Polislerden etnik ayrımcılık

FRANSIZ siyaset bilimci ve kriminolog Sebastian Roche, Fransa’da polislerin etnik azınlıklara ayrımcılık yaptığını, bu kişilere daha fazla saldırgan davrandığını ve hükümetin bu soruna sessiz kaldığını söyledi.

Paris’in banliyölerinden Aulnay-Sous-Bois’da bir gencin dört polisin coplu cinsel saldırısına uğramasıyla Fransa’da polislerle toplum arasındaki sorunlar tekrar gündeme geldi. Bu çerçevede, Fransız siyaset bilimci uzmanı ve “Polisten Demokrasiye” adlı kitabın yazarı Roche, soruları yanıtladı.

Science Po Grenoble Üniversitesinde profesör olan Roche, tartışılan asıl sorunun, polislerin farklı etnik kökenden gelen ve farklı ekonomik duruma sahip kişilere yönelik güvenlik kontrollerindeki amaçları ve yöntemleri olduğunu belirtti.

Fransa’da polislerin etnik azınlıklara karşı ayrımcılık yaptığını vurgulayan Roche, “Polisler etnik ve sosyal gruplar arasında fark gözetiyor. Polisler Kuzey Afrika, Fas, Tunus ve Cezayir kökenli insanları suç işlemeseler de Fransızlara göre daha fazla kontrol ediyor ve bu kişilere daha fazla şiddet uyguluyor” dedi.

Fransa’da bu ayrımcılığın yeni bir sorun olmadığını aktaran Roche, “Polisler, güvenlik kontrolü yapacakları zaman ırk, renk, dış görünüş, giyim, yaşadıkları yer, kişilerin ekonomik durumuna göre ayrım yapıyor. Bunlar farklılıklar gösterirse daha kötü muamelede bulunuyor” diye konuştu.

Yabancıların Fransızlara göre polis tarafından daha sık kontrol edildiğini vurgulayan Roche, polislerin rutin kontrol sırasında yabancılara karşı daha saldırgan tutum sergilediğini söyledi.

Polislerin kontrol ettikleri kişilerin dini kimliklerine dikkat etmediklerini belirten Roche, şöyle devam etti:

“Fransız polisler Kuzey Afrikalıları da kontrol ediyor. Bu kişilerin hepsi Müslüman değil. Polisler çoğu zaman kontrol ettikleri kişilerin hangi dine mensup olduğunu bilmiyor. Bu yüzden dini ayrımcılıktan bahsetmek zor.”   

Sebastian Roche, ayrıca polislerin önyargılı olduklarını ve suçlu olma ihtimali yüksek görünen kişileri güvenlik kontrolünden geçirmeyi tercih ettiklerini söyledi.

Roche, genç polislerin diğer meslektaşlarına göre daha agresif olduklarını, bunu da baskı kurmak için yaptıklarını, daha tecrübeli polislerin ise çatışmaya girmek istemediklerini dile getirdi.

– “Hükümet sorunla ilgilenmiyor”

Roche, Fransa hükümetinin polislerin yaptığı ayrımcılıkla ilgilenmediğine dikkati çekti. Bunun sebebinin ideolojik olduğunu kaydeden Roche, “Nicolas Sarkozy, Fransa cumhurbaşkanlığı döneminde polislerin öncelikli olarak vatandaşlara değil devlete hizmet etmesine yönelik karar almıştı. Bu kararla polisler vatandaşların hizmetinde olamadı” ifadesini kullandı.

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın polislerle ilgili politikasına da değinen Roche, “Hollande, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adayken bu konuda polislerin herkesi eşit bir şekilde kontrol etmesi için polisleri denetleyecek bir mekanizma geliştirme konusunda söz vermişti” dedi.

Ancak Hollande’ın cumhurbaşkanı seçildikten sonra aldığı kararın dönemin İçişleri Bakanı Manuel Valls tarafından iptal edildiğini hatırlatan Roche, Hollande’ın da buna karşı çıkmadığını aktardı.

Polislerin eşit bir şekilde halka güvenlik kontrolü uygulamasının artık hükümetin önceliği olmadığını vurgulayan Roche, hükümetin daha çok terörle mücadeleye önem verdiğini söyledi.

Sebastian Roche, aşırı sağcı Ulusal Parti lideri Marine Le Pen’in nisan ve mayıs aylarında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinden galip çıkmasının “polislerin etnik ayrımcılık uygulamalarına olumsuz etki yapacağı” öngörüsünde bulundu.

– Siyahiler ve Arap kökenlilere daha fazla kontrol

İnsan hakları konusunda çalışmalar yapan “Hakların Savunucusu” adlı örgütün geçen ay yayımladığı raporda, Fransız toplumunda polisler tarafından son 5 sene içerisinde güvenlik kontrolüne tabi tutulan 25 yaşından küçük genç erkeklerin yüzde 80’inin Arap kökenli ve siyahilerden, yüzde 16’sının beyaz Fransızlardan oluştuğu bildirildi.

Fransa’nın genelinde, Arap kökenli ve siyahilerin, toplumun diğer kesimlerine göre 20 kat daha fazla güvenlik kontrolünden geçirildiği kaydedildi.

Polisler tarafından güvenlik kontrolünden geçirilenlerin büyük çoğunluğunun bir suça karışmamış kişilerden oluştuğu, bu kişilerin neden kontrole tabi tutulduklarını bilmedikleri belirtildi.

 – Coplu cinsel saldırı

Fransız polisinin ayrımcılık ve kötü muamele yaptığına yönelik tartışmalar, polis memurlarının önceki hafta bir gence Paris yakınlarındaki coplu cinsel saldırısı sonrası yeniden alevlenmişti.

Paris banliyösünün Aulnay-sous-Bois bölgesinde, 4 polis memuru rutin kimlik kontrolü sırasında 22 yaşındaki Theo isimli gence copla cinsel saldırıda bulunmuştu.

Birçok kişinin gözü önünde yaşanan olay sonrasında genç ambulansla hastaneye kaldırılmış, 60 gün iş göremez raporu almış ve cinsel saldırı, çevredeki bir kişinin amatör kamerası tarafından da kaydedilmişti.

Theo isimli gence saldıran 4 polisin açığa alındığı, polislerden biri hakkında cinsel saldırı, diğerleri için de “kasti şiddet” suçundan soruşturma başlatıldığı bildirilmişti.

Cumhurbaşkanı François Hollande, Theo’yu tedavi gördüğü hastanede ziyaret ederek, sorumluların hak ettikleri cezaya çarptırılacağını açıklamıştı.

Saldırıya uğrayan genç için “Adalet yoksa barış da yok”, “Tacizci polis” sloganları atan grup Paris sokaklarında protestolar yapılmış, gösteriler Fransa’nın diğer şehirlerine de yayılmıştı.

 

 

AA © InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

Paylaş

© 2001-2022 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Content is protected !!