Prof. Dr. Kutlay Yağmur: Kaygılanmıyor musunuz?

KUTLAY YAGMUR KAYGILANMIYOR MUSUNUZKÜRESELLEŞMENİN en önemli sonuçlarından birisi sosyal medya adını verdiğimiz kanallardan haberleşmenin çok hızlı ve sansürsüz gerçekleşmesidir. Verilen bilgi ve haberi aklın süzgecinden geçirme yeteneği olsa bile akıl almaz stratejilerle insanlarda zihinsel bulanıklık yaratmak mümkün oluyor. Ne doğrudur, ne yanlıştır emin olamıyorsunuz. Kötü amaçla kullanılırsa sosyal medyanın çok ciddi sakıncaları var, ancak konumuz bu değil. Sosyal medyanın insanlara sağladığı düşünceleri paylaşma özgürlüğü hakarete dönüşmediği sürece düşüncelerin serbestçe paylaşıldığı demokratik bir sahne oluyor. O sahnede her türden düşünce temsil ediliyor. Online dergi ve gazetelerde yayımlanan haberler kadar o haberlerin altlarına yazılan “düşünceler ve yorumlar” da insanlığın gidişatına ayna tutuyor. Dijital evrende hiçbir şey kaybolmuyor. Yazılan her tümce, yüklenen her resim bir gün mutlaka karşınıza çıkıyor. Gizli olduğunu sandığı takma isim veya rumuzlarla sağa-sola yorum yetiştirenler, bir haberden yola çıkarak kendisi gibi düşünmeyenlere hakaret yağdıranlar, sosyal medyayı suiistimal etmektedirler. Ancak bir taraftan da insanlık kendi elleriyle kendi gelişimini, düzeyini ve tarihini yazmaktadır.

Bugün InterAjans’ın bir haberi tam da bu konuyla ilgiliydi (https://www.interajans.nl/v2v2/facebookta-rezil-yorumlar/) Libya açıklarında batan teknede yok olan 400 yaşam üzerinden yola çıkarak yazılan mülteci ve göçmen karşıtı yorumlar, Hollanda’da gelişen toplumsal durumu özetler niteliktedir. Çoğulcu yapısı ve farklılıklara olan saygısıyla bilinen Hollanda’da gelişen siyasal kutuplaşma ciddi boyutlara ulaşmıştır. Yaşadıkları sıkıntılardan kaçmak ve çocuklarına daha güvenli bir yaşam sunabilmek umuduyla yola çıkan insanlar büyük riskler almaktadırlar. Yaşadıkları ülkelerde barınamayan ve en önemlisi can güvenlikleri olmadığı için ülkelerini terk eden bu mülteciler insan tacirlerinin eline düşmekte ve sonu belirsiz bir yolculuğa çıkmaktadırlar. Özellikle Afrika ülkelerinde yaşanan etnik ayrımcılık, dilsel ve dinsel farklılıklar üzerinden yürütülen yıkıcı gelişmeler Afrika halklarını tehdit etmektedir. Her türlü kaynağı Avrupalı ülkeler tarafından yüz yıllarca sömürülen bu ülkeler, artan nüfus, sağlık ve eğitim alanında karşılaştıkları ciddi sorunları çözememektedirler. Doğal kaynakları olmasına rağmen bu kaynaklar daha hâlâ uluslararası dev şirketler tarafından işletilmekte ve sömürü yerli işbirlikçiler eliyle devam etmektedir.

Özellikle sömürgeci geçmişi olan Batı Avrupa ülkeleri, Afrika’da yaşananlardan bire bir sorumludur. “Anavatanım Hollanda” facebook sayfasında hiç tanımadıkları insanların ölümüyle sevinip rahatlayan ve “tehdit algısının” toplumsal paranoyaya dönüştüğünü gösteren yorumlar, Hollanda siyasetine ciddi mesajlar vermektedir. Bu gidiş pek hayırlara vesile değildir. Yükselen ırkçılık herkesi tehdit etmektedir. Bu nefret ortamından kimse kârlı çıkmaz. Hollanda’nın güzel insanları bu akılsız ırkçılara tarihi gerçekleri anlatmalı ve Hollanda’da “Altın Çağ” olarak bilinen dönemin Afrika’nın mazlum halkları için KARANLIK ÇAĞ olduğunu hatırlatmalıdır.

Akıl her yerde olduğu gibi Hollanda’da da galip gelecektir. Nefret üzerinden yapılan siyaset sadece bölünme ve çatışma üretir. PVV fanatiklerinin “buradakiler ne zaman boğulacak” türünden ifadeleri bu ülkeye emeklerini, hatta ömürlerini vermiş göçmenler ve onların çocukları için büyük haksızlıktır. Dünyanın her köşesinde nefret ve çatışma odaklı siyaset yapan her zavallıya yüce Tanrı akıl-fikir versin.

 

 

Kutlay Yağmur
Dil, Kimlik ve Eğitim Profesörü, Tilburg Üniversitesi Öğretim Üyesi

Elektronik posta adresi: k.yagmur@uvt.nl

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans