Ortadoğu’daki “Batılı savaşçılar” (3)

ORTA DOGUDAKI BATILI SAVASCILAR 3Irak ve Suriye’de devam eden çatışmalar nedeniyle bölgedeki yabancı savaşçılar uluslararası gündemi işgal ederken, çeşitli ülkelerde yaşayan yüzlerce Yahudi’nin de Ortadoğu’da farklı zamanlarda çıkan savaşlarda İsrail saflarında mücadele ettikleri biliniyor.

İsrail’de yaşayan yakınları olmaması ve Avrupa ya da Amerika’dan İsrail’e gitmeleri sebebiyle “yalnız asker” olarak adlandırılan savaşçıların bir kısmı ailelerinden gizli İsrail’e geliyor. Bazılarının ise zaten aileleri ile herhangi bağlantısı bulunmuyor.

2009 yılında temelleri atılan Kudüs merkezli “Yalnız Asker Merkezi” gibi kuruluşlar, özellikle yurt dışından gelerek İsrail ordusu saflarında savaşmak isteyen kadın ve erkeklere son derece cezbedici birçok fırsat sunuyor. “Yalnız Asker Merkezi”ne göre, bünyelerinde İsrail ordusuna hizmet eden yaklaşık 5 bin 700 askerin yüzde 45’i dünyanın çeşitli bölgelerinde ikamet eden ve gönüllü olarak İsrail’e gelerek savaşmayı tercih eden Yahudi gençlerden oluşuyor.

“Yalnız Asker Merkezi” bünyesindeki askerlerin yüzde 50’si ise ya kimsesiz ya da dar gelirli ailelerin çocuklarından oluşuyor. Bazı uzman görüşlerine göre, bu gençlerin bir kısmı zaten halihazırda kendi toplumlarından dışlanarak orduya katılmak durumunda kalıyor. Bütün “yalnız askerlerin” masrafları İsrail ordusunca karşılanırken, bir asker verdiği hizmet karşılığında aylık yaklaşık 250 dolar maaş alıyor.

Uzmanlar, “yalnız asker” kavramının bir anlamda İsrail’e olan manevi borcun ödenmesinin bir gereği olarak algılandığını, bu topluluğa katılan gençlerin büyük çoğunluğunun ABD, Fransa, Kanada, İngiltere, Rusya ve Arjantin’den geldiğini belirtiyor.

İsrail’in eski cumhurbaşkanlarından İzak Rabin geçmişte verdiği bir demeçte “yalnız askerlerin” önemini, “Bizim 1948’de bağımsızlık savaşımızı verdiğimiz o zorlu ve belirsizlik dolu dönemde onlara ihtiyaç duyduğumuz anda geldiler” ifadesiyle anlatmıştı.

– Gönüllülere bazı vakıflar aracılık ediyor –

Farklı ülkelerde faaliyet gösteren bazı sivil toplum kuruluşları da İsrail’e gitmek isteyenlere aracılık yapıyor. Hollanda’da da şubesi olan İsrail merkezli “Sar-El İsrail” adlı vakıf, bu konuda çalışma yapan sivil toplum kuruluşlarına öncülük ediyor. Kendini herhangi politik bir görüşe bağlı olmayan ve bir yerden maddi destek almayan kurum olarak tanıtan vakfın internet sitesinde, İsrail’de hizmet alanında ya da herhangi bir askeri üste gönüllü çalışacak yabancıların gidişine aracılık edildiği yazıyor.

Vakfın, kurulduğu 1982 yılından bu yana farklı ülkelerden 75 bin kişinin İsrail’e gitmesine aracılık ettiği belirtiliyor. Vakfın, sadece 1998 yılında Amsterdam’da açtıkları şube kanalıyla İsrail’e gönderdiği Hollandalı sayısının ise bin 500 civarında olduğu kaydediliyor. Hollanda’dan gidenlerin bir bölümünün Yahudi olmadığı da vurgulanıyor.

Sağlıklı olan herkes vakfın bu programlarına iştirak edebiliyor. Program kapsamında gidenlerden askeri bir üste gönüllü çalışanlar en az 3, hizmet sektöründe çalışanlar 4 hafta kalabiliyor. En uzun kalma süresi ise 3 ay. Gönüllüler, istedikleri takdirde kalışlarını uzatabiliyor.

– İsrail’in Gazze saldırılarında görev aldılar –

Her ne kadar Avrupa’dan ve dünyanın diğer bölgelerinden İsrail’e savaşmak için gelen “yalnız askerler” ilk kez 1948’de bölgeye seyahat etmeye başlasalar da bu yıl Gazze’ye düzenlenen saldırılar sırasında da adları duyuldu. İsrail’de yaşayan akrabaları ve yakınları olmamasına rağmen Avrupa ve Amerika’dan gelerek, İsrail ordusuna katılan yüzlerce kişi, Gazze’ye düzenlenen saldırılarda görev aldı.

İsrail’in Gazze saldırıları sırasında ölen askerlerden Max Steinberg’in de ABD’den İsrail’e savaşmaya gelen bir “yalnız asker” olduğu bildirildi. Aslen ABD’nin California eyaletinden olan Steinberg’in cenazesine yaklaşık 20 bin kişi katılırken, cenazenin en dikkat çekici isimlerinden biri de ABD Dışişleri Bakanı John Kerry olmuştu. Kerry, cenaze töreninde yaptığı konuşmada, “Burada olmaktan gurur duyuyorum” demişti.

Huffington Post da ağustos ayında Gazze’deki çatışmalar esnasında yüzlerce Amerikan ve Kanada vatandaşı Yahudi gencin, Kuzey Amerika’dan Tel Aviv’e seyahat ettiğini bildirmiş, gençlerin uçaklara binerken İsrail bayrakları ile çektirdiği fotoğrafları yayınlamıştı.

İsrail askerlerine yardım organize eden merkezi New York’ta bulunan İsrail Savunma Kuvvetleri’nin Dostları Derneği’nin temmuz verilerine göre, halen İsrail ordusunda 750 civarında ABD vatandaşı görev yapıyor. İsrail’in Gazze saldırısı nedeniyle son günlerde daha fazla Yahudi asıllı ABD vatandaşının katılımıyla bu sayının arttığı tahmin ediliyor.

Yahudi asıllı Batılıların İsrail’in işlediği suçlara ortak olduğunu belirten uzmanlar, hükümetlerden vatandaşlarının İsrail’e savaşmaya gitmesine engel olmalarını istedi.

– “Batılı savaşçılar işlenen suçlara ortak” –

Columbia Üniversitesi’nde, “İsrail’in saldırılarının işgal altındaki Filistinliler üzerindeki etkisi”ne ilişkin araştırmalar yapan Filistinli akademisyen Hanine Hassan, İsrail’in kendi vatandaşları için uyguladığı zorunlu askerliğin yanı sıra çeşitli programlarla gönüllüleri orduya kabul ettiğini, bunun en bilinen uygulamasının “Mahal” programı olduğunu söyledi.

İsrail vatandaşı olmayan ancak Yahudi bir aileden gelen gönüllülerin kısa bir eğitimle orduya kabul edildiğini bildiren Hassan, bu askerlerin Gazze operasyonunda ön cephede yer aldığının görüldüğünü aktardı. Hassan, son saldırılarda iki ABD, birer Fransız ve Rus vatandaşı askerin İsrail saflarında öldüğünü kaydederek, “Gazze saldırısı sırasında öldürülen yabancı askerler, bu ülkelerin kendi vatandaşlarının savaş suçu işlemesine göz yumduklarını gösteriyor” dedi.

“İsrail ordusunun güçlenmesi için bölgeye gelen Batılı savaşçıların işlenen suçlara ortak olduğunu” ifade eden Hassan, bu suçların Filistinlilere karşı “etnik temizlik”, kitlesel katliam ve buna destek vermek olduğunu söyledi.

© AA

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans