Prof. Dr. Kutlay Yağmur (Eğitim-Bilim Gündemi) İnsanların huzurunu siyasetçiler mi yok ediyor?

Kutlay Yağmur İnsanların huzurunu siyasetçiler mi yok ediyorDuyguların sadece insanlara özgü olduğunu sanmıyorum. Canlı kavramına uyan ve can taşıyan tüm varlıkların farklı şekillerde de olsa his ve duygularının olduğunu düşünebiliriz. Yıllar önce Orta Asya çöllerinde doğumdan sonra yavrusunu emzirmeyen anne devenin psikolojisinin geleneksel bir çalgıdan dinlediği müzikle düzeltildiğini televizyondan izlerken şaşkınlık yaşamıştım. Hele müziğin etkisiyle devenin hüngür hüngür ağlayarak yavrusunu kabullenerek ona meme vermesini hiç unutamam. “Deve” der geçeriz; hatta insanlar bir birlerini aşağılamak için “deve” derler ama yüce Tanrı tüm canlılar gibi develere de “duygu” vermiş. Yine uzun yıllar önce bir dergide okuduğum bitkilerle yapılan bir deney çok ilgimi çekmişti. Aynı tür çiçeklerin olduğu bir grup saksıyı bir odaya, diğer bir grup saksıyı da diğer odaya koymuşlar. Odanın birisindeki çiçeklerin sadece bakımlarını yapmışlar. Diğer odadaki çiçeklere aynı bakımı yapmışlar ama bakımı yapan kişi her gün çiçeklere konuşmuş. Yapraklarını okşamış; onlara sevgiyle bakım yapmış. Aradan geçen birkaç ay içerisinde sevgi ve ilgiyle bakılan çiçeklerin sadece bakım gören çiçeklerden çok daha fazla büyüdüğü – geliştiği gözlemlenmiş. Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır mı bilemeyiz ama insanlara tatlı sözün çok etkili olduğunu biliyoruz. Kötülük ve aşağılayıcı sözün kimseye faydası olmadığını da biliyoruz.

Mart ayı içerisinde hem Hollanda’da hem de Türkiye’de yerel seçimler yapıldı. Hollanda’da yapılan yerel seçimlerden aşırı sağcı PVV partisinin çok kazançlı çıktığını gördük. Partinin ırkçı liderinin ilk basın açıklamasıyla içini kaplamış olan nefret ve ırkçılık irininin patlamasına tanık olduk. Ortalığı nefretin iğrenç kokusu kapladı. “Daha az Faslı” sloganının kendisine siyasi prim yapacağını zanneden faşiste kendi partisinden bile karşı çıkanların olması insanlık adına umut ışığı oldu. Topluma nefret tohumları eken siyasetçiler insanların mutluluklarını da ellerinden alıyorlar. Bu siyasetçinin karakteri de ideolojisi de belli, kafamıza takmaya gerek yok veya “it ürür kervan yürür” gibi basit bir değerlendirme yoluna gitmeyelim. İşlenen suç çok ciddidir. İnsanlık suçu işlenmektedir. Bir toplum içerisinde belli bir gruba karşı etnik kökeninden veya dininden dolayı siyasi tavır almak ırkçılıktır. İnsanlık suçudur. Fas kökenli çocukların okullarda yaşayabilecekleri sorunları göz önünde bulundurmamız gerekir. Sonra bu ırkçı siyasetçinin sözlerinden kendilerine görev çıkarabilecek olan cahil vatandaşların Fas kökenli insanlara karşı ayrım gözetmeksizin nefret suçu işleyebileceklerini düşünmek gerekir.

Hollanda okullarında çocuklar arasında çok ciddi bir “alaycılık ve aşağılama” kültürünün olduğunu biliyoruz. Her yıl onlarca çocuk intihar ediyor. Fiziksel özelliklerinden, etnik kökeninden, dininden veya cinsel yöneliminden dolayı okullarda ciddi bir psikolojik terörün estirildiğini biliyoruz. Bu konuda önlem alma konusunda Hollanda eğitim kurumları çok ama çok başarısız. Genç yaşlarda alaycılığa maruz kalan çocukların öz benlik gelişimlerinin sağlıklı olması ve öz güvenlerinin yerinde olması mümkün değil. Psikolojik eziklikler yaşamın hiç umulmayan evrelerinde çok yıkıcı bir şekilde ortaya çıkıyor. Bu konu başlı başına ele alınması gereken bir tartışma olduğu için konuyu dağıtmadan Faslı çocukların okullarda sırf etnik kökenlerinden dolayı maruz kalabilecekleri ayrımcılık ve nefret suçlarını göz önünde bulundurunca Geert Wilders şarlatanının sözlerini seçimler bağlamında değerlendirmek mümkün değildir. Hakkında açılan mahkemelerin artık bu konuda kalıcı bir karar vermesini ve bu aşırı sağın nefret ideolojisiyle zehirlenmiş adamın en şiddetli şekilde cezalandırılmasını diliyoruz.

Dünyanın neresinde olursa olsun yaşadıkları toplumu bölen, nefret tohumları eken, fikir özgürlüğüne bireysel menfaatler dışında yorum getiremeyen ve kendi gibi düşünmeyenleri aşağılayan siyasetçilerin bilinçli seçmenlerce cezalandırılması umudunu canlı tutmak istiyorum. Yalancı, yasakçı, yolsuzluğa batmış, popülist ve ırkçı siyasetçileri düşününce umudum azalsa da gençliğin idealizmine ve masumiyetine çok inanıyorum.

 

Prof. Dr. Kutlay Yağmur, Tilburg Üniversitesi Öğretim Üyesi

Elektronik posta adresi: k.yagmur@uvt.nl

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans