Nezih Akkutay yazdı: Bu ligin neresi SÜPER

SÜPER kelimesinin sözlükteki karşılığı şöyle:

1.Nitelik, nicelik ve derece bakımından üstün olan.

2.Belli bir normun üstünde olan.

Bu tarife göre SÜPER sıfatını kullanan futbol ligimizin her katmanı ile çok çok kaliteli bir lig olması gerekir.

Gelgelelim bizim futbol dünyamız “Balık baştan kokar” söyleminin çok güzel bir örneğidir. Yani iş federasyon katından başlıyor.

Şampiyon Galatasaray dikkat ederseniz son haftalarda sahaya onbir yabancı futbolcu ile çıkıyor. Bu Futbol Federasyonu’nun kendi koyduğu kuralı delmesiyle mümkün oluyor. Yanlış okumadınız kuralı delen başkası değil federasyon.

Nasıl mı? İşte hikayesi.

Federasyon Türk futbolunu ileriye götürmek için Fatih Terim’i futbol dünyasında kimseye verilmeyen yetkilerle işbaşına getirmişti. Fatih Terim her şeyden sorumlu ve sınırsız yetkiliydi. Öyle ki kendi kendinin bile patronuydu. Futbolun başı olarak belirlediği teknik heyetin başında da kendisi vardı.

Fatih Terim ve ekibi hiçbir formülü beğenmeyen kulüpleri memnun etmek için transfer edilebilecek yabancı sayısını 14’e çıkardılar. Ama bir takım kurallar koyarak. Onların amacı Türk futbolcularına takımlarda yer açmaktı. Terim defalarca söyledi: “Bu kuralın amacı takımların kadrolarında en az 14 Türk futbolcuya yer vermeleridir.”

KURAL NE DİYOR?

Kural ana hatlarıyla şöyleydi:

-Takımlar Futbol Federasyonu’na en fazla 28 kişilik kadro bildirebilirler.

-28 kişilik kadroda en az 14 Türk futbolcu bulunur.

-Maç kadrosunda en fazla 18 kişi yer alır.

-18 kişilik kadronun en az yarısı (9 kişi) Türk futbolculardan oluşur.

-18 kişilik kadroda alt yapıdan gelen en az 3 futbolcu bulunur.

Bu şartlara göre 18 kişilik kadroda en fazla 9 yabancı futbolcu yer alabiliyor.

Hesapsız kitapsız 14 yabancı transfer eden kulüpler maç kadrosuna alamadıkları 5 yabancıyı tribünde oturtmak zorunda kaldılar.

SÜPER ÇÖZÜM

O tarihlerde başkanlığını Göksel Gümüşdağ’ın yaptığı Kulüpler Birliği toplanır ve bu işe bir çözüm arar. Gümüşdağ Başakşehir’in başkanı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yardımcısı, bir önceki dönem Futbol Federasyonu’nda ikinci başkanlık yapmış biri. En önemli özelliği de Emine Erdoğan’ın abisinin damadı olması.

Kulüpler Birliği çözümü kolay bulur. Maç kadrosu 18’den 21’e çıkarılırsa bu iş hallolur. 21 futbolcunun 9’u Türk olacak geriye kalan 12’si yabancı olabilecek.

Hangi ülkenin liginde maç kadrosu 21 kişiden oluşuyor, bilen var mı? Ben bilmiyorum, olduğunu da sanmıyorum. Bildiğim Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası’nda 22 kişilik kadrolara izin var. Ligimizin adı SÜPER ya, bu uygulama örnek alınabilir elbette.

Kulüpler Birliği’nin teklifi federasyona gider ve anında kabul edilir. Tayinle işbaşına gelmiş federasyonun zaten başka şansı olamaz ki.

İşte böylelikle takımlara sahaya onbir yabancı ile çıkma imkanı doğar. Ne yazık ki bundan yararlanan ilk kişi de Fatih Terim olur. “Biz bu kuralları, Türk futbolcusunu korumak için koyduk” diyen kişi.

DARBE GENÇLERE

Bu karar ile en büyük darbeyi gençler yedi. Takımların çoğunda alt yapıdan yetişip A takıma yükselen futbolcu olmadığı için 18 kişilik kadroya halen alt yapıda olan 3 genç oyuncu alınıyor. Kadrolar 18 kişilikken bu gençlerden hiç olmazsa birinin az bir ihtimalde olsa oyuna girme şansı oluyordu. Kadrolar 21 kişiye çıkınca önlerine 3 tane yabancı dizildi. Artık sadece alt yapı kontenjanını doldurmak için kadroya alınıyorlar.

FEDERASYON SEÇİMİ

Önümüzde Futbol Federasyonu kongresi var. Şimdiye kadar tek aday Nihat Özdemir. Başkası da çıkmaz daha doğrusu çıkamaz.

Federasyonun son iki dönemine bakalım. Yıldırım Demirören Beşiktaş Kulübü Başkanı iken aniden istifa etti ve Federasyon Başkanlığı’na aday oldu. Kendisine rakip çıkmadı. Beşiktaş’ı boğazına kadar borca sokan kişi futbolun başına geçti.

İlk görev süresi bitince ikinci kez aday oldu. Karşısına rakip çıkmaması için de bazı çalışmalar yapılması lazımdı.

Önce bir bilgi: Her isteyen aday olamıyor. En az 50 kongre üyesinin aday göstermesi gerekiyor. Üyelerin çoğunluğu da ikinci, üçüncü lig, amatör kulüpler, antrenörler derneği temsilcilerinden oluşuyor.

Derler ki, kongreden epey bir zaman önce milli takımın bir deplasman maçı vardı. Bütün bu üyeler bu maça davet edildi. Özel uçak tutuldu, ağırlandı. Bu arada başkanın yeniden adaylığı için imza toplandı. 50 imza yeterli olmasına rağmen herkesten imza alındı.

Eski başkanlardan Haluk Ulusoy son anda aday olmak istedi. 50 imzayı geçti ama imza verenler arasında daha önce Yıldırım Demirören’i aday gösteren bazı kişiler de vardı. Kongre divan kurulu “Bu isimler imzalar geçerli değil” diyerek, Ulusoy’un 50 üyenin imzasına ulaşamadığına karar verdi ve kongre tek adayla yapıldı.

AYNI SENARYO

Bu defa de aynı senaryo uygulanıyor. Nihat Özdemir adaylığını açıkladı. Anlaşıldı ki her şey sağlama alınmış. Sayısı fazla küçük takımların temsilcileri İstanbul’a davet edilmiş, ağırlanmış ve destekleri alınmış. Kısa süre sonra da Süper Lig temsilcileri de adaylığı desteklediklerini açıklamak zorunda kaldılar.

Nihat Özdemir’in kim olduğunu bilmeyenlere küçük bir bilgi: Aziz Yıldırım zamanında Fenerbahçe’nin ikinci başkanıydı. Şimdiki federasyonun yönetim kurulu üyesi. Ve Türkiye’deki bütün büyük ihaleleri kazanan üç gruptan birinin sahibi.

NEZİH AKKUTAY

 

        

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.