Prof. Dr. Kutlay Yağmur (Eğitim-Bilim Gündemi): Türk Çocuklarının Hollanda Eğitim Kurumlarındaki Konumları ve Dil Gelişimleri (2)

KUTLAY YAGMUR TURK COCUKLARININ HOLLANDA EGITIM KURUMLARINDAKI KONUMLARI VE DIL GELISIMLERI 2Türk Çocuklarının Hollanda Eğitim Kurumlarındaki Konumları ve Dil Gelişimleri (2)

Siyah Okullar

“Göçmen çocukları eğitimde çok başarısız” nitelemesi yapan akademik çalışmaların çoğu bu başarısızlığın en önemli nedenlerinden olan “ötekileştirme” ve “marjinalleşme” sürecinden bahsetmemektedirler. Alan yazına “white flight” yani “beyaz kaçış” olarak giren ve Hollandalı velilerin çocuklarını göçmen çocukların olduğu okullara göndermemesi sonucu ortaya çıkan “siyahlar okulu” veya halk arasındaki ifadesiyle “kara kafalılar okulu” büyük oranda göçmen çocuklarının devam ettiği ve anadili Hollandaca olan çok az sayıda çocuğun olduğu okullardır.

Hollanda genelinde bütün ilköğretim ve orta dereceli okulların %10’unun siyah okul sınıflamasında olduğu belirtilmiştir (Stevens et al. 2011). Amsterdam, Rotterdam, Utrecht ve Lahey gibi dört büyük şehirde ise siyah okulların oranı %50 civarındadır (Gijsberts & Herweijer, 2007). Bu okullarda aileleri sosyoekonomik düzeyi ve semtlerin özelliğinden kaynaklanan imkânsızlıklar eğitimin niteliğinin de diğer okullara göre geri olmasına yol açmaktadır. Bu okullarda çalışan öğretmenler, okulların maddi olanakları ve araç-gereçleri beyaz okullar diye bilinen okullara göre çok daha dezavantajlıdır. Mevcut koşullarda göçmen çocukları daha okula başlarken akranlarına göre çok ciddi dezavantajlarla başlamaktadırlar. “Siyahlar” ve “beyazlar” okulları diye bilinen bu okullara devam eden çocukların eğitim sonuçlarını kıyaslamak yanlıştır.

Bu hata bile bile her yıl tekrarlanmakta ve ortaya çıkan fark göçmen çocuklarının başarısızlığı olarak hem kamuoyuna hem de bilim dünyasına sunulmaktadır. Asıl tartışılması gereken eğitimdeki “eşitsizlik” konusudur, ancak “başarısızlık” tartışmasına gündem işgal ettirilerek sistemin hataları gizlenmiş olmaktadır. Göçmen çocukları Hollandalı çocuklarla eşit koşullarda eğitim aldığı zaman başarı veya başarısızlıktan söz etmek mümkün olacaktır, ancak mevcut uygulamalar ve kıyaslamalar eğitimdeki eşitsizliği perdeleme niteliğindedir.

Son yıllarda yapılan çalışmalar “başarısızlık” teması üzerine odaklanırken, göçün ilk dönemindeki 70’li ve 80’li yıllarda yapılan çalışmalarda çok daha farklı bir yaklaşımın olduğu görülmektedir. Hollanda’nın özellikle 80’li yıllarda sosyal adalet ve eşitlik üzerine politikalar geliştirdiğine tanık olunmaktadır. 70’li yıllarda göçmen ve yerli çocuklara eşit eğitim olanaklarının sağlanması için devletin ciddi girişimlerde bulunduğunu ve özellikle göçmen çocuklarının dillerini ve kültürel kimliklerini geliştirmeleri için anadili ve kültür dersleri sağladığını görmekteyiz. Uygulanan bu eşitlikçi politikaların eğitimde fırsat eşitliği sağlama üzerine kurulduğunu görmekteyiz.

Ancak 2000’li yıllarda geliştirilen politikalar tam anlamıyla eşitsizliğin kurumsallaşması yolunda gelişmektedir. Gelinen aşamada kültürel ve dilsel farklılıkların hoş görülmesi ve desteklenmesi bir yana sorunsallaştırma temel vurgu olmuştur. 80’li yılların muhteşem eşitlikçi uygulamalarını 90’lı yılların daha mesafeli ve olumsuzlaşan yaklaşımları takip etmiş ve 2000’li yıllarda eşitlikçi söylem tamamen terk edilmiştir. Son yıllarda yapılan tartışmalar tamamen sorun odaklı ve göçmen çocuklarının başarısızlığı üzerine kuruludur. Bu konunun daha iyi kavranması için anadili eğitim politikalarına yönelik uygulamalar kısaca özetlendikten sonra eğitimde eşitsizlik tartışmasına geri dönülecektir.

 

Haftaya: Anadili eğitiminin kısa tarihçesi

Paylaş

© 2001-2022 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Content is protected !!