Şeffaflık tartışması PvdA’da ikilik yarattı

SEFFAFLIK TARTISMASI PVDA'DA IKILIK YARATTIAMSTERDAM (İnterAjans) – Hollanda’daki Türk kuruluşlarının hedefleri ve çalışma yöntemleri konularında daha şeffaf olmaları gerektiği belirtilen rapor, koalisyon ortağı Sosyal Demokrat İşçi Partisi (PvdA) içinde ikilik yarattı.

Uyumdan sorumlu Sosyal İşler Bakanı PvdA’lı Lodewijk Asscher, Gülen hareketi, Hollanda Diyanet Vakfı, Süleymancılar ve Milli Görüş’ü, Hollanda’daki Türklerin uyumunu teşvik etmeye zorlamak için 5 yıl boyunca yakın takibe almak isterken, PvdA milletvekilleri Tunahan Kuzu ile Selçuk Öztürk ise Bakan Asscher’in bu tutumuyla bu kuruşları ötekileştirdiğini savunuyorlar.

PvdA milletvekili Ahmed Marcouch, Tunahan Kuzu ve Selçuk Öztürk’ün bu konuda daha önce yaptıkları açıklamaya işaret ederek, bu görüşlere kesinlikle katılmadığını ifade etti. Fas kökenli milletvekili Marcouch, uyum konusunda hassas noktalara işaret etmenin uyumdan sorumlu bir bakanın görevi olduğunu vurguladı.

Bakan Asscher, bu konuda daha önce Kuzu ve Öztürk ile yaptığı görüşme konusunda bilgi vermedi. Asscher, “Meclis grubu benim alanım değil” ifadesinde bulundu, ancak Marcouch’un uyumla ilgili sözlerinin de “açık ve net” olduğunu sözlerine ekledi.

KUZU VE ÖZTÜRK’ÜN AÇIKLAMASI

Geçtiğimiz ay yazılı bir açıklama yapan Kuzu ve Öztürk, şu ifadelere yer vermişlerdi: “Uyumdan sorumlu Sosyal İşler Bakanı Lodewijk Asscher, 25 Eylül 2014 tarihli mektubunda 4 İslami kuruluş (Diyanet, Milli Görüş, Süleymancı cemaati ve Gülen cemaati) hakkında yapılan araştırmayı yetersiz bulduğunu ifade etti. Kamuoyuna geçtiğimiz hafta bu mektuptan duyduğumuz rahatsızlığı dile getirdik ve Bakan Asscher ile bu konuyu görüşeceğimizi ifade ettik.

Bakan Asscher’in mektubunda ele alınan ana madde araştırılan kuruluşların yeterince şeffaf olmaması üzerindeydi. Biz buna anlam veremediğimizi ifade ettik. Bir sene boyunca bütün kapılarını açan ve istenilen bütün bilgileri Sosyal İşler Bakanlığıyla paylasan kuruluşların sert bir şekilde eleştirilmesinin doğru olmadığını, bu kuruluşları ötekileştirmek yerine kucaklamak gerektiğini ifade ettik. Günümüzde artan radikalizme bu tür kuruluşların karşı cevap verdiğini ve Hollanda Türk toplumu arasında radikalleşmenin olmamasının sebeplerinden bir tanesinin bu kuruluşların varlığı olduğunu anlattık.

Kuruluşların şeffaf olmadığından şikâyetçi olan Bakan Asscher’in arzu ettiği şeffaflığı yolladığı mektupla daha uzak hale getirdiğini göstermeye çalıştık. Zira yapılan araştırma bu kuruluşların Hollanda anayasasının temel ilkelerinden olan din hürriyeti, cemiyet/vakıf hürriyeti ve kanun çizgileri içerisinde hareket ettiğini göstermektedir. Durum böyle olmasına rağmen, kuruluşlardan tekrar ve tekrar şeffaflık istenmesinin, bu kuruluşlara karşı önyargının ve güvensizliğin bir göstergesi olduğunu dile getirdik.

Eğer Bakan Asscher gerçekten bu kuruluşların şeffaf olmasını arzu ediyorsa, bu meseleyi siyasi arenada çözmek yerine, araştırma raporunun da ortaya koyduğu gibi, araştırılan kuruluşlarla diyalog halinde çözmesi gerekir. 5 sene boyunca mercek altına almak istediği bu kurumlar hakkında devamlı olarak Meclise rapor vermek istediğini belirten Asscher, bu yol ile Hollanda’da yaşayan Hollanda Türk toplumunun Hollanda’ya katılımının daha kolay olacağını düşünse bile burada yanılmaktadır. Hollanda kanunun belirlediği çizgiler içinde geniş kitlelere hitap edebilen kuruluşlara ihtiyaç vardır ve Hollanda olarak bu sivil toplum kuruluşlarına sarılmamız gerekir.

Bakan Asscher gelecek olan bütün sorulara ciddi anlamda cevap vermek istediğini ve bu araştırmanın ve mektubunun bir sonuç olmadığını ve bilakis bir başlangıç noktası olduğunu söyledi.”

BAKAN ASSCHER KURULUŞLARI ŞEFFAF BULMAMIŞTI

Uyumdan da sorumlu olan Sosyal İşler ve İstihdam Bakanı Lodewijk Asscher, Hollanda’daki Türk kuruluşlarının hedefleri ve çalışma yöntemleri konularında daha şeffaf olmaları gerektiğini belirtmişti.

Hollanda Diyanet Vakfı, Gülen hareketi, Süleymancılar ve Milli Görüş’ü kapsayan araştırma raporunu Temsilciler Meclisi’ne gönderen Bakan Asscher, Türkiye’nin Hollanda’daki Türk kuruluşları üzerindeki etkisi konusunda da Dışişleri Bakanı Frans Timmermans ile birlikte Ankara ile görüşmeler yapacağını kaydetmişti.

Araştırma, 2012 yılında Sosyal ve Kültürel Planlama Bürosu tarafından hazırlanan ve Hollanda’daki Türk toplumunun diğer azınlıklara göre daha içe dönük olduğu sonucuna varılan rapor üzerine yaptırılmıştı.

Bakan Lodewijk Asscher, geçtiğimiz eylül ayında Temsilciler Meclisi’ne raporla birlikte gönderdiği yazıda, yeterince şeffaf olunmamasının demokratik toplum anlayışıyla bağdaşmadığını belirtmişti.

Asscher, bu araştırma ile Temsilciler Meclisi’nin “paralel toplum” konusunda inceleme yapılması yönündeki isteminin yerine getirildiğini ifade etmişti.

Bakan Asscher, yeni araştırmaların bu kuruluş ve hareketlerin uyumu olumsuz etkilediklerini ortaya koyması durumunda parasal yardımların durdurulabileceğini belirtmişti.

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2022 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Content is protected !!