Nezih Akkutay yazdı: Foça Karası babasını kaybetti

BİR süre önce Ege bölgesinde yerel gazetelerde bir haber çıktı. “Foça Karası babasını kaybetti” diye. Emekli Piyade Deniz Albayı Volkan Sucukçu tedavi gördüğü hastanede yaşama veda etmişti. Yaşamını denizlerde geçirmiş bir asker Foça Karası üzümünün nasıl babası oluyordu? Uzun bir hikaye. Herkesin beceremeyeceği bir iş.

Hikayeye Orhan Veli’nin 1946 yılında yazdığı bir şiir ile başlayalım:

Güneşli bir günde

Masmavi göreceğiz Karadeniz’i

Balkaya’dan Kapuz’a kadar,

Karış karış biliriz bu şehri;

EKİ’ nin çiçekli bahçeleri,

Rıhtıma kömür taşıyan vagonlarıyla;

Paydos saatlerinde yollara dökülen,

Soluk benizli insanlarıyla.

Siyah akar Zonguldağın deresi

Yüz karası değil, kömür karası

Böyle kazanılır ekmek parası?

………

Volkan Sucukçu, insanları ocaktan suratları kömür karası ile çıkan Zonguldak’ın çocuğu. Babası maden mühendisi olduğu için- benim de doğduğum-  Kozlu’nun Kılıç mahallesinde büyüdü. Zonguldak TED Koleji’nde okudu. Burayı bitirdikten sonra denizcilik başladı. Deniz Harp Okulu’nu bitirdi. Gencecik bir subay iken Kıbrıs Barış Harekatı’na katıldı.

Görevli olarak geldiği Foça’yı çok sevdi. İzmir’in bu şirin kazasının tarihi ile ilgilendi. Kazı yapmaya gelen arkeoloji ekiplerine yardımcı oldu. Onları Foça’nın ev sahibi gibi ağırladı.

Manolya Hanım ile evlendi, bir oğulları oldu. Adını Fora koydular. Fora Foça’da büyüdü, liseyi orada bitirdi, Foça’dan üniversite için çıktı. Şimdi hem yurt içinde hem yurt dışında tanınan bir fotoğraf sanatçısı.

………….

Volkan Sucukçu Merkez Komutanlığı’na kadar yükseldiği Foça’da dinlediklerinden, okuduklarından tek bir dalı bile kalmamış “Foça Karası” üzümünün hikayesini öğrendi.

Foça Karası, Foça’da yoktu ama Fransa’da özellikle Marsilya taraflarında bolca yetiştiriliyordu. Fransızlar Foça’dan alıp götürdüklerine göre “Niye Fransa’dan Foça’ya getirilmesin” diye kolları sıvadı.

Daha emekli olmadan bu işin peşine düştü. Yıllık izninde inceleme gezisine çıktı. Bu arada Frankfurt’ta Hürriyet matbaasında beni de ziyaret etti. Foça’daki komşusunun kardeşi İsmail Tipi’ye de bir emanet getirmişti.

Sohbet sırasında Foça Karası’nın yeniden topraklarında yetiştirmeye kararlı olduğunu anlattı. Çok iddialıydı. Doğrusu bu ya benim aklım pek yatmamıştı.

Kafasına koyduğunu muhakkak yapan Volkan albay, Fransa’dan getirdiği asma çelikleri ile Foça Karası’nın yeniden doğuşunun temellerini attı. Artık yerlisi olduğu Foça’da toprak aldı ve çocuk yetiştirir gibi bağını büyüttü.

………………

Bir süre önce telefon çaldı. Foça’da Volkan Sucukçu’nun komşusunun kardeşi İsmail Tipi idi arayan. “Ağabey, Volkan ağabey sizlere ömür” dedi. İkimiz de fazla konuşamadık.

Gerisini gazeteci Seyfi Gül’ün kaleminden okuyalım

FOÇA KARASI BABASINI KAYBETTİ

İzmir’in Foça İlçesi’nde unutulmaya yüz tutmuş ve geçmişi 3 bin yıl öncesine dayanan Foça Karası üzümünü yeniden yaşatmaya başlayan, yaygınlaşması için kurduğu bağda ürettiği asma çeliklerini ücretsiz dağıtan, çok sayıda bağ kurulmasına öncülük ve rehberlik eden, Foça Karası’ndan başta şarap olmak üzere pek çok ürün elde edilmesini sağlayan Volkan Sucukçu hayata veda etti. Volkan Sucukçu’nun cenazesi  bugün Foça Yeni Kabristan’da gözyaşları ve dualarla toprağa verildi.

Emekli Deniz Piyade Albay’ı olan 71 yaşındaki Volkan Sucukçu bir süredir kolon kanseriyle mücadele ediyordu. Bir süre önce ameliyat olan Sucukçu’nun kemoterapi tedavisi sürüyordu. Tedavi gördüğü hastanede dün (İzmir Kent Hastanesi) son nefesini veren Volkan Sucukçu için bugün Foça’da pandemi önlemleriyle cenaze töreni yapıldı. İcra edilen askeri törenin ardından, cenaze namazı kılındı. Sucukçu’nun naaşı dualar ve gözyaşlarıyla Yeni Kabristan’da toprağa verildi.

AVRUPA ŞARAP KONSEYİ ÜYESİ  

Volkan Sucukçu 1998 yılında emekli olduktan sonra kendisini mübadele sonrası tütün ve diğer ürünlere yönelmek için bağları sökülen, anavatanı olduğu topraklarda 90 yıllık bir ayrılık yaşayan Foça Karası üzümünü yeniden canlandırma çalışmalarına adadı.

Fransa (Bordeaux), Almanya ve İsviçre’de şarap eğitimlerine katıldı. Bu ürünün başta Fransa ve İtalya’da bağcılık ve şarapçılık camiasınca çok iyi bilindiğini tespit etti. Foça Karası’nın, Foça’nın kalkınması ve tanıtılması için lokomotif ürünlerden biri olacağını savundu. İlçe merkezine çok yakın bir bölgede bağ kurdu. Bu bağda ürettiği asma çeliklerini ücretsiz olarak yerli, yabancı, meraklı herkese dağıttı. Kalitesini ve verimliliğini gören firmalar bölgede bağlar ve şarap üretim tesisleri kurdular. İlçe içinde olduğu gibi, ilçe dışında bazı yerlerde de aynı isimli kafeler, şarap evleri açıldı.

Foça Yerel Pazarı’nın İtalya merkezli Uluslararası Slow Food Hareketince Türkiye’nin ilk Yeryüzü Pazarı ilan edilmesinde çok önemli rol oynadı. Kabuller sırasında gelen yabancı heyetlere (akıcı İngilizcesiyle) bağında verdiği konferanslarla Foça’nın ve Foça Karası’nın önemini kabul ettirdi. Daha sonra uluslararası etkinliklerde Avrupa Şarap Konseyi üyesi olarak Avrupa’nın çeşitli kentlerinde konferanslar verdi, sunumlar yaptı. Tadım uzmanı olarak uluslararası düzeyde aranan isimlerden biri oldu. Sucukçu dileyen gruplara ve vatandaşlara yurt içinde düzenlediği etkinliklerle Foça Karası’nın yanısıra Sultaniye ve Öküzgözü üzümlerinden ev şarabı ve diğer ürünlerin yapımını uygulamalı olarak öğretti.

TÜRK ÜZÜMLERİNİ KULLANMAK GEREKLİ

Volkan Sucukçu etkinliklerde her üzümden şarap yapılabileceğini, ama şarap yapmak için mutlaka Türk üzümlerinin kullanılması gerektiğine özellikle vurgu yapardı. 2013 yılındaki bir etkinlikte kendisini “Ben Foça Karası adaptasyon seleksiyon bağını yapıyorum. Eğitimimi Almanya ve Fransa’da aldım, hala alıyorum. Oralarda hasatlara katılıyorum. Son altı yıldır Avrupa Şarap Konseyi üyesiyim. Edindiğim bilgileri burada ilgililere aktarıyorum. Başlangıçta hiç yokken 14 yılda kurulan bağlar ve elde edilen verim önemli miktarlara ulaştı. Bundan mutluluk duyuyorum. Şarap; bu topraklardan batıya açılan en önemli ürünlerden biridir ve büyük ekonomik değeri vardır. Anadolu üzümün anavatanı, şarap bu toprakların ürünüdür. İlk çağlarda tüm dünyaya dağıtım Foça üzerinden yapılırdı. Bugün Almanya’dan, Fransa’dan, İtalya’dan bu tarihçeyi bilenler bize teşekküre geliyorlar” demişti.

……………

Volkan, kalbini Foça’ya kaptırmasına rağmen Zonguldak’ı, Kozlu’nun Kılıç mahallesini hiç unutmadı. Çocukluk arkadaşları ile buluşmalar düzenledi. İzini kaybettiği mahalle ve okul arkadaşlarının peşine düştü.

