Prof. Dr. Kutlay Yağmur yazdı: Tarih Parlamentolarda Yazılmaz!

HOLLANDA parlamentosu tarafından kabul edilen “soykırım” kararı Hollanda hükümetinin bile geçersizliğini ilan ettiği bir karardır. Basında yer aldığına göre Hollanda hükümeti, parlamento tarafından kabul edilse bile, “1915’de Anadolu’da Ermenilere yönelik katliamların soykırım olarak tanınmayacağını” açıklamıştı. Hükümete göre, 1915 olayları Birleşmiş Milletler (BM) ve tarihçilerin soykırım tanımlamasına uymuyor. Hollanda Dışişleri Bakanı Vekili Sigrid Kaag çok net bir şekilde Hollanda hükümetinin bu konudaki tutumunu açıkladı. Hollanda hükümeti, “Birleşmiş Milletler (BM) tarafından bağlayıcı bir karar ya da Srebrenitsa olayında olduğu gibi uluslararası mahkeme tarafından verilen bir hüküm olduğu zaman soykırımdan bahsedebilir” dedi. Yine Sigrid Kaag’ın açıklamasına göre bu konu Ermeni ve Türk devletleri arasında çözülmesi gereken bir konudur.

Hollanda Dışişleri Bakanlığı’nın açıklaması alınan kararın temelsiz olduğunu vurguladığına göre nasıl oluyor da hükümet başka, parlamento ayrı telden çalıyor? İnsanlığın yaşadığı trajedi de burada gizli işte. Dünya genelinde siyasetin ve siyasetçilerin popülizme teslim olması yeni bir haber değil. Devlet adamı ciddiyetinden uzak ucuz siyasetin ve siyasetçilerin dünyaya hükmettiği artık bir gerçek. Trump denen cahilin Amerikan Başkanı olmasından sonra yaptığı konuşmalar, aldığı cahilce kararlar ortada. Okullardaki silahlı saldırılara karşı eğitimcileri silahlandırma önerisini getirebilecek kadar sığ ve dünyadan habersiz bir cahil adam dünyanın en büyük devletini yönetiyor. Onu kim seçti? Kendisi gibi düşünen ve cehaletin ve duyarsızlığın doruğunda yaşayan Amerikalılar seçti. Birçok dünya ülkesindeki seçimler artık “demokrasi” denen kavramın sorgulanmasına yol açıyor. Popülist politikacıların insanların değer yargılarını, korkularını, dini inançlarını suistimal ederek oy kazandıkları bilinen bir gerçektir. Ancak artık popülizmin geldiği nokta ve birçok ülkede seçmenlerin büyük ağırlığının eğitim seviyesi çok düşük insanlardan olması popülizmin hâkimiyetinin mutlaklaştırılması yolunu açmaktadır.

En çok yalanı söyleyen, insanları en iyi aldatan ve insanların kutsallarını en iyi suistimal edenlerin ülkeleri yönettiği bir tarihi aşamaya gelinmiştir. Hollanda parlamentosunda alınan ama kendi hükümeti tarafından kabul edilmeyen kararın arkasında da popülizm vardır. Küçük bir azınlık da olsa muhafazakâr dinci Hıristiyan partinin “Haçlı Seferleri” zihniyeti ile verdiği öneri, hükümetin küçük ortağı olduğu için ve bu zayıf koalisyonun yıkılmaması için parlamentoda kabul edilmiştir. Bu durumun siyasi sonuçlarını bilecek düzeyde olan Hollanda devleti ise bu kararın siyasi olduğunu Sigrid Kaag ağzıyla açıklamıştır.

Söz konusu olan bu karara konu olan tehcir meselesinin nasıl adlandırıldığı değildir. Konunun tarihsel gerçekliği bilim insanları tarafından tartışılmıştır. Artık eskisi gibi “diaspora” Ermenilerinin dayattığı şekliyle değil Batılı tarihçilerin karşı tezleriyle de konu ele alınmaktadır. Ancak, fundamentalist diye nitelenebilecek aşırı dinci muhafazakâr partilerin bu konuyu Türk milletini işlerine geldiği zaman “dövebilecekleri” bir sopa olarak görmeleri kabul edilemez.

Hollanda’da yaşayan 500 bin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bu durumdan rahatsızdır. Geçmişte bu konuyla ilgili yazdığımız onlarca yazı internet ortamında duruyor! Bu konuda Batılı siyasetçilerin eylemlerinin tarihi gerçekliklerle örtüşmediğini defalarca yazdık. Konunun çok acı boyutları da var. Ancak gerçek olan, tarihin parlamentolarda yazılamayacağıdır.

 

Prof. Dr. Kutlay Yağmur

Tilburg Üniversitesi Öğretim Üyesi, Hollanda
Elektronik posta adresi: k.yagmur@uvt.nl

 

               

 

© InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans