Prof. Dr. Kutlay Yağmur (Eğitim-Bilim Gündemi) Türkçe Gönüllüleri Hareketi’ne çok şey borçluyuz, ama devamı gerekli

KUTLAY YAGMUR TURKCE GONULLULERI HAREKETINE COK SEY BORCLUYUZ AMA DEVAMI GELECEK

“SAMAN alevi gibi” benzetmesi Türklerin başlattığı çalışmalar için kullanılır. Bu saman alevi bir türlü orman yangınına dönüşemez nedense. Türkçe İçin El Ele hareketi çok geçmişte kaldı ama Hollanda Türk toplumuna kendi öz güçleriyle neler başarabileceklerini göstermişti. Olmadı ama dökülen süte ağlamakla geçirecek vaktimiz yok elbette. 10 yıldır Hollanda’da Türk çocukları Türkçe dersi almadan büyüyor. Derneklerde, vakıflarda, camilerde Türkçe dersi veriliyor ama ilkokul çağında 65 bin Türk çocuğunun olduğu bir ülkede dökme su ile değirmen dönmez. Türkçe dersleri mutlaka Hollanda eğitim kurumlarında Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmenler tarafından öğretilmelidir. Hatta Hollandalı çocuklara (özellikle karma evliliklerden doğan çocuklara) Türkçe dersleri verilmelidir.

Türk toplumu Türkiye’nin siyasetine odaklanacağına ve oradaki bölünmüşlükleri buraya taşıyacağına buradaki sorunlarımıza sahip çıkmalıdır. Her çocuğun anadilini en iyi şekilde öğrenmesi sadece fayda getirir. Çok dilliliğin faydalarını tekrar tekrar yazacak halimiz yok. İlgi duyanlar lütfen İnternet üzerinden bulabileceğiniz birçok eski yazımızı okusunlar. “Anadili öğretimi neden gereklidir?” yazımda anadilinin hem kimlik hem de bilişsel gelişime katkısı anlatılmıştı. Şimdi tartışmamız gereken, Türkçe konusunda neden yetersiz kalıyoruz, neden bir türlü toplumu harekete geçirip sonuç alamıyoruz? Aslında son dönemde çok ciddi bir başarı gösterildi. Kamuoyuna Türkçe Gönüllüleri Komisyonu olarak yansıyan ve muazzam bir Türkçe ateşi yakan hareketten bahsetmemiz gerekiyor. Mesleği Türkçe ile ilgili olmadığı halde Türkçe dersleri için kolları sıvayan avukat Tenzile Erdal ve 8 arkadaşı, 60 gönüllü ile Hollanda’da Türkçe derslerinin yeniden verilmesi için 80 bin imza topladılar. Bu çok büyük bir başarıdır. Ancak Hollanda İkinci Meclisi’ne sunulan bu imzaların akıbeti ne olmuştur? İmzalar sunulmadan önce politik düzlemde bir alt yapı çalışması yapılmış mıdır? Veya yapılacak mıdır? Bu imzaları teslim etmek yetmemektedir. Mutlaka takipçi olunması gerekmektedir. Pekiyi, bu takibi kim yapacaktır? Herkesin bir diğerinden iş beklediği toplumlarda sadece başarı olunca bir araya geliniyor. Ancak iş yapılması gerekince herkesin çalışma yaşamı çok yoğun oluyor. Elbette hiç kimseye haksızsınız demiyoruz. İş yapacak kapasitede olan insanların yaşamları gerçekten çok yoğun ama zaman ayırılmadan da Türkçe konusu bir çözüme kavuşamayacak.

Şimdi okullar kapanıyor herkes tatile çıkacak. Çocuklarınızla mutlu ve sağlık içinde bir tatil geçirmenizi dileriz, ancak tatil dönüşü mutlaka bir yerden başlanması gerekiyor. Hollanda Eğitim Bakanlığıyla yeniden temas kurulmalı, politik kanallar yeniden çalıştırılmalı ve mutlaka diyalog ortamı kurulmalıdır. Bu işe sahip çıkacak ve öncülük edecek olanlar da ikinci kuşak Türkler olmalıdır. Biz de onlara her türlü bilgi sağlama konusunda destek olmalıyız. Türkçe eğitimi bilimsel bir iştir. Bu ciddi görevi toplumumuzla el ele yeniden gündeme almalıyız. Başka çözüm yolu yok. Hele Türkçe Gönüllüleri gibi 80 bin insana ulaşmış bir alt yapı varken bu ortak enerji mutlaka anlamlı bir şekilde eyleme geçmelidir.

Dil ve kültür lafla yaşatılmaz. Mutlaka emek gerekir. Bu emeği harcayacak gönüllüler var ama yol haritaları yok. Bu yol haritasını tatil sonrası ortaya koymak hepimizin ortak görevi olsun.

Çocuklarınız Türkçesiz ve kimliksiz kalmasın!

 

Kutlay Yağmur
Dil, Kimlik ve Eğitim Profesörü, Tilburg Üniversitesi Öğretim Üyesi

Elektronik posta adresi: k.yagmur@uvt.nl

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans