Prof. Dr. Kutlay Yağmur (Eğitim-Bilim Gündemi): “Dünya Anadili Gününüz Kutlu Olsun” diyebilmek isterdim

_Dünya Anadili Gününüz Kutlu Olsun_ diyebilmek isterdim“Dünya Anadili Gününüz Kutlu Olsun” diyebilmek isterdim

UNESCO 21 Şubat tarihini tüm dünyada anadili günü olarak ilan etti ve 2000 yılından beri anadili günü farklı etkinliklerle kutlanıyor. Hollandacanın konuşulduğu farklı ülkelerde, özellikle Fransızca ile yarışın söz konusu olduğu Belçika’da anadili gününe büyük önem atfediliyor. UNESCO ve Birleşmiş Milletler kaynaklı belgelerde anadilin ve kültürün kullanımı özgürlüğüne çok değer veriliyor. Evrensel insan hakları bildirgesinde anadilin ve kültürün kullanımı en temel insan hakkı olarak öne çıkarılıyor. Ancak anadili günü Hollanda’da ne oranda kutlanıyor veya nasıl kutlanıyor bilmiyoruz. Nitekim internet üzerinden yapılan bir aramada bazı kurumların uluslararası anadili günü için Hollandalı dilbilimcilere bu özel günle ilgili sorular sorduğunu ve onların da anadili ve kimlik arasında ciddi bir ilişki olduğunu ifade ederek söze başladıklarını görüyoruz. Anadilin bireyin kimliğinin gelişiminde ne kadar önemli olduğu anlatılırken, Hollanda’nın kendi konumuna hiç değinilmiyor. Güney Amerika’da yürüttükleri çalışmalardan yola çıkarak anadilin ne kadar önemli olduğunu anlatıyorlar. Mülakatı yapanların aklına Hollanda’daki anadili haklarını sormak gelmiyor elbette! Herhalde Hollanda’nın bu konuda son yıllarda sergilediği utanç verici durumun sergilenmesini istemedikleri için veya sırf dostlar alışverişte görsün hesabıyla UNESCO madem böyle bir gün ilan etmiş biz de modaya uyalım şeklinde de düşünmüş olabilirler. Malum Hollanda’daki anadili haklarını konuşmak artık sadece mahkemelerde mümkün oluyor.

Hollanda’daki Türk basınının çok ilgi gösterdiği anadili hakkı mahkemesi ciddi olarak tartışıldı ama bu alanda en az bu dava kadar önemli bir başka dava daha devam ediyor ve bu mahkeme nedense Türkçe basın tarafından pek dikkate alınmıyor. Okullarda Türkçe konuşma yasağı davası hiç gündeme getirilmiyor. Bir Türk öğrencinin Türkçe konuştuğu için okuldan atıldığı davadan söz ediyoruz. O mahkemede alınacak olumsuz bir kararın hem Hollanda’daki hem de Avrupa’daki Türk nüfus için ciddi bir yıkım olacağını hiç kimse henüz idrak edemiyor. Eğer mahkeme okul idaresinin ve işgüzar öğretmenlerin anadili yasağını onaylarsa bu hukuki olarak bir yıkım ifade edecek. Bir taraftan insan hakları konusunda mangalda kül bırakmayacaksınız, diğer taraftan da “burası Hollanda ve bizim okullarımızda Hollandaca dışında bir dil konuşamazsanız” diyecekseniz. Bu durum akla İspanyol faşist Franko’nun Katalan ve Bask halkının evlerinde bile anadillerini yasakladığı dönemi akla getirmektedir. İnsanlar anadillerinde konuştuğu için hapse atılmıştı. Şimdi de Türk öğrenciler Türkçe konuştuğu için okuldan atılıyor!

Yürütülen mahkemenin iki önemli boyutu var. Birincisi okullarda anadili yasağının yasal bir statüye kavuşturulması çabası, diğeri de sanki anadilde konuşmak Hollandaca öğrenmenin önünde bir engelmiş gibi gösterilme cehaleti. Türkçe yasağını getiren okul suçüstü yakalandığı için medyadaki bağlantılarını kullanarak bu konunun gündeme gelmesini engellemeye çalışıyor. Ancak söz konusu olan okulun ait olduğu siyasi yapının menfaatleri değil, anadili Türkçe olan ve Türkçe konuşmaktan gurur duyan genç nesillerin kimliği ile ilgili bir konudur. Dil yasaklarını savunan ilkel zihniyet zaten muhatap alınamaz. Onlar cehaletlerinin bedelini okullarına bir tek Türk öğrenci bulamadıkları gün ödeyecekler. Okulda Türkçe yasağını savunmanın hiçbir açıklaması olamaz. Yasakçı okulun sözüm ona öğretmeni, Türkçe yasağını savunurken “Hollandacayı daha iyi öğrenmeleri için Türkçe konuşmalarını istemiyoruz” gibi bir sözle cehaletini sergilemiştir. Eğer bir öğretmen bir dilin konuşulmasının diğer dilin öğrenilmesi önünde engel teşkil ettiğini düşünüyorsa bu sadece onun eğitimbilimsel seviyesini gösterir. Kötü niyetli değilse çok cahildir. Okul Türkçe yasağını savunarak Türk kimliğinin temel taşı olan Türk diline de karşı çıkmaktadır. Mahkemeden Türkçe yasağı olarak çıkacak bir karar okullarda verilen Türkçe mücadelesi önünde çok ciddi bir engel olacaktır. Geert Wilders gibi aşırı sağcı partilerin politikalarına su taşınmış olacaktır. Elbette aşırı sağ yasakçıdır ve ideolojik olarak çok dillilik ve çok kültürlülük gibi kavramlara karşıdır. Bu mahkeme ve sonuçları onlar için bulunmaz bir nimettir. Mahkemenin vereceği anadili yasağını herkesten önce onlar kullanacaktır. Mahkeme eğer yasakçı bir tutum izlerse sadece bir dilin okul sınırları içinde konuşulmasını yasaklamış olmayacak, aynı zamanda o dille ilişkili kimliğin de yasaklı olduğunu beyan etmiş olacaktır. Mahkemenin böylesine ilkel bir kararı vermeyeceğinden eminiz. Mahkeme evrensel insan hakları beyannamesini ve göçmen çocukların anadili ve kültür hakları anlaşmasını göz önünde bulunduracaktır. Ancak Türkçe yasağının gündeme gelmesi bile iç acıtıcı bir durumdur. Bu devirde anadili yasağını savunabilmek ancak cahil cesareti ile mümkündür.

 

Prof. Dr. Kutlay Yağmur, Tilburg Üniversitesi Öğretim Üyesi

Elektronik posta adresi: k.yagmur@uvt.nl

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans