Nezih Akkutay yazdı: Kutuya bırakılan dahi çocuk

ALMANYA‘da yetiştirme yurtlarının duvarında hiç dikkati çekmeyen bir kapak bulunur. Bu kapağa “Bebek Kapağı” diyorlar. Aslında Türkçe’de “Bebek Kutusu” demek daha uygun.

“Bebek Kutusu” istenmeden dünyaya getirilen çocuklar için cankurtaran kutusu. Yeni doğan çocuğu istemeyen, bakacak durumu olmayan anne veya babalar bebeği bu kutuya bırakabiliyor. Etrafta hiçbir kamera olmadığı için bebeği kimin bıraktığı görülmüyor.

“Bebek Kutusu”nun dışarıya bakan tarafında olduğu gibi yetiştirme yurdunun içine bakan bir kapağı daha bulunuyor. Bebek kutuya konulur konulmaz içeride sinyaller çalmaya başlıyor. Görevlilerin tuvalette bile olsalar hemen toparlanıp bebeğe sahip çıkmak için hazır olmaları gerekiyor.

Bebeği bırakan kişinin pişman olması ihtimaline karşılık beş dakika bekleniyor. Beş dakika dolunca  kutunun dışarıya bakan kapağı otomatik olarak kilitleniyor. Ondan sonra açmak mümkün değil. Artık bebek Alman devletinin koruması altına girmiştir.

CILIZ ÇOCUK

2016 yılının Mayıs ayında bu kutulardan birine bir bebek bırakılır. Dünyaya gözlerini açtığından beri doğru dürüst beslenmediği anlaşılan cılız bir çocuk. Bebekle beraber annesinin yazdığı anlaşılan bir de bilgi notu eklenmiştir. Bu nota göre üç gün önce dünyaya gelmiştir. Anne Hollandalıdır. Anne bebeğin adını da yazmıştır. Biz kısaca Alex diyeceğiz.

Yurt görevlileri Alex’i yaşatmak için büyük gayret gösterirler. Zaman zaman evine gitmeyip sabaha kadar başında bekleyenler olur. Bu sevgi ve ilgi ile Alex dört ayın sonunda diğer bebeklerle aynı seviyeye gelir.

Oyun zamanlarında bir eğitmenin dikkatini çeker. Alex diğer çocuklardan ayrı olarak kendi başına bir şeyler yapmaya çalışmaktadır. Önce çekingen bir karaktere sahip olduğunu sanırlar. Diğer çocuklar ile oynamasına gayret gösterirler. Alex’in yaptıklarını biraz daha dikkatlice inceleyince diğerlerinden değişik ve yaşının üzerinde bir becerisi olduğunu fark ederler.

KÜÇÜKLERİN ABİSİ

Alex zamanla yetiştirme yurdunun en dikkati çeken çocuğu olur. Özellikle sayılar ile ilgili oyunlara ilgi gösterir. Kendisinden küçük çocuklara abilik yapar. Dişini fırçalamayanı ikaz eder. Hepsini sıraya dizip yatmadan önce ellerini, yüzlerini yıkamalarını sağlar. Eğitmenler bebekleri mama ile beslerken yardım eder. Biberonları getirir, götürür.

Bilgisayarda zeka seviyesinin ölçülebildiği oyun veya şekilleri çok kolay kavrar. Örneğin daha iki yaşındayken ekranda 15 şeklin olduğu bir tablo gösterilir. Ekran kapatılır ve bir süre yeniden açıldığında Alex şekillerden 13 tanesinin nerede olması gerektiğini söyler. Alex’in diğer çocuklara göre üstün zekalı olduğu apaçık ortadadır. Çocuğun yetenekleri yetiştirme yurdunun bağlı olduğu merkeze bildirilir.

OYUNLA TEST

Alex’in yeteneklerini ölçmek için yetiştirme yurduna bir profesör gelir. Oyunlarla zeka testi yapar. Profesörün vardığı sonuç şöyledir: IQ derecesi 115. Özellikle matematikte zeka seviyesi altıncı sınıf öğrencileriyle eşit. Alex daha üç yaşında ve altıncı sınıfa giden çocuklarla aynı zeka seviyesinde.

Yetiştirme yurtlarında büyüyen ve üstün zekalı olan çocuklar Almanya’nın bir büyük kentinde toplanıyor. Bu çocuklar özel bir eğitim görüyor. Alex bu yurda aday gösterilir. Daha detaylı bir testten geçirilir. Bu defa IQ seviyesi 119 çıkar.

Alex’in zekası seviyesi için bir örnek verelim. Üç yaşında çarpım tablosunu ona kadar ezberler.

GİTMEK İSTEMİYOR

Alex’e başka bir yurda gideceği anlatılmaya çalışılır. Alex gitmek istemez. Sonunda bir çare bulunur.

Alex kendisinden 6 yaş büyük bir kıza aşıktır. O kızın da Alex ile birlikte gitmesine karar verilir. Bu da yetmez, teyze dediği ama annesi gibi bağlı olduğu eğitmen de Alex ile birlikte gider. Birkaç gün onunla birlikte kalır. Gene geleceğine söz vererek döner.

Teyze söz verdiği gün gidemez. Alex greve başlar. Hiçbir faaliyete katılmaz, yemek yemez. Sonunda Alex’i üçüncü doğum gününde eski yurduna ziyarete getirirler. Önce teyzeye tavır alır. Yüzüne bile bakmaz. Sonra içini döker: “Sen sözünü tutmadın, ömür boyu seni sevmeyeceğim” diyerek tavrını koyar. Bir süre sonra ikili kucaklaşır ve dargınlık biter.

Alex şimdi üstün zekalı çocukların kaldığı yetiştirme yurduna döndü. Oraya alışmaya çalışıyor. Bu yurtta kalan seçilmiş çocukların en küçüğü. Diğerleri 11 ile 15 yaş arasında. Oradaki eğitmenler teyzeden aldıkları bilgilerle Alex’le yakınlaşıyorlar. Onu sıkmıyorlar, istediği gibi hareket etmesine izin veriyorlar, anne çocuk ilişkisi kurmaya çalışıyorlar. Eski yurtta Alex’in yatağı, dolabı, oyuncakları bıraktığı gibi duruyor. Şimdilik hafta sonları eski yurduna geliyor, sonra yeni yurduna dönüyor.

Alex de şimdilik inadından vazgeçmiş görünüyor. Örneğin eğitmenlerden birinin düğün davetini kabul etmiş. Kızını evlendiren eğitmen Alex’i de düğüne götürmüş. Alex hem düğüne katılmış hem eğitmenin evinde misafir kalmış.

YENİ DÖNEM

Alex için Ağustos ayında yeni bir dönem başlayacak. Üstün zekalı çocukların devam ettiği okula gidecek.  Her türlü teknolojik imkanın bulunduğu bu okulda eğitilecek, gelişmesi değerlendirilecek, not alacak. Öğretmenler dışında kimse Alex’in yetiştirme yurdunda kaldığını bilmeyecek. Yurttaki teyzelerden biri velisi olacak.

Bütün çocuklar gibi yetiştirme yurdundaki çocuklar için de “çocuk parası” ödeniyor. Bu para çocuğun kaldığı yurda yollanıyor ve ihtiyaçlar için kullanılıyor. Alex ve onun gibiler için özel bir uygulama var. Çocuk parası bir hesapta toplanıyor. Para birikecek, birikecek, birikecek Alex büyüyünce onun olacak.

Alex’in önü açık, Alman devleti korumasında. Bir gün onu çok önemli bir görevde görebiliriz. Ama kimse onun yetiştirme yurdundan geldiğini bilmeyecek.

Bir diğer yazıda Alex’in özelliklerini tanıtmaya çalışacağım.

NEZİH AKKUTAY

 

        

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.   

 

 

 

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.