Zaman zaman mesajlaşırdık. Son mesajında sınıf arkadaşı Belma’yı aradığını, benim bilip bilmediğimi sormuştu. Belma, Kozlu’nun eski belediye başkanlarından Adnan Taneri’nin kızı. Biz babasına, amcalarına ağabey, halalarına abla deriz. Ben de ablalarıma sorup bilgi vermiştim. Volkan’ın cevabı da  şöyle olmuştu:

Ağbeycim selam,

Sağol varol, bilgileri derlemişsin.

Sağlığınıza sevindim. Çeşme’ye geçtiniz mi, İstanbul’da mısınız? Virüs yayılımı bu cahil ümmetle artacak gibi görünüyor. Neyse ki biz 70’likler sabır dirençle ve tecrübeyle direniyoruz. Ben emekli olduğum günden bu yana 20 yıldır zaten izole yaşıyorum. Her gün sabah erken çıkıp akşam gün batımıyla bağdan eve … Eylül Ekim Bordeaux ve Almanya bağlarında 60 bazen 70 gün şarap eğitimi… Zamanımı böyle geçiriyorum. Senede 2 gün Zonguldak’ta okul mezuniyet toplantısı, bir gece Kılıç kulübünde nostalji yemeği. Kasım ayı sonunda Marmaris Ataköy erkekler sınıf toplantısı, ağırlık Kılıçlılar… Böyle standart 20 yıl. 5 yıl önce Ataköy buluşmamızda Osman ağbi Çeşme’den, Akın ağbi (doktor) Raif abi ve Burhan Güçlü 3 gün müthiş vakit geçirdik. Bol bol anılar konuştuk. Kılıç’tan bizim sabit kadro Zafer, Cüneyt Suyabatmaz, ben, İsmail Kanıer vardık. Akın ağbey ile 15 yıl önce Münih’te Kılıç’tan Ayhan Erdem’in üst katında otururken karşılaşmış idik.

Biz ayrıca 2007’den beri her yıl bağbozumu zamanı bizim sınıf (kolej) Foça’ya toplanıyoruz. Bağbozumu ve küçük Diyonisos şenliği(Winzerfest) yapıyoruz. Son 5 yıldır sınıf dışında, alt üst sınıf, mahalle arkadaşları, Çelikelliler ve hocalar da geliyor. 3 yıl önce Günyüz Acar (Bizim beden hocası) İnci Güner Kozlu’dan bizim ablamız geldiler. Maksat beraber birkaç gün geçirmek. Harika oluyor, ağırlık Kozlu Kılıç oluyor. Bu sene bir denk getirip gelsenize harika oluyor. Ağustos’un ortası gibi yapıyoruz. Hepimiz çocukluğumuzu yaşıyor mutlu oluyoruz.

Senden Burçin’in telefonunu seneler önce almıştım. Onu arayıp doğduğu günü hatırladığımı, mutlak izmir’den Foça’ya geldiğinde ziyaret etmesini istedim. Olur dedi gelemedi.  Zannederim 5 veya 6 yıl önce İsmail’in Mavişehir’deki evinde gaz bağlama sorunu varmış. Zafer arayıp yardım istemiş. Burçin derhal halletmiş. O sene bu konuyu uzunca konuşup Bingül abla Gültekin ağbiyi andık.

Burçin şimdi nerede, Bingül abla Gültekin ağbi Ankara’da iyiler mi? Mutlak saygı ve selamlarımı ilet.

Belma ile ilgili bilgilere şimdilik sağol. Bu corona günlerinde Kozlu’dan eski arkadaşlarla görev edindik herkes ulaşılamayan arkadaşları bulmaya çalışıyor. Kılıç’tan rahmetli Cevdet Müftüoğlu’nun yeğeni Nedim’e de ulaştık. İnşallah Belma’ya da ulaşırız. Tabiki evlilik soyadını bilmediğimiz için faceden bulamadık.

Oyalin abla ulaşabilir ise tamam. Olmazsa senin yazdığın eski isimlerden sorarız arada bir Tanju ağbi (Berber) ve Bülent (Dik) ağbi ile konuşuyoruz Fantoma Kenan’ı onlardan sorarız.

Bu Ağustos bağbozumu şenliğini unutmayın mutlak planlamaya çalışın. Daha erken, konuşuruz.

Esen kalın, sana ve eşine selam ve saygılar. Volkan.”

Olmadı Volkan. Bu corona yüzünden ne biz Çeşme’ye gelebildik ne de sen o buluşmayı gerçekleştirebildin.

Nur içinde yat sevgili kardeşim.

NEZİH AKKUTAY (İnterAjans)

 

   

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans