allah Türkiye’yi bir mucize eseri bu girişimden korudu” ifadesini kullandı.

Nihad Awad da konuya ilişkin açıklamasında, Türk halkının cesaretinin örnek alınması gerektiğini söyleyerek “Türkiye’de demokrasi ve halkın iradesi kazandı” dedi.

Darbe sürecinde Türkiye’de demokrasinin ve halkın kazanması için çok dua ettiklerini, Beyaz Saray önünde gösteri yaptıklarını kaydeden Awad, Türkiye’nin demokrasi mücadelesinin tüm Müslümanlara ve ülkelere örnek olacağını sözlerine ekledi.

 

 

AA © InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans